Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6
1.10.2019
7006 Okunma, 3 Yorum

On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6

IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü vasıtası ile gelişmekte olan ülkelere tarım ve gıda üzerinde yıkıcı etkileri olan ‘uyum programları’ dayatılarak patent hakları ile tohum alanını ele geçiriyorlar. Tohumumuzu koruyan Tarımsal Araştırma Genel Müdürlüğü’ne bağlı enstitüler ve Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı çiftliklerde gerçekleştirilen faaliyetleri yürüten kamusal sistem lağvedilerek geleneksel tarım ‘tarım teknolojisi’ adı altında küresel şirketlerin eline teslim ediliyor. Bu şirketler ise tohumu, kimyasal ilacı, petrolü, finansı, krediyi elinde bulunduranlar.

En başta ise ‘Dünya İmparatoru’ ve ‘Yeni Dünya Düzeni’ kavramlarının mucidi Rockefeller. Amaçları uyum adı altında yalnızca ekonomiyi değil, aynı zamanda kırsal toplumların gelenek ve kültürlerini dönüştürmekti. Çin’de, Meksika’da, Türkiye’ de Rockefeller’in şirketlerinin programları çok yoğundu.

1943 yılında geliştirdikleri ilk hibrit buğday için bu tarımsal dönüşümü işaret eden ‘Yeşil Devrim’ kavramını kullandılar. Bu devrim yalanının arkasında ülke ve insanları kendilerine bağımlı kılmayı amaçlayan bir strateji mevcut. Verimli tohum aldatmacası ile geleneksel tohumun yerine laboratuvarda yaratılan melez/hibrit tohumu satmak ve kendilerine bağımlı hale getirmek. Doğal evrimin sonucu milyonlarca yılda oluşan yapıların, laboratuvarlarda her geçen gün daha fazla gen transferleri yaparak değişikliğe uğratılması sonucu genetik kirliliğin vücudumuzda yarattığı tahribatları her birimiz acı da olsa yaşamaktayız. Zira bu yeni genleri vücudumuzdaki mekanizmalar tanımıyor.

İlk defa 1919 yılında Macar Karl Ereky tarafından ‘Biyoteknoloji’ terimi ortaya atıldıktan sonra DNA moleküllerinin nasıl faaliyete geçerek organizma ürettikleri konusunda çalışmalar hızlandı. Rockefeller Vakfı destekli araştırmalar ise 1930’lu yıllardan sonra ‘Moleküler Biyoloji’nin ortaya çıkmasını sağladı. O dönem Harvard Üniversitesi’nde ‘Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar’ üzerine araştırmalar yürüttükleri iddia ediliyor.

GDO ise bitkinin bir geni ile oynadığınızda tüm genleri arasındaki ilişkileri bozmanız anlamına geliyor. GDO’lu gıdaların vücutta nasıl işlendiği araştırıldığında bu gıdaların sahip olduğu DNA parça genlerin, kan dolaşımına geçtiği saptandı.

Diğer yandan işin politik tarafına bakıldığında, Türkiye boyutunda tarımın siyasi stratejinin en önemli silahlarından olduğunu görüyoruz. ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger tarafından tarım, petrol politikası ile beraber ABD stratejisinin en önemli silahı olarak görüldü. O’na göre insanları gıdaya bağımlı hale getirmek, kendilerine bağımlı hale getirmenin temel koşuluydu. Bu sebeple sözde dünya açlığını gidermek amacı ile ‘NSSM 200’ adı altında Rockefeller’in isteği ile bir proje başlattılar.

İlk adım Hindistan’da hibrit mısır ile atıldı. Hindistan Ziraat Araştırmaları Konseyi ile ıslah çalışmaları başlatıldı. Karayipler, Orta Amerika ve Tayland projelerin uygulandığı ülkeler oldu. Hindistan’da ilk yıl verim alınamadı, bunun sebebi ise kimyasal ilaç kullanılmaması idi. Hibrit tohumlar ilaçsız mahsul vermiyordu. Sonrasındaki yıl çok iyi verim alındı vee bunun ardından Hindistan o yıl dünyanın en büyük tohum alımını gerçekleştirdi (18 bin ton buğday 2.5 milyon dolar).

