Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019
5853 Okunma, 0 Yorum

SINAMALAR

SOSYOLOJİ 1

MÜŞRİK ve KAFİR 

  • - Selamün aleyküm Alabaş Koca.
  • - Aleyküm selam Kayahan. Nerelerdeydin bunca zamandır?
  • - Ziyaretinizi uzattığım için beni bağışlayın. Biraz hastalık, biraz unutkanlık, biraz da tembellik desem ..?
  • Otur şuraya da, hasret giderip, biraz konuşalım. Seni buraya ne getirdi, anlat bakalım.
  • Bir yıla yakındır, Akevler Yenibosnada yapılmakta olan derslerden 28 Ekim Pazartesi günü “ekonomi”, 29 Kasım Salı günü de, “mukayeseli tefsir” derslerine ilk defa katıldım. Uzun zamandır bu derslere katılmak istiyordum ancak bu hafta iki tanesine katılmak nasip oldu. Çarşamba günleri yapılmakta olan “etimoloji” dersine ise, maalesef kalamadım ve İzmir’e döndüm.
  • İyi yapmışsın da, ne özelliği var bu derslerin?
  • Üstad Karagülle olmadan arkadaşların kendi aralarında başlattıkları dersler bunlar. Hepsi heyecanlı ve istekliler. Allahtan bereketler ihsan etmesini niyaz ederim. Fakat o gün bir mefhum üzerinde anlaşamadık.
  • Nedir o?
  • Müşrik ve kafir kavramını işliyorlardı. Benim müşrik dediğime onlar kafir, kafir dediğime ise onlar müşrik diyorlardı. Lütfi bey, şirk kavramını şöyle tanımladı:
  • Şirk, bir varlığın sahip olduğu fonksiyona/lara başka birinin ortak olmasıdır”. Burada hemfikiriz ve buna aynen katılıyorum.
  • Anlaştığınıza göre ihtilafınız nedir?
  • Şirk eyleminde anlaştık ama kimin müşrik olduğunda anlaşamadık. Bu kavramları onlar, klasiklerin de yaptığı gibi, Allahın zatı üzerinden tanımlamaya çalışıyorlardı. Ben onlara fikir vermek için, bu iki kavramı sosyolojik olarak açıklayacağımı söyledim ve örneklendirmeye başladım.
  • Peki seni dinliyorum.
  • Teolojik terminolojiyi ve konuşma dili terminolojisini tamamen bir kenara bırakarak, (Bilindiği gibi) Allah; önce “devlet”, sonra onu tam olarak temsil ve ilzam eden onun meclisini (TBMM) ifade eder. Onlar buna katılıyorlar. Devlete kıyasla; kişiliğe haiz olan tüm tüzel kişilere de şamil olur.
  • Devletin fonksiyonları vardır değil mi? İşte bu fonksiyonlar sadece devlete ait olması gerekirken, birileri bu fonksiyonlara gizlice “ortaklık kurup” buradan kendi menfaatine ve diğer 3. Kişilere çıkar sağlıyorsa bu kişiler “müşriktirler. Mesela rüşvet alan devlet görevlisi “müşriktir”. Devletin bir fonksiyonunu; aldığı rüşvet, yakınlarına sağladığı çıkar, rütbe vs. bir menfaat karşılığında istismar etmiştir. Verilmemesi gereken bir ruhsatı vererek, verilmesi gereken bir verginin miktarını düşürerek daha az bir vergi ödeterek, daha az bir cezaya hükmederek, liyakatsiz bir kişiyi yakınıdır diye atayarak, vb. eylemleri ile devlet erkine, onun otoritesine kendisi de ortak olmuş, devlet adına tasarruf etmiş, ona (yetkisizce) ortak olmuştur. Bu aleni olsaydı, bunun adı şirket olurdu ve meşru olurdu. Tasarruf etmesi yetkisi dahilinde olurdu. Şirk, bir varlığı içten çürütür ve çoğu zaman onun savunma mekanizmaları tarafından önlenemez.
  • Allahın zati için de böyledir. Allahın ilahlığına ortak kılınan her türlü put ve onu putlaştıran kişi “müşrik” olmuş olur. Putlar genellikle cansız varlıklar ve imgeler olduğu için, bu suç doğrudan Allahtan başkasını ilah ittihaz edenlere gider.
  • Biyolojide “simbiyoz” yaşam vardır. İki varlığın karşılıklı olarak birbirlerine fayda verecek şekilde ortak yaşamaları normaldir, buna simbiyoz yaşam denir. Birbirlerinden aldıkları kadar diğerine bir şeyler verirler ama bir de “asalaklar” vardır. Onlar kendilerinden bir şey vermezler ve hep diğer varlıktan aldıkları ile geçinirler. İşte bunlar da, biyolojik “müşriklerdir”.
  • Peki bunu anladık diyelim, kafir nasıl oluyor sosyolojik terminoloji de?
  • Devleti (varlığı) tanımayan, onu yok etmek ve hatta onun fonksiyonlarını n tamamını kendisine geçirmek isteyen kişi ise “kafirdir”. Tanrı tanımaz ile devleti tanımayan aynı anlamdadır. Bu kişi açıkça devlete cephe alır ve onu yok etme faaliyetini açıktan yapar. Bununla mücadele etmek, diğerinden kolaydır. Cephe ve saldıran düşman bellidir. Onu yenersin veya ona mağlup olursun.
  • Leküm diniküm, ve liye din/sizin düzeniniz size, benim düzenim bana” ayeti buna delildir. Müşrikler düzeni değiştirmek veya devleti ortadan kaldırmak istemezler; tam tersine onun varlığı sayesinden çıkar sağlarlar. O, ne kadar büyük olursa çıkar da o kadar büyük olur.
  • Dış düşmanlar kafirdir, bizi tanımazlar ve yok etmek isterler. Bir devletin diğer devletler tarafından tanınmaması, onun yok hükmünde olması demektir. Koskoca Çin devleti, kendisini Birleşmiş milletlere kabul ettirebilmek için ne kadar uğraşmıştı. Onlarla gerektiğinde savaşırız. Mikroplar (hatta virüsler) biyolojik kafirlerdir. Vücudu tamamen yok etmek isterler.
