Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘Öncü’ Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle…
1.9.2019
109 Okunma, 2 Yorum

 

‘Öncü’ Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle…

‘Öncü’ demek kılavuz ve önder olmak demek; “Yedi renkli peygamber kuşağının altında / Kervanım yola çıktı öncüsü kır atında” (Necip Fazıl). ‘Öncülük etmek’ ise bir işin, bir şeyin başlamasına ve başarılmasına ön ayak olmak demektir. Şule Hanım böyle biriydi…

Babamın rahatsızlığı döneminde ve sonrasında vefatı vesilesiyle birkaç yazı yazmış, komünist Yugoslavya’dan (Kosova ve Sancak’tan) sadece ve sadece ‘İslâm için hicret’ ettiğini ifade etmiştim. Nitekim İzmir’deki kız kardeşlerim mezar taşına ne yazalım dediklerinde tek kelime söyledim, ‘MUHACİR’ dedim ve öyle yazıldı; MUHACİR NURİ EROL.

Babam için bu hicretin tek amacı vardı; komünist bir ülkede imkânsız olan bir şeyi Müslüman bir ülke yani Türkiye’de gerçekleştirmek ve bunu başarmak için Türkiye’ye hicret...

Annemin ve babamın 12 çocukları oldu. İlk dördü erkek; Mehmet, Reşat, Ali, Nihat. İkinci Dünya Savaşı sonrasının o zorlu şartlarında ve komünist yönetim cenderesinde sadece ben hayatta kalabilmişim, diğer kardeşlerim küçük yaşta Kosova’da vefat ettiler. Sonra sekiz kızları dünyaya geldi; Rahime, Reşadiye, Remziye, Rukiye, Rabiye, Reyzan, Cavide, Reyhan.

1957 yılında, babamın öncülüğünde, beş kişilik ailemizle Türkiye’ye hicret ettik...

Remziye kardeşimizi çocukluk yaşında kaybettik, artık sadece yedi kız kardeşim vardı.

Bu yazının başındaki ‘ÖNCÜ’ kelimesini bilinçli bir şekilde kullandım. Türkiye’ye hicretimizde ‘öncü’ olan babamızdı. Müslüman bir ülkeye hicret etmiştik. Babam ve Annem çocuklarını 1950-1960 yıllarının şartlarında Müslüman olarak yetiştirmek amacındaydılar...

Bu amaçla ilkokul sonrasında benim İmam-Hatip Okulu’nda okumam uygun görüldü.

İmam-Hatip’teki ilk yılımdan itibaren çocuk aklımla, ‘öncü babama’ yardımcı olmalı, yedi kızını (kız kardeşlerimi) İslam’a göre yetiştirmesi için kendimce katkıda bulunmalıydım…

Ama o yılların Türkiye’sinde ve İzmir gibi bir şehirde nasıl, nasıl, NASIL?

Önceki günün akşamından itibaren İstanbul dışına seyahat ve Cuma sabahı hemen namaz sonrası başlayan ve akşama kadar süren yoğun ve de yorucu maraton sonrasında, gece İstanbul’a dönüş. Bilgisayarımı ancak bu maraton sonrasında açtığım anda, yazar arkadaşımız Şakir Tarım aradı, özellikle İstanbul’da olmam sebebiyle, Şule Yüksel Şenler hakkında bilgiler sordu... Uzunca görüştük ve görüşme sonrasında derin düşüncelere daldım… Cumartesi sabahı, sabah namazı sonrası, Şakir Tarım kardeşin etkisiyle akşamdan kalan konuşma ve düşüncelerin de etkisiyle, ilk günlük okumalarımda, Şule Yüksel Şenler ile ilgili yazılanlara daha da odaklandım. Okudukça ve hatıralara daldıkça çok farklı yazı senaryoları oluştu ama hepsini bir kenara bıraktım ve yukarıdaki girizgâhı yazma durumunda kaldım.

Buraya kadar yazılanların nasılı ve nedeni işte böyle!

Yukarıdaki bölümde ‘NASIL’ dedim ya; evet, NASIL?

Başta ‘başörtüsü sorunu’ bütün sorunları nasıl aşacaktık?

Dinî, ilmî, iktisadî ve idarî/siyasî sorunları nasıl çözecektik?

Bizim ‘Sosyal Tufan’ dediğimiz tüm sorunlar nasıl çözülecek?

NASIL?