Tohum çok stratejik bir öneme sahipti. Irak’ta kuraklık sonrasında 73 bin ton buğday ve 22 bin ton arpa Meksika ve ABD’den ithal edildi. Bu tohumlar cıva içerdiğinden 1971 yılında Irak’ta tahıl zehirlenmesi oldu. Oysa İsveç ve İngiltere bu nedenle bu tohumların ülkelerine girişini yasaklamışlardı. Bu tohumlar bilerek çok düşük fiyatla Irak’a satılmıştı, çünkü sosyalist Baas Partisi ülkesinde petrolü millileştirmişti. Bu tahılları tüketen yüzlerce insan ve verimli sığır zehirlenip can verdi. Irak bugün cıva nedeni ile en yüksek parkinson hastalığı oranına sahip ülke. Neticede bağımsızlık taraftarı her ülke bir şekilde kontrol edilmeliydi, gıda ve de tohum ile de olsa...

(Devamı var)

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
01.10.2019
07:52

MİLLÎ GAZETE

On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6

 IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü vasıtası ile gelişmekte olan ülkelere tarım ve gıda üzerinde yıkıcı etkileri olan ‘uyum programları’ dayatılarak patent hakları ile tohum alanını ele geçiriyorlar. Tohumumuzu koruyan Tarımsal Araştırma Genel Müdürlüğü’ne bağlı enstitüler ve Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı çiftliklerde gerçekleştirilen faaliyetleri yürüten kamusal sistem lağvedilerek geleneksel tarım ‘tarım teknolojisi’ adı altında küresel şirketlerin eline teslim ediliyor. Bu şirketler ise tohumu, kimyasal ilacı, petrolü, finansı, krediyi elinde bulunduranlar.

En başta ise ‘Dünya İmparatoru’ ve ‘Yeni Dünya Düzeni’ kavramlarının mucidi Rockefeller. Amaçları uyum adı altında yalnızca ekonomiyi değil, aynı zamanda kırsal toplumların gelenek ve kültürlerini dönüştürmekti. Çin’de, Meksika’da, Türkiye’ de Rockefeller’in şirketlerinin programları çok yoğundu.

1943 yılında geliştirdikleri ilk hibrit buğday için bu tarımsal dönüşümü işaret eden ‘Yeşil Devrim’ kavramını kullandılar. Bu devrim yalanının arkasında ülke ve insanları kendilerine bağımlı kılmayı amaçlayan bir strateji mevcut. Verimli tohum aldatmacası ile geleneksel tohumun yerine laboratuarda yaratılan melez/hibrit tohumu satmak ve kendilerine bağımlı hale getirmek. Doğal evrimin sonucu milyonlarca yılda oluşan yapıların, laboratuarlarda her geçen gün daha fazla gen transferleri yaparak değişikliğe uğratılması sonucu genetik kirliliğin vücudumuzda yarattığı tahribatları her birimiz acı da olsa yaşamaktayız. Zira bu yeni genleri vücudumuzdaki mekanizmalar tanımıyor.

İlk defa 1919 yılında Macar Karl Ereky tarafından ‘Biyoteknoloji’ terimi ortaya atıldıktan sonra DNA moleküllerinin nasıl faaliyete geçerek organizma ürettikleri konusunda çalışmalar hızlandı. Rockefeller Vakfı destekli araştırmalar ise 1930’lu yıllardan sonra ‘Moleküler Biyoloji’nin ortaya çıkmasını sağladı. O dönem Harvard Üniversitesi’nde Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) üzerine araştırmalar yürüttükleri iddia ediliyor.

GDO ise bitkinin bir geni ile oynadığınızda tüm genleri arasındaki ilişkileri bozmanız anlamına geliyor. GDO’lu gıdaların vücutta nasıl işlendiği araştırıldığında bu gıdaların sahip olduğu DNA parça genlerin, kan dolaşımına geçtiği saptandı.

