Hüseyin Kayahan
MUHKEM ve MÜTEŞABİH
20.10.2019
7318 Okunma, 1 Yorum

SINAMALAR

DİL 6

MUHKEM ve MÜTEŞABİH

ALİ İMRAN (3) 7. AYET

الْكِتَابِ أُمُّ هُنَّ مُّحْكَمَاتٌ آيَاتٌ مِنْهُ الْكِتَابَ عَلَيْكَ أَنزَلَ الَّذِيَ هُوَ

الْفِتْنَةِ ابْتِغَاء مِنْهُ تَشَابَهَ مَا فَيَتَّبِعُونَ زَيْغٌ قُلُوبِهِمْ يف الَّذِينَ فَأَمَّا مُتَشَابِهَاتٌ وَأُخَرُ

 الْعِلْمِ فِي وَالرَّاسِخُونَ اللّهُ إِلاَّ تَأْوِيلَهُ يَعْلَمُ وَمَا تَأْوِيلِهِ بْتِغَاءاوَ

رَبِّنَا عِندِ مِّنْ كُلٌّ بِهِ آمَنَّا يَقُولُونَ

الألْبَابِ أُوْلُواْ إِلاَّ يَذَّكَّرُ وَمَا

Huvellezi enzele aleykel kitabe minhu ayatun muhkematun hunne ummul kitabi ve uharu muteşabihat, fe emmellezine fi kulubihim zeygun fe yettebiune ma teşabehe minhubtigael fitneti vebtigae te'vilih, ve ma ya'lemu te'vilehu illallah, ver rasihune fil ilmi yekulune amenna bihi, kullun min indi rabbina, ve ma yezzekkeru illa ulul elbab.

Sana kitabı indiren O'dur. Onun bazı ayetleri muhkem/anlamları tam bilinen olduğundan kitabın esasını teşkil ederler; diğerleri de müteşabihtir/araştırılarak manaları bilinecek olan tabiat kanunlarıdır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu açıklamak için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki onun açıklamasını ancak Allah ve "ona inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır" diyen ilimde yüksek payeye erişenler bilir. Ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.(Bayraktar Bayraklı) (Ali İmran 7)

Yukarıdaki ayet, Kuranın en çok yorumlanan ayetleri arasındadır. Mealler de bile bir birliktelik yoktur.

Geçmiş yazılarımın bazılarında, “teorik olarak, Kuran’ın bütün ayetleri, (sosyoloji, psikoloji, ekonomi, fizik, kimya, biyoloji, vb.) her ilme göre tercüme edilebilir ve buradaki manalar mecaz değildir” demiştim. Hatırladığım yazılardan birinin linki aşağıdadır.

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/1455/SonYor/10065/Huseyin-Kayahan/GECIKMIS-YORUMLAR-SALSAL-VE-TUFAN-HK?seoContent_ASPxGridView2=page1&seoContent_ASPxGridView1=page1

Bu kabulü, yukarıdaki ayeti tekrar irdeleyerek, şöyle revize etmek istiyorum.

Şu kelimelerden yola çıkalım.

Elkitab (marife, tekil), Yazıt

Âyât; (nekre, (kurallı?)çoğul),  Yol göstericiler

Muhkemât; (nekre, kurallı dişil çoğul), hükümler/sonuçlar

Üm; (nekre), Anne

V; (atıf, öncekini sonrakinden ayıran ayraç), ve/ve de

Uharu; (çoğul) diğerleri

Müteşabihat; (nekre, kurallı dişil çoğul) benzeyenler/benzetilenler

Kurandaki ayetleri ikiye ayırıyor. İki grubunda ortak özelliği olan ibareleri kurallı dişil çoğul ile getiriyor. Yani bu iki grup da kendi içinden belli bir düzeni, sistemi olan ayetlerdir. Her iki grubu “V” harfi ile atfettiği için birinci grup başka, ikinci grup başkadır.

Birinci grup ayetler “muhkemât” olanlardır.

Hüküm (h,k,m) kelimesini hepiniz biliyorsunuzdur. Hüküm, hakim, hekim, vb. hep bu köktendir. Muhkem; sonuç, sonucu belirleyen dayanak demektir.