Babam ve Annem ilk öncülerdendi; onları örnek edinmeye çalıştık…

Kız kardeşlerime anne, baba, abi ve Şule Yüksel Şenler ilk öncülerdendi…

Bundan önceki “Kadını koruma Kur’an’da; sadece Kur’an’da…” ve “Kur’an’da çağımızdaki her sorunun çözümü var” başlıklı yazılarım, Perşembe günü yazıldı; “Huzur Sokağı” filminin, Şule Hanımın vefatı vesilesiyle yayını ve oradaki duygu atmosferinde… İmam Hatip öğretmeni ve Kur’an kursu hocası büyük kızım Ayşenur, 28 Şubat dönemindeki ‘başörtüsü zulmü’ sebebiyle, engellemelerin etkisiyle üç fakülte bitirdi… Kız kardeşi ve annesiyle birlikte “Huzur Sokağı” filmini, herkesin kendince değerlendireceği duygularla izledi... Yan taraftaki salonda filmin sadece konuşmaları ulaşıyor ve derin düşüncelere dalmama vesile oluyordu… Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle yazılanları okuyorsunuz…

Yaşananlar sebebiyle, yedi kız kardeşim, iki kızım ile anneleri ve benim bu vesileyle düşündüklerimiz farklı; vesile olan Şule Yüksel Şenler’e Allah rahmet eylesin…


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
01.09.2019
08:34

MİLLÎ GAZETE

‘Öncü’ Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle…

‘Öncü’ demek kılavuz ve önder olmak demek; “Yedi renkli peygamber kuşağının altında / Kervanım yola çıktı öncüsü kır atında” (Necip Fazıl). ‘Öncülük etmek’ ise bir işin, bir şeyin başlamasına ve başarılmasına ön ayak olmak demektir. Şule Hanım böyle biriydi…

Babamın rahatsızlığı döneminde ve sonrasında vefatı vesilesiyle birkaç yazı yazmış, komünist Yugoslavya’dan (Kosova ve Sancak’tan) sadece ve sadece ‘İslâm için hicret’ ettiğini ifade etmiştim. Nitekim İzmir’deki kız kardeşlerim mezar taşına ne yazalım dediklerinde tek kelime söyledim, ‘MUHACİR’ dedim ve öyle yazıldı; MUHACİR NURİ EROL.

Babam için bu hicretin tek amacı vardı; komünist bir ülkede imkânsız olan bir şeyi Müslüman bir ülke yani Türkiye’de gerçekleştirmek ve bunu başarmak için Türkiye’ye hicret...

Annemin ve babamın 12 çocukları oldu. İlk dördü erkek; Mehmet, Reşat, Ali, Nihat. İkinci Dünya Savaşı sonrasının o zorlu şartlarında ve komünist yönetim cenderesinde sadece ben hayatta kalabilmişim, diğer kardeşlerim küçük yaşta Kosova’da vefat ettiler. Sonra sekiz kızları dünyaya geldi; Rahime, Reşadiye, Remziye, Rukiye, Rabiye, Reyzan, Cavide, Reyhan.

1957 yılında, babamın öncülüğünde, beş kişilik ailemizle Türkiye’ye hicret ettik...

Remziye kardeşimizi çocukluk yaşında kaybettik, artık sadece yedi kız kardeşim vardı.

Bu yazının başındaki ‘ÖNCÜ’ kelimesini bilinçli bir şekilde kullandım. Türkiye’ye hicretimizde ‘öncü’ olan babamızdı. Müslüman bir ülkeye hicret etmiştik. Babam ve annem çocuklarını 1950-1960 yıllarının şartlarında Müslüman olarak yetiştirmek amacındaydılar...

Bu amaçla ilkokul sonrasında benim İmam-Hatip Okulu’nda okumam uygun görüldü. İmam-Hatip’teki ilk yılımdan itibaren çocuk aklımla, ‘öncü babama’ yardımcı olmalı, yedi kızını (kız kardeşlerimi) İslam’a göre yetiştirmesi için kendimce katkıda bulunmalıydım…

Ama o yılların Türkiye’sinde ve İzmir gibi bir şehirde nasıl, nasıl, NASIL?

Önceki günün akşamından itibaren İstanbul dışına seyahat ve Cuma sabahı hemen namaz sonrası başlayan ve akşama kadar süren yoğun ve de yorucu maraton sonrasında, gece İstanbul’a dönüş. Bilgisayarımı ancak bu maraton sonrasında açtığım anda, yazar arkadaşımız Şakir Tarım aradı, özellikle İstanbul’da olmam sebebiyle, Şule Yüksel Şenler hakkında bilgiler sordu... Uzunca görüştük ve görüşme sonrasında derin düşüncelere daldım… Cumartesi sabahı, sabah namazı sonrası, Şakir Tarım kardeşin etkisiyle akşamdan kalan konuşma ve düşüncelerin de etkisiyle, ilk günlük okumalarımda, Şule Yüksel Şenler ile ilgili yazılanlara daha da odaklandım. Okudukça ve hatıralara daldıkça çok farklı yazı senaryoları oluştu ama hepsini bir kenara bıraktım ve yukarıdaki girizgâhı yazma durumunda kaldım.