Diğer yandan işin politik tarafına bakıldığında, Türkiye boyutunda tarımın siyasi stratejinin en önemli silahlarından olduğunu görüyoruz. ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger tarafından tarım, petrol politikası ile beraber ABD stratejisinin en önemli silahı olarak görüldü. O’na göre insanları gıdaya bağımlı hale getirmek, kendilerine bağımlı hale getirmenin temel koşuluydu. Bu sebeple sözde dünya açlığını gidermek amacı ile ‘NSSM 200’ adı altında Rockefeller’in isteği ile bir proje başlattılar.

İlk adım Hindistan’da hibrit mısır ile atıldı. Hindistan Ziraat Araştırmaları Konseyi ile ıslah çalışmaları başlatıldı. Karayipler, Orta Amerika ve Tayland projelerin uygulandığı ülkeler oldu. Hindistan’da ilk yıl verim alınamadı, bunun sebebi ise kimyasal ilaç kullanılmaması idi. Hibrit tohumlar ilaçsız mahsul vermiyordu. Sonrasındaki yıl çok iyi verim alındı vee bunun ardından Hindistan o yıl dünyanın en büyük tohum alımını gerçekleştirdi (18 bin ton buğday 2.5 milyon dolar).

Tohum çok stratejik bir öneme sahipti. Irak’ta kuraklık sonrasında 73 bin ton buğday ve 22 bin ton arpa Meksika ve ABD’den ithal edildi. Bu tohumlar cıva içerdiğinden 1971 yılında Irak’ta tahıl zehirlenmesi oldu. Oysa İsveç ve İngiltere bu nedenle bu tohumların ülkelerine girişini yasaklamışlardı. Bu tohumlar bilerek çok düşük fiyatla Irak’a satılmıştı, çünkü sosyalist Baas Partisi ülkesinde petrolü millileştirmişti. Bu tahılları tüketen yüzlerce insan ve verimli sığır zehirlenip can verdi. Irak bugün cıva nedeni ile en yüksek parkinson hastalığı oranına sahip ülke. Neticede bağımsızlık taraftarı her ülke bir şekilde kontrol edilmeliydi, gıda ve de tohum ile de olsa...

(Devamı var.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

01 Ekim 2019
Reşat Nuri Erol
01.10.2019
07:53


En çok okunan haberler

On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6
Milli Gazete·7 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar





Reşat Nuri Erol
05.10.2019
09:27

Yorumlar

(1)
01

Oğuzhan - Hocam;

rahmetli Oktay Sinanoğlu "Dünya da Mikrobiyoloji'yi bulan 3 kişilik ekipten biri bendim biz bunu bulduğumuz da çok sevindik. Dünya'ya çok büyük hizmet ettik. Az bir tohumla çok ürün elde edebilecektik. Sonra bir de baktık projenin arkasında Rockefeller var. Sonra anladık ki biz bir silah icad etmişiz. Ben projeden çekildim ama artık iş işten çoktan geçmişti." derdi.

