Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘İslam Kadınına Hitap…’; Şule Yüksel Şenler
3.9.2019
104 Okunma, 2 Yorum

 

‘İslam Kadınına Hitap…’; Şule Yüksel Şenler

Önceki yazımın Şule Yüksel bölümünde ondan nasiplenenleri yazdım ve dedim ki: ‘Sadece bizim nesil değil, bizden sonraki nesiller de nasiplerini aldılar.’ Mesela, yedi kız kardeşimden üçü resmi Kur’an Hocası oldular, kızlarımdan biri de; diğerlerinin tamamı da Kur’an ehli oldular, elhamdülillah. O yılların şartlarında ve İzmir gibi şehirde ‘muhacir’ bir aile olarak bunu başarmak, bize rehberlik edenlerin gayreti ve Allah’ın lütfudur...

Yine önceki yazımda dedim ki: ‘Gelecek yazımızda, O’nun (Şule Yüksel Şenler’in) 1965 yılında “Yeni İstiklal” gazetesindeİslam Kadınına Hitap” başlığıyla yayımladığı ilk yazısından söz ederek nasiplenmeye devam edebiliriz…’ O yıllarda henüz İmam Hatip orta kısım öğrencisiydim ve sadece okuyucuydum, on yıl sonra ise 1975 yılında, Millî Gazete’deki benzer bir yazımdan dolayı meşhur 163 maddeden on yıl hapisle yargılanan bir yazar…

O yılları, o yıllardaki mücadeleleri daima hatırlayıp düşünmemiz, günümüzde ve gelecekte de yapılması gereken mücadeleleri daima sürdürmemiz gerekmekte; aksi halde…

Şule Yüksel Şenler’in İslam Kadınına Hitap” yazısının bir bölümü ile devam edelim: “Salahiyetli yazarlarımız şimdiye kadar defalarca, İslâm’da kadının yerini, haklarını ve Cenab-ı Hakk’ın kadınların örtünmesine dair emirlerine itaat edilmesi icap ettiğini gazete sütunlarında ele aldılar. Hak için, Rıza-i İlâhî için yazdılar, kalem oynattılar. Bunca yazılan yazıların, bildirilen hakikatlerin bütün cemiyeti tesiri altına alan müspet bir netice vermediği ve ahlâkî sukutumuzun her gün biraz daha ilerlediğini görerek üzülmekteyiz. / Müslüman Türk kadınını bu derece vurdumduymaz, kendisini yaratan Halik’ının emirlerine bu derece bigâne hale düşüren sebepler üzerinde düşünüp, onları teşhis ettikten sonra, onu, dünyanın dört bucağına ahlâk ve fazilet sembolü olarak ün salmış olan eski benliğimize yeniden hangi yollarla kavuşturabileceğimizi düşünerek, bu yolda çareler arayıp, bulmak boynumuza borç olmakta devam etmektedir! / Resulü Ekrem Efendimiz’in ‘Bildiğini söylemeyen, dilsiz şeytandır. Hak’tan bildiğini söylemeyene, kıyamette ateşten gem vurulur’ mealindeki hadislerine uyarak hakikatleri Hak namına dile getirmek dinî ve vicdanî vazifelerimizdendir. Bir zamanların konuşurken yüzlerinde her an bir renk dalgası değişen; hayâ, namus, iffet ve seciye timsali olan Müslüman Türk kızları ve analarının bugün sokak ve caddeler dolusu yollara dökülmüş, vasıtalarda itilip kakılan, erkekler arasında ezilip sıkıştırılan, giyimiyle matmazel ve madamları gölgede bırakan, konuşurken hal ve hareketiyle, serbestlik ve fütursuzluğuyla erkekleri dahi hayrete düşüren, daha saymakla bitiremeyeceğimiz ve saymaktan hicap duyacağımız bir sürü kepazeliğine göz yumup, elimiz kolumuz bağlı nasıl oturabiliriz?