Peki neden bu grubu, asıl, esas, temel gibi kelimelerle değil de; “üm/anne” kelimesi ile tanımladı? Çünkü annelerin özelliği kendisine benzeyen varlıkları üretmesidir. Bu ayetler, kendisine benzeyen başka hükümler üretirler. Bunu da, fıkıhcıların üzerinde ittifak ettikleri “kıyas” metodu ile üretirler. Buradan (benim anladığım) ancak bu ayetlere kıyas yapılır ve bunlardan yeni hükümler/dayanaklar/illetler çıkarılır.

İkinci grup ayetler ise müteşâbihat olanlardır. Bunlar da salim/düzenli dişil çoğuldur ve bir sistem oluştururlar. Bunlarda annelik, yani üretme aranmaz ama bunların da önemli başka bir görevi vardır.

Şibh (ş, b, h), bilindiği gibi benzeme, benzeşme, benzetmedir ama arkasından gelen “müteşabihât” bunun rastgele benzetmeler olmadığını, sistematik bir benzeşme olduğunu göstermektedir. Biz buna “ANALOJİ/SİSTEM BENZEŞMESİ” diyoruz.

Bütün sistemler/ilimler benzerdir. Biyolojik olaylar, ekonomik olaylar, astronomik olaylar,vb bütün olaylar benzerdir. Öyle ki; “Bu Allah bir şey öğrenmiş, her yerde onu uygulamış” diyesiniz gelir. Halbuki o bunu, biz birini anladık mı, hemen diğerlerini de kolayca kavrayalım diye öyle yapmıştır. Tamamen soyut olan matematikte bir sonuç bulursunuz, bir bakarsınız aynı sonuç ekonomiye de uyar, fiziğe de uyar, biyolojiye de uyar. İşte müteşabihât demek bu demektir. Sistem olarak birbirine benzeyenler, benzeşenler demektir. İşte, bu ayetlerin hepsi; hem fiziksel olarak, hem biyolojik olarak, hem ekonomik olarak, (ilmimiz geliştikçe) velhasıl tüm ilimlere göre tercüme edilir ve burada kullanılan kelimeler mecaz olmazlar. (Bu konuyu bir sonraki makalemde irdelemeye çalışacağım.)

Birinci grup ayetler, yani muhkemâtlar, kıyasa uygun olanlar, kıyas ile kendilerinden yeni ve benzer hükümler üretilenlerdir. Çünkü onlar annelerdir ve doğururlar/üretirler.

İkinci grup ayetler, yani müteşabihâtlar ise, bütün ilimlere uygun olan, bütün ilimlere göre aynı şekilde anlaşılan ayetlerdir. Kelime aynıdır ama o kelime her ilimde farklı bir şeyi tanımlar. Çünkü bütün ilimler benzerdirler, ilk bakışta biz onları farklı zannederiz. Örnek olsun ve düşünelim diye yazayım. Göklerde de 7 kat, atomda 7 kat, canlıda da 7 kat, sosyolojide de 7 kat, vb tabaka vardır..? (Bu konuyu da başka bir makalede irdeleyeceğim inşallah.)

Saygılarımla.

H. Kayahan

 


YorumcuYorum
Cengiz Demirci
28.10.2019
14:39

Muhkemat, hak olanlar demektir. HK kelimesine M harfi eklenerek HKM kökü elde edilmiştir M harfi yapım ekidir. Aslı 2 harfli olan arapça bu yapım ekleriyle 3 harfli bir dil olarak standartlaşmıştır. HK türkçede AK olarak kullanılır, üzerinde kir anında görülen anlamında. Muhkem olanlar ise icmalardır sizin de belirttiğiniz gibi. İcmaların ise yığınların fikri değil hangi konu ile ilgili çalışma yapılıyorsa o konunun uzmanlarının icması olduğu bilinmesi gerekir. 

