Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019
76 Okunma, 0 Yorum

 

Teori ve uygulamada yargımızın hali…

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

2019-2020 Adli Yılının açılışı dolayısıyla epey nutuk dinledik. Yargı mensupları ve Cumhurbaşkanımız konuştular. Ben Yargıtay Başkanı’nın konuşmasından yola çıkarak birkaç hususa parmak basmak istiyorum.

Yargıtay Başkanı konuşmasında önce şöyle söylüyor: “Avrupa Birliği Komisyonunun 29/5/2019 tarihli Türkiye Raporunda ‘2016 darbe girişiminin ardından Hâkim ve Savcıların %30’unun ihraç edilmesi ve görevden uzaklaştırılması neticesinde Türk yargısının bağımsızlığına ilişkin endişeler devam etmektedir.’ ifadesine yer verilmiştir.”

Başkan, konuşmasına yargının çeşitli kademelerinde FETÖ/PDY Terör Örgütündeki faaliyetleri sebebiyle kaç kişi hakkında soruşturma ve ardından dava açıldığına ilişkin rakamlar veriyor. Daha sonra da şöyle bağlıyor: “Böylesine ağır ve önemli suçlardan mahkûm olmaları sonucu cezaevinde bulunan, soruşturmaları devam eden eski yüksek mahkeme üyeleri ve derece Hâkim ve Savcılarının ihraç edilmesi ya da görevden uzaklaştırılması zorunludur. Çağdaş hukuk sistemlerinde bunun dışında bir seçenek olamayacağını bilmek için hukukçu olmaya da gerek yoktur. Durum bu kadar açık iken “yargı bağımsızlığı” kavramını, “terör örgütüne bağlılık” olarak anlayan İlerleme Raporundaki bu ifadeler, söz konusu raporu değersiz bir kâğıt parçasına dönüştürmüştür.”

Yargıtay Başkanı tespitlerinde haklı olabilir ama yine de “değersiz kâğıt parçası” gibi ifadeler yanlış bir üsluba işaret ediyor. Şunu unutmayalım, Yargıtay Başkanının nezdinde değersiz kâğıt parçası olan bu İlerleme Raporu sadece bizim için kaleme alınmıyor. Bu Rapora bakarak Türkiye hakkında kanaat sahibi olan bir dolu mihrak var. Finans çevreleri, yatırım niyetiyle Türkiye’yi gözleyenler, yani kısaca ekonomiye yön verenler. Benzer bir mütalaayı Fehmi Koru’nun dünkü “Davutoğlu Olayı aleyhte algıyı kırmaya yarayacak bir fırsattı; pişmiş aşa su katıldı…” başlıklı yazısında da bulabilirsiniz.

Bir başka nokta daha var. İlerleme Raporunu yazanlar, Rapora nihai şeklini vermeden Türkiye’ye gelir ve sorunlu gördükleri alanların yetkilileriyle görüşürler ve gayet açık bir şekilde düşündüklerini aktarırlar. Acaba bizim etkili ve yetkililerimiz niçin muhataplarını ikna edemiyorlar? Haklı olduğunuz noktaları izahta güçlük çekiyorsanız başka noktalarda sıkıntılarınız var demektir.

Adli yıl açılışındaki konuşmalarda çok hoşumuza giden bölümler vardı. Ama bunların hepsi teorik olarak doğru olan şeylerdi. Uygulamada bunlara nasıl bakıldığını görmek mümkün değil. “Yargıda aklanmış, ama göreve iade edilmeyen kimselerin durumu insan hakları ihlali çerçevesinde ele alınabilir mi acaba” gibi sorular konuşanların notlarına girecek kıymette değil hala. Bir yanda yakınları yargılanırken bakan ve büyükelçi olanlar var, bir yanda yakınları yargılanmakta olduğu için ortada bir soruşturma bile yokken görevlerinden atılanlar var.

Bu teori ve uygulama farklılığına Karar Gazetesinden Elif Çakır da “Yargıtay Başkanı niye gecikti?” başlıklı yazısında ‘hâkimlerin coğrafî teminatı’ üzerinden dikkat çekiyor. Bu yazıdaki örnekleri ben tekrarlamayayım burada ama birilerinin hoşuna gitmeyen kararlar veren hâkimlerin nasıl yer değişikliğine tabi tutulduğunu da görmezden gelmeyelim.

İlerleme Raporlarının önemini kavramamış bir Yargıtay Başkanı varken, yargıdan bir şeyler beklemek boşa kürek çekmek gibi…

Yargıtay Başkanı “bireysel başvuru hakkı” konusunda da rahat değil. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru konusunda verdiği son kararlardan rahatsız olduğu anlaşılıyor. Şöyle diyor adli yılın açılış törenindeki konuşmasında: “Yargıtayın uzman daireleri tarafından yıllara dayanan deneyim ve bilimsel tartışmalar sonucunda oluşturulan içtihatların, bu konuda uzmanlığı bulunmayan Anayasa Mahkemesi tarafından kaldırılması, hukuki öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri üzerinde risklere yol açabilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin kararlarını özgürlükler esası üzerine oturtması Yargıtay’da rahatsızlık mı doğuruyor yoksa?

