Reşat Nuri Erol
On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’
31.10.2019
5608 Okunma, 3 Yorum

 

On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’

Kaldığımız yerden devam…

Yani; ülkemizde “Gemide iki delik var: TERÖR VE İŞSİZLİK” var…

Varsa; o halde “Terörü nasıl bitirelim?” diyerek, çözüm önerilerimizi sıraladık…

Ve “İŞSİZLİK VE TERÖR” başlığından sonra; ‘bir yerde “İŞSİZLİK” varsa orada “TERÖR” de vardır’ dedik…

Noktayı şöyle koyduk: Demek ki “TERÖR”ün asıl kaynağı “İŞSİZLİK”tir.

Peki, madem öyleymiş; o halde işsizliğe nasıl çare bulunacaktır?

***

Eskiden işsizliğe çare bulmak sanıldığı kadar kolay değildi.

Malum olduğu üzere, devleti yönetmek sadece “para” ile olurdu.

Para da halktan alınan altın ve gümüşle yani “vergiler” ile tedarik edilirdi.

Ama altın ve gümüşü halk da bulamıyordu veya bulabilse bile kolay bulamıyordu. Devlet zorluk içinde yönetiliyordu. Saldırgan ordusu olan devlet başka yerleri işgal ediyor, oradaki yöneticilerin altınlarını yağmalıyor, böylece güçlü devlet olunuyordu.

Eskiden durum böyleydi. 

***

Şimdi durum değişti.

Devletin elinde denizde su kadar bol parası vardır.

Parayı kendisi basıyor ve çoğaltıyor; yeter ki onu kullanmayı bilsin.

Çağımızda devleti idare etmek bir aileyi idare etmekten kolaydır.

Neden kolaydır?

Kolaydır; çünkü ailenin “para” çıkarma gücü yoktur ama “devlet”in böyle bir gücü yani istediği kadar “para” basma gücü ve yetkisi vardır.

“Devlet” denen varlığın elinde bütün imkanlar ve malzemeler var olmasına var ama; devletlüler -özellikle de bizim devletlülerimiz- ve de Merkez Bankamızın yöneticileri ısrarla halkımız için “helva” yapmamak konusunda ısrar ediyorlar!

Ya ne yapıyorlar?

Hiçbir karşılığı olmayan Siyonist Yahudi parasını, Dünya Bankası parasını, IMF parasını, ABD dolarını, hem de üstüne “FAİZ” ödeyerek borç olarak alıyorlar!!!

Dünyada bundan daha büyük bir ahmaklık olabilir mi?!.

Sen devletsin ve kendi paranı basmıyorsun…

Ve gidip başkasının mürekkeple renklendirdiği karşılığı olmayan kâğıt parçasını “PARA” diye alıyorsun; üstüne üstlük bir de “KATMERLİ FAHİŞ FAİZ” veriyorsun!!!

***

Onlar, o devletlilerimiz; ‘inadımız inat, görmezden gelmemiz inadına körlük, duymamazlıktan gelişimiz inadına sağırlık’ deyip çare ve çözümlere kulak tıkayadursunlar!..

Biz sabır ve sebatla, bir gün bu helvayı yapacak siyasiler ve yöneticiler çıkar diye “halkımız için helva yapma tarifimizi” hatırlatmayı sürdürüyoruz…

Yani; halkımızın ve ülkemizin sorunlarıyla ilgili, genel olarak “ADİL DÜZEN” ve özel olarak “ADİL EKONOMİK DÜZEN” çözümlerimizi yazmaya devam ediyoruz…

Onlar olmasa bile; elbet bir gün Hakkın, hakikatin, adaletin ve halkın sesine kulak veren, yazılan çareleri gören birileri çıkar.

Dünya sadece onlardan ibaret değil ya, elbette başkaları da var.

Her şeyden daha önemlisi; bu kâinatı, bu beşeriyeti, bu dünyayı, bu ülkeyi, bu halkı yaratan Allah var ve O vakti gelince bütün yarattıklarına, bütün hakikatlere, bütün Hakkı söyleyenlere sahip çıkar.

Biz de işte o günü bekliyor ve o gün için gece-gündüz çalışıyoruz…

Çare için çalışmak bizden, tevfik/başarı Allah’tandır…

Ve’s-selâm mea’d-duâ, duâ, duâ…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
31.10.2019
20:34

MİLLÎ GAZETE

On yıl sonra yine ‘devlet, para, faiz, çare, çözüm’

Kaldığımız yerden devam…

Yani; ülkemizde, “Gemide iki delik var: TERÖR VE İŞSİZLİK” var…

Varsa; o halde, “Terörü nasıl bitirelim?” diyerek, çözüm önerilerimizi sıraladık…

Ve İŞSİZLİK VE TERÖR başlığından sonra; “Bir yerde İŞSİZLİK varsa orada TERÖR de vardır” dedik…

Noktayı şöyle koyduk: Demek ki “TERÖR”ün asıl kaynağı “İŞSİZLİK”tir.