Dinlerin en yücesi ve mütekâmili olan İslâm dininin kadınlara vermiş olduğu değer ve ehemmiyeti, İslâmiyet’in zuhurundan evvelki diğer dinlerde aramak beyhudedir. Kadın, mümtaz vasfını İslâm kadını olmakla kazanmış; İslâmiyet’teki mümtaz mevkiine de ancak bu suretle ulaşabilmiştir. Onun ulaştığı bu mevkide şerefine, haysiyetine, namus ve faziletine layık bir şekilde bulunup, yine aynı emsalsiz vasıflarını muhafaza edebilmesi için yegâne çare İslâmiyet’in çizdiği sınırları aşmamasıdır. / Zamanımızda İslâm prensiplerine uymak zor, hatta bazılarına imkânsız gibi görünmektedir. Hâlbuki mahlûkatın en yükseği ve şereflisi olan insan, diğer mahlûkattan kendisini ayıran ve kendisine verilen nimetlerin en büyüğü olan akıl ve mantığını işletebildiği takdirde, zahiren zor, hatta imkânsız gibi görünen bu iş’de büyük bir kolaylık, doyulmaz bir lezzet ve yüksek bir manevi huzur olduğunu idrakte gecikmeyecektir. Bu idrake milletçe erişebildiğimiz gün, kurtuluşumuzun ebedî mahvoluştan kurtuluşumuzun saadetini hep birlikte tadacağımız muhakkaktır. O günü bekliyoruz. Ümit ederek, sabrederek…

Allah’ın emirlerine fütursuzca sırt dönmüş Müslüman Türk kızı ve kadını! En kıymetli maddî ziynetin olan tenin, vücudun ve saçlarını muhafaza ederek setreden örtülerin, manevî ziynetin olan namus ve iffetini de aynı şekilde setretmekte idi. Bugün ise adeta soyunurcasına bu örtüleri atmak suretiyle yaratılışında mevcut olan hayâ, namus ve iffetini de silkip attığının farkında mısın? (…) Artık uyan ve düştüğün bu zilletten kendini kurtar. Aziz ve muhterem Müslüman Türk kadını!” Şule Yüksel Hanım’a Allah rahmet etsin, mekânı Cennet olsun...


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
03.09.2019
08:43

MİLLÎ GAZETE

‘İslam kadınına hitap…’; Şule Yüksel Şenler

Önceki yazımın Şule Yüksel bölümünde ondan nasiplenenleri yazdım ve dedim ki: ‘Sadece bizim nesil değil, bizden sonraki nesiller de nasiplerini aldılar.’ Mesela, yedi kız kardeşimden üçü resmi Kur’an Hocası oldular, kızlarımdan biri de; diğerlerinin tamamı da Kur’an ehli oldular, elhamdülillah. O yılların şartlarında ve İzmir gibi şehirde ‘muhacir’ bir aile olarak bunu başarmak, bize rehberlik edenlerin gayreti ve Allah’ın lütfudur...

Yine önceki yazımda dedim ki: ‘Gelecek yazımızda, O’nun (Şule Yüksel Şenler’in) 1965 yılında “Yeni İstiklal” gazetesinde “İslam Kadınına Hitap” başlığıyla yayımladığı ilk yazısından söz ederek nasiplenmeye devam edebiliriz…’ O yıllarda henüz İmam Hatip orta kısım öğrencisiydim ve sadece okuyucuydum, on yıl sonra ise 1975 yılında, Millî Gazete’deki benzer bir yazımdan dolayı meşhur 163 maddeden on yıl hapisle yargılanan bir yazar…

O yılları, o yıllardaki mücadeleleri daima hatırlayıp düşünmemiz, günümüzde ve gelecekte de yapılması gereken mücadeleleri daima sürdürmemiz gerekmekte; aksi halde…

Şule Yüksel Şenler’in “İslam Kadınına Hitap” yazısının bir bölümü ile devam edelim: “Salahiyetli yazarlarımız şimdiye kadar defalarca, İslâm’da kadının yerini, haklarını ve Cenab-ı Hakk’ın kadınların örtünmesine dair emirlerine itaat edilmesi icap ettiğini gazete sütunlarında ele aldılar. Hak için, Rıza-i İlâhî için yazdılar, kalem oynattılar. Bunca yazılan yazıların, bildirilen hakikatlerin bütün cemiyeti tesiri altına alan müspet bir netice vermediği ve ahlâkî sükutumuzun her gün biraz daha ilerlediğini görerek üzülmekteyiz. / Müslüman Türk kadınını bu derece vurdumduymaz, kendisini yaratan Halik’ının emirlerine bu derece bigâne hale düşüren sebepler üzerinde düşünüp, onları teşhis ettikten sonra, onu, dünyanın dört bucağına ahlâk ve fazilet sembolü olarak ün salmış olan eski benliğimize yeniden hangi yollarla kavuşturabileceğimizi düşünerek, bu yolda çareler arayıp, bulmak boynumuza borç olmakta devam etmektedir! / Resulü Ekrem Efendimizin, ‘Bildiğini söylemeyen, dilsiz şeytandır. Hak’tan bildiğini söylemeyene, kıyamette ateşten gem vurulur’ mealindeki hadislerine uyarak hakikatleri Hak namına dile getirmek dinî ve vicdanî vazifelerimizdendir. Bir zamanların konuşurken yüzlerinde her an bir renk dalgası değişen; hayâ, namus, iffet ve seciye timsali olan Müslüman Türk kızları ve analarının bugün sokak ve caddeler dolusu yollara dökülmüş, vasıtalarda itilip kakılan, erkekler arasında ezilip sıkıştırılan, giyimiyle matmazel ve madamları gölgede bırakan, konuşurken hal ve hareketiyle, serbestlik ve fütursuzluğuyla erkekleri dahi hayrete düşüren, daha saymakla bitiremeyeceğimiz ve saymaktan hicap duyacağımız bir sürü kepazeliğine göz yumup, elimiz kolumuz bağlı nasıl oturabiliriz?