Buraya kadar yazılanların nasılı ve nedeni işte böyle!

Yukarıdaki bölümde ‘NASIL’ dedim ya; evet, NASIL?

Başta ‘başörtüsü sorunu’ bütün sorunları nasıl aşacaktık?

Dinî, ilmî, iktisadî ve idarî/siyasî sorunları nasıl çözecektik?

Bizim ‘Sosyal Tufan’ dediğimiz tüm sorunlar nasıl çözülecek?

NASIL?

Babam ve annem ilk öncülerdendi; onları örnek edinmeye çalıştık…

Kız kardeşlerime anne, baba, abi ve Şule Yüksel Şenler ilk öncülerdendi…

Bundan önceki “Kadını koruma Kur’an’da; sadece Kur’an’da…” ve “Kur’an’da çağımızdaki her sorunun çözümü var” başlıklı yazılarım, Perşembe günü yazıldı; “Huzur Sokağı” filminin, Şule Hanım’ın vefatı vesilesiyle yayını ve oradaki duygu atmosferinde… İmam Hatip öğretmeni ve Kur’an kursu hocası büyük kızım Ayşenur, 28 Şubat dönemindeki ‘başörtüsü zulmü’ sebebiyle, engellemelerin etkisiyle üç fakülte bitirdi… Kızkardeşi ve annesiyle birlikte “Huzur Sokağı” filmini, herkesin kendince değerlendireceği duygularla izledi... Yan taraftaki salonda filmin sadece konuşmaları ulaşıyor ve derin düşüncelere dalmama vesile oluyordu… Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle yazılanları okuyorsunuz…

Yaşananlar sebebiyle, yedi kız kardeşim, iki kızım ile anneleri ve benim bu vesileyle düşündüklerimiz farklı; vesile olan Şule Yüksel Şenler’e Allah rahmet eylesin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

01 Eylül 2019
Reşat Nuri Erol
01.09.2019
09:15


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1026

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1026. Hafta - 24 Ağustos 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1026. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1

***

İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden-2

Ahmet Haluk Dursun’u anmak; gençlere öğütler

Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden-3

Evet, gerisi bizden; kooperatifleşerek büyümek

Kadını koruma Kur’an’da; sadece Kur’an’da…

Kur’an’da çağımızdaki her sorunun çözümü var

Reşat Nuri EROL

 

***

 