Peki, madem öyleymiş; o halde işsizliğe nasıl çare bulunacaktır?

***

Eskiden işsizliğe çare bulmak sanıldığı kadar kolay değildi.

Malum olduğu üzere, devleti yönetmek sadece “para” ile olurdu.

Para da halktan alınan altın ve gümüşle yani “vergiler” ile tedarik edilirdi.

Ama altın ve gümüşü halk da bulamıyordu veya bulabilse bile kolay bulamıyordu. Devlet zorluk içinde yönetiliyordu. Saldırgan ordusu olan devlet başka yerleri işgal ediyor, oradaki yöneticilerin altınlarını yağmalıyor, böylece güçlü devlet olunuyordu.

Eskiden durum böyleydi. 

***

Şimdi durum değişti.

Devletin elinde denizde su kadar bol parası vardır.

Parayı kendisi basıyor ve çoğaltıyor; yeter ki onu kullanmayı bilsin.

Çağımızda devleti idare etmek bir aileyi idare etmekten kolaydır.

Neden kolaydır?

Kolaydır; çünkü ailenin “para” çıkarma gücü yoktur ama “devlet”in böyle bir gücü yani istediği kadar “para” basma gücü ve yetkisi vardır.

“Devlet” denen varlığın elinde bütün imkânlar ve malzemeler var olmasına var ama devletlüler -özellikle de bizim devletlülerimiz- ve de Merkez Bankamızın yöneticileri ısrarla halkımız için “helva” yapmamak konusunda ısrar ediyorlar!

Ya ne yapıyorlar?

Hiçbir karşılığı olmayan Siyonist Yahudi parasını, Dünya Bankası parasını, IMF parasını, ABD dolarını, hem de üstüne FAİZ ödeyerek borç olarak alıyorlar!

Dünyada bundan daha büyük bir ahmaklık olabilir mi?!

Sen devletsin ve kendi paranı basmıyorsun…

Ve gidip başkasının mürekkeple renklendirdiği karşılığı olmayan kâğıt parçasını PARA diye alıyorsun; üstüne üstlük bir de KATMERLİ FAHİŞ FAİZ veriyorsun!

***

Onlar, o devletlilerimiz; ‘inadımız inat, görmezden gelmemiz inadına körlük, duymamazlıktan gelişimiz inadına sağırlık’ deyip çare ve çözümlere kulak tıkayadursunlar!..

Biz sabır ve sebatla, bir gün bu helvayı yapacak siyasiler ve yöneticiler çıkar diye “halkımız için helva yapma tarifimizi” hatırlatmayı sürdürüyoruz…

Yani; halkımızın ve ülkemizin sorunlarıyla ilgili, genel olarak ADİL DÜZEN ve özel olarak ADİL EKONOMİK DÜZEN çözümlerimizi yazmaya devam ediyoruz…

Onlar olmasa bile; elbet bir gün Hakk’ın, hakikatin, adaletin ve halkın sesine kulak veren, yazılan çareleri gören birileri çıkar.

Dünya sadece onlardan ibaret değil ya, elbette başkaları da var.

Her şeyden daha önemlisi; bu kâinatı, bu beşeriyeti, bu dünyayı, bu ülkeyi, bu halkı yaratan Allah var ve O vakti gelince bütün yarattıklarına, bütün hakikatlere, bütün Hakk’ı söyleyenlere sahip çıkar.

Biz de işte o günü bekliyor ve o gün için gece-gündüz çalışıyoruz…

Çare için çalışmak bizden, tevfik/başarı Allah’tandır…

Ve’s-selâm mea’d-dua, dua, dua…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

31 Ekim 2019
Reşat Nuri Erol
31.10.2019
20:35


Reşat Nuri Erol - Milli Gazete


https://www.milligazete.com.tr › yazar › resat-nuri-erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-4. 26.10.19 - Kaldığımız yerden devam ediyoruz… Böylece bir öneri daha yapıyoruz… Dikkate alınması ...

En çok okunan haberler

On yıl sonra yine ‘devlet, para, faiz, çare, çözüm’
Milli Gazete·20 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar

Web sonuçları

Reşat Nuri Erol - Biyografya


https://www.biyografya.com › biyografi
Reşat Nuri Erol. Araştırmacı, Yazar. Doğum. 00 Şubat, 1950 · Kosova. Eğitim. Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Riyad Üniversitesi Arap Dili ...




Reşat Nuri Erol
31.10.2019
20:36


https://www.youtube.com/watch?v=fspLA4x82s4








Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 519 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 686 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 122 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 690 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 811 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 172 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 869 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 275 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 972 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 204 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1037 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 192 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 920 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1107 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 963 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1079 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 984 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1132 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 256 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1098 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1157 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1161 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1230 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 249 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 290 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 291 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1467 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1519 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1251 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 219 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1241 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 422 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 275 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 308 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1248 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 426 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1231 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 220 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 198 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 190 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 190 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 221 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 221 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 197 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 210 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 204 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 191 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 231 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 197 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 217 Okunma


© 2026 - Akevler