  • Bundan daha kötü kafirlik ise “fitnedir/anarşidir”. Fitne içteki düşmandır. Burada cephe oluşmaz. Her yer cephedir, herkes potansiyel düşmandır. Onun için Kuranda, “fitne, katilden/açık silahlı savaştan beterdir” denmiştir. Kanseri biyolojik fitne sayabiliriz. Zira kanser vücudun kendi hücresinin başkalaşması, diğer normal hücreleri yok etmeye çalışmasıdır. Tedavisi çok zordur. Çünkü öldürmeye çalıştığınız hücre de sizin kendi hücrenizdir, sadece kafayı bozmuştur ve hep kontrolsüzce büyümek istemektedir.
  • Nerede anlaşamadınız?
  • Onlar benim müşrik dediklerime kafir, kafir dediklerime ise müşrik diyorlar. O gün sadece kafir üzerine bir şeyler söyleyip, erken ayrılmak zorunda kaldım. Ben ayrıldıktan sonra görüşlerinde bir değişme odlumu, henüz bilmiyorum. Bir de sana danışayım diye, sana geldim.
  • Kayahan, bana bir şey diyecek yer bırakmamışsın ki… Sen çalışmaya devam et, onlara katılmaya çalış. “Fikirlerin çatışmasından hakikatin şimşeği doğarmış”. Daha yolun başındasınız. Aranızda başka bilim dallarından insanlar vardır. Onlar da kendi ilimleri açısından Kurandaki kavramları düşünsünler. Bazen çözüm sosyolojide kolay olur, diğerlerine analoji yapılır, bazen fizikte olur, bazen ekonomide olur ve oradan çıkan çözüm diğer ilimlere analojik olarak transfer edilir. Bütün sistemler analojiktir, birbirlerinin benzeridirler, müteşabihtirler.
  • Arkadaşlarına selam söyle, başarı dileklerimi ilet.
  • Alabaş koca teşekkür ederim ama, sen hiç katkı koymadın ki. Ne yanlışladın, ne de doğruladın beni.
  • … (sükut etti ve gülümsedi)

Saygılarımla.

Hüseyin Kayahan

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 432 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 89 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 640 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 711 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 117 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 780 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 233 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 925 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 178 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 933 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 168 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 885 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1094 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 926 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1038 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 961 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1100 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 243 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1078 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1141 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1132 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1210 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 239 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 282 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 280 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1443 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1506 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1238 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 210 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1225 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 411 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 264 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 293 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1237 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 405 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1210 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 211 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 188 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 179 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 182 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 207 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 211 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 186 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 202 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 194 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 178 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 221 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 187 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 205 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 225 Okunma


© 2026 - Akevler