Müteşabih ise ŞBH kökünden gelir şüpheli demektir. ŞB kökü SV kökü olarak türkçede kullanılır Sav= Görüş demektir. V = G dönüşümü vardır SAĞ sağlam sağlıklı kullanılabilir yararlı demektir. Bu ise ŞB olarak içtihatları farklı görüşleri anlatır. İcma olunamıyorsa içtihatların herbiri sav olarak kalır, pratik olarak faydalanılabilir ve uygulanabilir görüşlerdir. Sav olan görüşler hak olup olmadığı hususunda birleşilemediği için görüş olarak kalır ve şüphelidir, onun üzerine sözleşme bina edilemez. Kitab yani BTG bitig muhkem görüşlere dayanmalıdır ki herkes o görüşleri kabul ettiği için ortak sözleşmeler yapabilsin bu sözleşmelerdeki sorunlar oluştuğunda ortak bir görüşe dayanarak çözülebilsin. 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Fon vurgunundan Kur’an nizamı Adil Düzen’e…
6.10.2026 362 Okunma
1 Yorum 06.10.2026 10:12
Hüseyin Bağdatlı
BABACAN IN GÜLÜŞÜ, NE ANLAMA GELİYOR
5.10.2026 37 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MÜCADELE PARTİSİNİ KUR REİS
5.10.2026 42 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HIRSIZLIK DAMGASINA DİKKAT
5.10.2026 38 Okunma
Reşat Nuri Erol
Fon Krizinden Daha Güçlü Bir Piyasa Yapısına
5.10.2026 685 Okunma
1 Yorum 05.10.2026 09:38
Özer Ataç
TEHLİKENİN EN SİNSİSİ: GÜRÜLTÜ - 1
4.10.2026 1206 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Musa’yı Denizden Kurtaran Kimdi?
4.10.2026 54 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanlık Dünyasına Bir Çağrı
4.10.2026 52 Okunma
Reşat Nuri Erol
Jeoekonomi Enstitüsü’nün Pratik Çözüm Seti
4.10.2026 745 Okunma
1 Yorum 04.10.2026 10:17
Reşat Nuri Erol
İJE'nin teşhisi: Birbirini güçlendiren dört kriz
3.10.2026 877 Okunma
1 Yorum 03.10.2026 06:50
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JI DIL BEŞA YEKEM: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ?
2.10.2026 399 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTÎYA JIDIL BEŞA 1: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ? MAD
2.10.2026 135 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEŞA I — GELO MIROV TENÊ JI BO XWE DIJ
2.10.2026 113 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEȘA I MADDE: JI HEVALAN BER BI GEL V
2.10.2026 105 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA I — MADDEYA 12. ENCAMA MEZIN A HEVALTIYA JIDIL E
2.10.2026 108 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
11. MADDE: AZADÎYA SÎNORÊ GÎŞTÎ Azadî, Maf, Xwedîgotin
2.10.2026 97 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 104 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ASÎMÎLASYON, DESTHILATÎ Û GUHERÎNA CIVAKÎ Destpêk û Ça
2.10.2026 148 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA IV XETÊN BERXWEDANÊ, XWESERIYA PARASTINÊ Û DÎTINA
2.10.2026 113 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA VI HILBERÎNA HEVPAR Û JIYANA EKOLOJÎK Kooperatîf
2.10.2026 93 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 95 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an nizamı, fon vurgunu ve bir çözüm önerisi
2.10.2026 831 Okunma
1 Yorum 02.10.2026 09:50
Hüseyin Bağdatlı
HEDEF; ERDOĞAN ÜZERİNDEN İSLAMDIR
2.10.2026 204 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
FON VURGUNU,HAYIRLI ŞERDİR
1.10.2026 202 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı ve ‘Fon vurgunu’ sistemin iflası
30.09.2026 959 Okunma
1 Yorum 30.09.2026 10:00
Hüseyin Bağdatlı
DÜNYA TEK DEVLET OLACAK
30.09.2026 186 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-280; “Küfürde yarışıyor olanlar”
28.09.2026 1099 Okunma
1 Yorum 28.09.2026 12:40
Hüseyin Bağdatlı
FON SORUŞTURMALARININ ARKASINDAKİ GERÇEKLER
27.09.2026 241 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HAYALET CUMHURBAŞKANI
27.09.2026 256 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-279; “Seni mahzun etmesin…”
27.09.2026 1062 Okunma
1 Yorum 27.09.2026 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-278; “Yâ eyyühe’r-rasûlü…”
26.09.2026 974 Okunma
1 Yorum 26.09.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Burhan Özfatura’nın vefatı ve en son köşe yazısı
25.09.2026 1144 Okunma
1 Yorum 25.09.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 1097 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 1126 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 283 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 997 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 1051 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 269 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 1142 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 366 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 1242 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 278 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1233 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 266 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 1138 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1347 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 1189 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1290 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 1093 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1254 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28


© 2026 - Akevler