MÜMİNUN SÛRESİ- 11. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ (1) الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ (2) وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ (3) وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ (4) وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ (5) إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ (6) فَمَنِ ابْتَغَى وَرَاءَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْعَادُونَ (7) وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ (8) وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ (9) أُولَئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ (10) الَّذِينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ (11) وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ (12) ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ (13) ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ (14) ثُمَّ إِنَّكُمْ بَعْدَ ذَلِكَ لَمَيِّتُونَ (15) ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تُبْعَثُونَ (16) وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَائِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِلِينَ (17) وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّاهُ فِي الْأَرْضِ وَإِنَّا عَلَى ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ (18) فَأَنْشَأْنَا لَكُمْ بِهِ جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَأَعْنَابٍ لَكُمْ فِيهَا فَوَاكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (19) وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْآكِلِينَ (20) وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (21) وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ (22) وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَقَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (23) فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُرِيدُ أَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَأَنْزَلَ مَلَائِكَةً مَا سَمِعْنَا بِهَذَا فِي آبَائِنَا الْأَوَّلِينَ (24) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ بِهِ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِهِ حَتَّى حِينٍ (25) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (26) فَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِ أَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ فَاسْلُكْ فِيهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُوا إِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ (27) فَإِذَا اسْتَوَيْتَ أَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي نَجَّانَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (28) وَقُلْ رَبِّ أَنْزِلْنِي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِلِينَ (29) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ وَإِنْ كُنَّا لَمُبْتَلِينَ (30) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا آخَرِينَ (31) فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (32) وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَاءِ الْآخِرَةِ وَأَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ (33) وَلَئِنْ أَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَخَاسِرُونَ (34) أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا أَنَّكُمْ مُخْرَجُونَ (35) هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ (36) إِنْ هِيَ إِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ (37) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِنِينَ (38) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (39) قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِمِينَ (40) فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَاءً فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (41) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا آخَرِينَ (42) مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ (43) ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَى كُلَّمَا جَاءَ أُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ أَحَادِيثَ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ (44) ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَى وَأَخَاهُ هَارُونَ بِآيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُبِينٍ (45) إِلَى فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَالِينَ (46) فَقَالُوا أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَ (47) فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَكِينَ (48) وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ (49) وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُ آيَةً وَآوَيْنَاهُمَا إِلَى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ (50) يَاأَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (51) وَإِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ (52) فَتَقَطَّعُوا أَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ (53) فَذَرْهُمْ فِي غَمْرَتِهِمْ حَتَّى حِينٍ (54) أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِهِ مِنْ مَالٍ وَبَنِينَ (55) نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ (56) إِنَّ الَّذِينَ هُمْ مِنْ خَشْيَةِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَ (57) وَالَّذِينَ هُمْ بِآيَاتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ (58) وَالَّذِينَ هُمْ بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ (59) وَالَّذِينَ يُؤْتُونَ مَا آتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَ (60) أُولَئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ (61) وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ (62) بَلْ قُلُوبُهُمْ فِي غَمْرَةٍ مِنْ هَذَا وَلَهُمْ أَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذَلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ (63) حَتَّى إِذَا أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِمْ بِالْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْأَرُونَ (64) لَا تَجْأَرُوا الْيَوْمَ إِنَّكُمْ مِنَّا لَا تُنْصَرُونَ (65) قَدْ كَانَتْ آيَاتِي تُتْلَى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلَى أَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَ (66) مُسْتَكْبِرِينَ بِهِ سَامِرًا تَهْجُرُونَ (67) أَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ أَمْ جَاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ آبَاءَهُمُ الْأَوَّلِينَ (68) أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ (69) أَمْ يَقُولُونَ بِهِ جِنَّةٌ بَلْ جَاءَهُمْ بِالْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ (70) وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ أَهْوَاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمَوَاتُ وَالْأَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ بَلْ أَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَ (71) أَمْ تَسْأَلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ (72) وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (73) وَإِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ عَنِ الصِّرَاطِ لَنَاكِبُونَ (74) وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ (75) وَلَقَدْ أَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ فَمَا اسْتَكَانُوا لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ (76) حَتَّى إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ (77)

 

***

 

وَهُوَ الَّذِي أَنْشَأَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ (78) وَهُوَ الَّذِي ذَرَأَكُمْ فِي الْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ (79) وَهُوَ الَّذِي يُحْيِي وَيُمِيتُ وَلَهُ اخْتِلَافُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ (80) بَلْ قَالُوا مِثْلَ مَا قَالَ الْأَوَّلُونَ (81) قَالُوا أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَئِنَّا لَمَبْعُوثُونَ (82) لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَآبَاؤُنَا هَذَا مِنْ قَبْلُ إِنْ هَذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ (83)

 

***

 

وَهُوَ الَّذِي أَنْشَأَ لَكُمُ

Va HuVa elLaÜIy EanŞaEa LaKuMu (Va HuVa elLaÜIy EaFGaLa LaKuM)

“Ve O sizin için inşa edendir”

...




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 7 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 37 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 29 Okunma
2 Yorum 19.09.2019 06:48
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 22 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 46 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 45 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 86 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 63 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 59 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 71 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 81 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 77 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 83 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 53 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 90 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 73 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 80 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 94 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 78 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 108 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 91 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 89 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 63 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 83 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 83 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 90 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 77 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 135 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 99 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 122 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 91 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 75 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 111 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 113 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 103 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 95 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 134 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 159 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 71 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 75 Okunma
Süleyman Karagülle
Davudoğlu
3.9.2019 166 Okunma
1 Yorum 03.09.2019 14:34
Reşat Nuri Erol
‘İslam Kadınına Hitap…’; Şule Yüksel Şenler
3.9.2019 103 Okunma
2 Yorum 03.09.2019 08:44
Sabri Kaya
ÜLKEMİZDE, HAYATTA ve SAĞLIKLA AYAKTA NASIL KALINIR ?
2.9.2019 108 Okunma
Süleyman Karagülle
Yerim Dar
2.9.2019 109 Okunma
Reşat Nuri Erol
Şule.. Suşehri/Sivas.. Sözleşme.. Hicret.. Ve …
2.9.2019 113 Okunma
2 Yorum 02.09.2019 09:51
Süleyman Karagülle
Faydasız Erken Seçim
1.9.2019 107 Okunma
Süleyman Karagülle
Parti Kurmak
1.9.2019 98 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Öncü’ Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle…
1.9.2019 109 Okunma
2 Yorum 01.09.2019 09:15