Dinlerin en yücesi ve mütekâmili olan İslâm dininin kadınlara vermiş olduğu değer ve ehemmiyeti, İslâmiyet’in zuhurundan evvelki diğer dinlerde aramak beyhudedir. Kadın, mümtaz vasfını İslâm kadını olmakla kazanmış; İslâmiyet’teki mümtaz mevkiine de ancak bu suretle ulaşabilmiştir. Onun ulaştığı bu mevkide şerefine, haysiyetine, namus ve faziletine layık bir şekilde bulunup, yine aynı emsalsiz vasıflarını muhafaza edebilmesi için yegâne çare İslâmiyet’in çizdiği sınırları aşmamasıdır. / Zamanımızda İslâm prensiplerine uymak zor, hatta bazılarına imkânsız gibi görünmektedir. Hâlbuki mahlûkatın en yükseği ve şereflisi olan insan, diğer mahlûkattan kendisini ayıran ve kendisine verilen nimetlerin en büyüğü olan akıl ve mantığını işletebildiği takdirde, zahiren zor, hatta imkânsız gibi görünen bu iş’de büyük bir kolaylık, doyulmaz bir lezzet ve yüksek bir manevi huzur olduğunu idrakte gecikmeyecektir. Bu idrake milletçe erişebildiğimiz gün, kurtuluşumuzun ebedî mahvoluştan kurtuluşumuzun saadetini hep birlikte tadacağımız muhakkaktır. O günü bekliyoruz. Ümit ederek, sabrederek…

Allah’ın emirlerine fütursuzca sırt dönmüş Müslüman Türk kızı ve kadını! En kıymetli maddî ziynetin olan tenin, vücudun ve saçlarını muhafaza ederek setreden örtülerin, manevî ziynetin olan namus ve iffetini de aynı şekilde setretmekte idi. Bugün ise adeta soyunurcasına bu örtüleri atmak suretiyle yaratılışında mevcut olan hayâ, namus ve iffetini de silkip attığının farkında mısın? (…) Artık uyan ve düştüğün bu zilletten kendini kurtar. Aziz ve muhterem Müslüman Türk kadını!” Şule Yüksel Hanım’a Allah rahmet etsin, mekânı Cennet olsun...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

03 Eylül 2019
Reşat Nuri Erol
03.09.2019
08:44



En çok okunan haberler

‘İslam kadınına hitap…’; Şule Yüksel Şenler
Milli Gazete·8 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar

Web sonuçları







YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 29 Okunma
2 Yorum 19.09.2019 06:48
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 73 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 46 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 72 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 77 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Mete Firidin
Cidiha ?
10.1.2014 1981 Okunma
4 Yorum 15.09.2019 20:17
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 80 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Mete Firidin
Hz. Yusuf’a Secde!
7.12.2018 1139 Okunma
6 Yorum 12.09.2019 08:39
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 78 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 92 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 90 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 122 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 103 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Reşat Nuri Erol
Evet, gerisi bizden; kooperatifleşerek büyümek
29.8.2019 133 Okunma
3 Yorum 04.09.2019 23:13
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 160 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Lütfi Hocaoğlu
Bilgisayardan Kuran Öğrenmek. Ruhu-l Kuran Projesi
1.8.2009 7276 Okunma
28 Yorum 04.09.2019 21:53
Mete Firidin
Kuran’a Göre Nikah Yaşı
23.8.2019 312 Okunma
2 Yorum 03.09.2019 17:18
Süleyman Karagülle
Davudoğlu
3.9.2019 168 Okunma
1 Yorum 03.09.2019 14:34
Reşat Nuri Erol
‘İslam Kadınına Hitap…’; Şule Yüksel Şenler
3.9.2019 104 Okunma
2 Yorum 03.09.2019 08:44
Reşat Nuri Erol
Şule.. Suşehri/Sivas.. Sözleşme.. Hicret.. Ve …
2.9.2019 114 Okunma
2 Yorum 02.09.2019 09:51
Hikmet Güveloğlu
Sendikacılara, "Sendikacılık Nasıl Yapılır?" Rehberi
1.9.2019 1433 Okunma
1 Yorum 01.09.2019 16:24
Reşat Nuri Erol
Kur’an’da çağımızdaki her sorunun çözümü var
31.8.2019 121 Okunma
3 Yorum 01.09.2019 11:39
Mete Firidin
İbrahim Suresi 17. (16.) Ayet ve ?
30.8.2019 261 Okunma
1 Yorum 01.09.2019 10:09
Reşat Nuri Erol
‘Öncü’ Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle…
1.9.2019 109 Okunma
2 Yorum 01.09.2019 09:15
Reşat Nuri Erol
Kadını koruma Kur’an’da; sadece Kur’an’da…
30.8.2019 124 Okunma
3 Yorum 31.08.2019 10:49
Reşat Nuri Erol
Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden-3
27.8.2019 129 Okunma
2 Yorum 27.08.2019 08:03
Reşat Nuri Erol
Ahmet Haluk Dursun’u anmak; gençlere öğütler
26.8.2019 144 Okunma
4 Yorum 26.08.2019 16:31
Reşat Nuri Erol
En, en, en… Önemli sorun; kör, sağır ve dilsizler
21.8.2019 162 Okunma
3 Yorum 26.08.2019 14:54
Reşat Nuri Erol
Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden-2
25.8.2019 139 Okunma
4 Yorum 26.08.2019 03:33
Reşat Nuri Erol
Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden…
24.8.2019 141 Okunma
3 Yorum 25.08.2019 20:17
Reşat Nuri Erol
‘Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol’
23.8.2019 141 Okunma
2 Yorum 23.08.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
Türkiye, İran Rusya ve ‘Adil Düzen’ çalışması
23.8.2019 154 Okunma
1 Yorum 23.08.2019 11:32
Süleyman Karagülle
Suriyeliler, sorunlar ve yapılması gereken
18.8.2019 142 Okunma
1 Yorum 22.08.2019 07:24
Reşat Nuri Erol
Medeniyet krizi, ekonomik inkılap, faizsiz banka
20.8.2019 213 Okunma
2 Yorum 20.08.2019 16:06
Reşat Nuri Erol
İstanbul’un/Dünya’nın Depremi; Sosyal Tufan!
19.8.2019 143 Okunma
2 Yorum 19.08.2019 07:05
Reşat Nuri Erol
17 Ağustos Marmara Depremi vesilesiyle uyarı!
18.8.2019 148 Okunma
2 Yorum 18.08.2019 07:48
Reşat Nuri Erol
Muhafazakâr camianın gündeminde neler var!
17.8.2019 156 Okunma
2 Yorum 17.08.2019 13:47
Hikmet Güveloğlu
ARSIZA SÖZ, KOKMUŞA TUZ KÂR ETMEZ
16.8.2019 3687 Okunma
3 Yorum 16.08.2019 20:00
Reşat Nuri Erol
Kurban Bayramı; gerçek bayram nasıl olmalı…
16.8.2019 177 Okunma
2 Yorum 16.08.2019 08:15
Mete Firidin
Min ma Terake ve Ma Terake
16.2.2014 2946 Okunma
3 Yorum 15.08.2019 12:34
Mete Firidin
Miras ve Kelale Ayetleri
13.2.2014 13841 Okunma
57 Yorum 15.08.2019 06:44
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2
11.8.2019 189 Okunma
2 Yorum 11.08.2019 14:00
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…
10.8.2019 185 Okunma
1 Yorum 10.08.2019 09:27
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Can yakıcı çığlık… Suçlu ile suçsuzu, hak
9.8.2019 199 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 23:45
Reşat Nuri Erol
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın ziyareti vesilesiyle…
8.8.2019 301 Okunma
5 Yorum 09.08.2019 15:37
Reşat Nuri Erol
Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit
9.8.2019 199 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 09:15
Reşat Nuri Erol
Yeni bir yazar, Yakup Gündüz ve yazdığı yazılar
7.8.2019 299 Okunma
3 Yorum 07.08.2019 20:27
Reşat Nuri Erol
Emin Işık için; inna lillahi ve inna ileyhi raci’un
6.8.2019 215 Okunma
1 Yorum 06.08.2019 09:05
Süleyman Karagülle
İnsanlık Hakka doğru gidiyor
5.8.2019 261 Okunma
2 Yorum 05.08.2019 21:36