Hukuken öngörülebilir bir ülke olmak için hukuk prensiplerine teorik olarak sahip çıkmak yetmiyor. Uygulamada da aynı kararlılığı göstermek gerekiyor. Yargıya güven endeksinin niçin yerlerde süründüğü de mi bir fikir vermiyor? Yargıtay Başkanı daha bir yıl önceki konuşmasında şöyle diyordu: “Hepimizin bildiği üzere, mahkemelere ve adalet kurumlarına ülkemizde duyulan güven arzulanan seviyede değildir.”

Yargının bağımsızlığı üzerinde duranların Brunson, Büyükada ve Deniz Yücel davalarının nasıl sonuçlandığından haberi var mı acaba? Süren davalarda hâkimlerin bağımsız karar vermekte zorlandıklarına dair yüzlerce hikâye dinliyor herkes. Bunları görmezden gelmek mümkün değildir.

15 Temmuz hain darbe girişimi yargının da kimyasını bozdu, doğru. Ama bu travmadan yargı kurtulamazsa diğer kurumlara ne diyeceğiz?

Merakla izlenmesi gereken bir başka husus Mayıs ayında açıklanan Yargı reformu Strateji Belgesinin işlerlik kazanıp kazanmayacağı… Bu konunun kuvvetler ayrılığı ile ilişkisini akılda tutmakta fayda var. Meclisten geçer mi bu strateji belgesi, bilmiyorum, ama uygulamalar konusunda kaygıların geçmişe istinat eden bir tarafı olduğu muhakkak.

Avrupa Konseyinin yeniden denetim sürecine aldığı Türkiye’nin, yargı bağımsızlığını uygulamalarla teyit etmesi gerekiyor. Aksi halde inandırıcılığımız daha da aşınır. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic de “Türkiye'de yargı bağımsızlığının olağanüstü hal ve sonrasında ciddi şekilde aşındığı konusunda endişeliyim” diyor. Bu insanların eline malzeme vermekten kaçınmak bu kadar mı zor?

Dunja Mijatovic, Osman Kavala davasına da müdahil olacağını açıklamıştı..  Yargıtay Başkanı yukarda bahsettiğimiz konuşmasında “Günümüzde, toplumların gelişmişlik düzeyleri; ekonomik ve siyasi bakımdan elde edilen başarılardan çok, insan haklarına duydukları saygı ile ölçülmektedir” diyor. Öte yandan ısrarla yanlış götürülen Kavala davası hakkında, Komiserin, “Türkiye’de sivil toplum ve insan hakları savunucularına meşru faaliyetleri nedeniyle giderek artan baskı” sözleri karşısında herkes sessizliğini korumak zorunda kalıyor.

İlerleme Raporlarını ciddiye almak başka, onu tenkit edip yanlışlarını ortaya koymak başka şeydir. Bir vakitler bu raportörlerin çoğu ile sohbetlerim,  tartışmalarım olmuştu. İkna ettiğim hususlar da oldu, anlaşamadığımız hususlar da. Mühim olan anlamsız bahanelere sığınmamak… Aksi takdirde size olan güven bütünüyle yok olur.

İlerleme Raporu birilerinin nezdinde değersiz bir kâğıt parçası hükmünde olabilir. Fakat herkesin gözünde öyle değil… Peki, bu raporların ifade ettiği kıymet bakımından hangisinin önemi var, birincilerin mi, ikincilerin mi?

 

 




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 8 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 39 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 29 Okunma
2 Yorum 19.09.2019 06:48
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 22 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 46 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 47 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 87 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 64 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 60 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 72 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 82 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 77 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 84 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 53 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 90 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 73 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 81 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 95 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 79 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 109 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 94 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 92 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 90 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 64 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 85 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 84 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 91 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 78 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 136 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 100 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 125 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 76 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 112 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 104 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 96 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 134 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 160 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 71 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 76 Okunma
Süleyman Karagülle
Davudoğlu
3.9.2019 168 Okunma
1 Yorum 03.09.2019 14:34
Reşat Nuri Erol
‘İslam Kadınına Hitap…’; Şule Yüksel Şenler
3.9.2019 104 Okunma
2 Yorum 03.09.2019 08:44
Sabri Kaya
ÜLKEMİZDE, HAYATTA ve SAĞLIKLA AYAKTA NASIL KALINIR ?
2.9.2019 109 Okunma
Süleyman Karagülle
Yerim Dar
2.9.2019 109 Okunma
Reşat Nuri Erol
Şule.. Suşehri/Sivas.. Sözleşme.. Hicret.. Ve …
2.9.2019 115 Okunma
2 Yorum 02.09.2019 09:51
Süleyman Karagülle
Faydasız Erken Seçim
1.9.2019 108 Okunma
Süleyman Karagülle
Parti Kurmak
1.9.2019 99 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Öncü’ Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle…
1.9.2019 110 Okunma
2 Yorum 01.09.2019 09:15