Yanıtla.0Beğen.0Beğenme01 Ekim 12:28




Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 1
16.08.2026 375 Okunma
1 Yorum 16.08.2026 06:16
Hüseyin Bağdatlı
AK PARTİ 25. YILINI KUTLADI
15.08.2026 81 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-255; müdahale sorunu
15.08.2026 697 Okunma
1 Yorum 15.08.2026 09:48
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-254; medya sorunu ve çare
14.08.2026 1011 Okunma
1 Yorum 14.08.2026 07:47
Hüseyin Bağdatlı
SÜLEYMANCILARA OPERASYON
14.08.2026 123 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - *Sf8
13.08.2026 41 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİNAENALEYH IN GİZEMİ
13.08.2026 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-253; yargı ve terör sorunu
13.08.2026 964 Okunma
1 Yorum 13.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-252; karşılıksız para sorunu
12.08.2026 933 Okunma
1 Yorum 12.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-251; borç ve tarım sorunu
11.08.2026 1006 Okunma
1 Yorum 11.08.2026 07:10
Hüseyin Bağdatlı
SAVAŞ NEREDE ? ÇARŞIDA PAZARDA
10.08.2026 150 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MEKKE SAVUNMA TUZAĞI
8.08.2026 291 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kutsal Metinleri Yeniden Okumak
8.08.2026 156 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Bilgi ve Bilimlerin Kısa Tarihçesi (Altı Kesit Olarak)
8.08.2026 130 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-250; işsizlik sorunu çözümü
8.08.2026 1013 Okunma
1 Yorum 08.08.2026 07:30
ZEKİ ALTUBOĞA
YENİ KADIN DEVRİMİ
7.08.2026 126 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ȘOREȘA NÛ YA JINÊ
7.08.2026 133 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-249; yeni devlet düzeni
7.08.2026 1037 Okunma
1 Yorum 07.08.2026 07:31
Hüseyin Bağdatlı
TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BARIŞ SÜRECİ
6.08.2026 234 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-248; sorunların ana sebebi
6.08.2026 1098 Okunma
1 Yorum 06.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni-247; ne yapmalıyız?
5.08.2026 1050 Okunma
1 Yorum 05.08.2026 10:35
Yusuf Eren Kendir
UZBG - EK-A: Kuantum Alan Teorisi
4.08.2026 120 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - *Sf7
4.08.2026 139 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 246
4.08.2026 1086 Okunma
1 Yorum 04.08.2026 09:02
Özer Ataç
YENİ (den ) ORTA ÇAĞ -13
4.08.2026 894 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
KISA YOLDAN KURTULUŞ ÇARELERİ
3.08.2026 246 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Emeğin Ürüne Dönüşmesi ve Üreticinin Tasarruf Hakkı
3.08.2026 198 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TARIM DEVRİMİ
3.08.2026 162 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ÜÇLÜ BÖLÜŞÜM MATRİSİ VE ADİL PAYLAŞIM EKONOMİSİ
3.08.2026 144 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 245
3.08.2026 1171 Okunma
1 Yorum 03.08.2026 10:53
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İNSANLIĞA YAPAY ZEKÂ ÇAĞININ MANİFESTOSU - GEMİNİ YAZDI
2.08.2026 168 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 244
2.08.2026 1190 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 07:50
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu - 3
1.08.2026 177 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 2
1.08.2026 1054 Okunma
1 Yorum 01.08.2026 09:48
Hüseyin Bağdatlı
AKEVLER ve HÜSEYİN BAĞDATLI
31.07.2026 255 Okunma
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 1
31.07.2026 1212 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 09:46
Hüseyin Bağdatlı
AHMET DAVUTOĞLU SİYASETTEN NEDEN ÇEKİLDİ ?
30.07.2026 240 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Fıkhu’l-Husni - Estetik ve Sanat Felsefesinin İslâmî
30.07.2026 1061 Okunma
1 Yorum 30.07.2026 10:28
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu 2
29.07.2026 219 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 22:10
Hüseyin Bağdatlı
OKULLARDA NAMAZ HASSASİYETİNDEKİ USUL HATASI
29.07.2026 359 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 22:16
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 243
29.07.2026 1138 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 07:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 242
28.07.2026 1280 Okunma
1 Yorum 28.07.2026 09:17
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu
27.07.2026 186 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - * Sf6
26.07.2026 175 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 241
25.07.2026 1044 Okunma
1 Yorum 25.07.2026 10:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 240
24.07.2026 1007 Okunma
1 Yorum 24.07.2026 06:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 239
23.07.2026 1072 Okunma
1 Yorum 23.07.2026 10:59
Hüseyin Bağdatlı
ÖZGÜR'ÜN PARTİSİ
22.07.2026 305 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 238
22.07.2026 1124 Okunma
1 Yorum 22.07.2026 10:06
Bahaeddin Sağlam
Hud Peygamber Suresi Meal-Tefsiri
21.07.2026 228 Okunma


© 2026 - Akevler