Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3
27.9.2019
181 Okunma, 2 Yorum

On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3

Evet, bu konulardaki sorunlar çözümsüz olarak var olmaya devam ettiği için, on yıl öncesinde yaptığımız üzere, on yıl sonra da aynı konular üzerinde durmaya devam ediyoruz…

On yıl önceki yazı başlığımızda “Irak’taki Ebu Garib tohumları nerede?” demiştik.

On yıl sonra da aynı soruyu soruyor ve detaylara geçiyoruz…

Dünyanın pek çok ülkesinde “zaten var olan tohum depolarına” ne gibi bir felaket gelecektir ki, Svalbard’daki tohumlara muhtaç kalınacak?!. Önceki iki yazımda, “Tarımda kıyamet mi?” ve “Ölüm tohumlarının yönetici ve finansörleri” başlıkları altında, “tarım ve tohum sektörü” ile ilgili önemli konular üzerinde durdum.

Alman asıllı ABD’li araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl, yaptığı derin araştırma ve çalışmalarla meseleye epey bir açıklık kazandırıyor. Engdahl, aynı zamanda ilk baskısı 2007’de yapılan, Nisan 2009’da Türkçeye de çevrilen “ÖLÜM TOHUMLARI/ Kalıtımın Değiştirilmesinin Arkasındaki Karanlık Oyunlar” adlı kitabın da yazarı.

Araştırmadaki ilginç bir ayrıntı dikkatimi çekti. Çalışmanın bir bölümündeki ara başlık aynen şöyle: Irak’taki Ebu Garib tohumları nerede?

Yani: “Irak Savaşı” bir de kamuoyunun bilmediği böyle bir amaçla yapılmış!

Genel olarak nükleer savaş, iklim değişimi, meteor düşmesi veya daha başka bir tabiî âfet değil de, bunların dışında bir “felaketten senaryosu” söz konusu. Yani, “planlı bir felaket”ten söz ediliyor ve “Bunu anlamak için yalnızca 2003 Amerikan bombardımanından sonraki Irak’a bakmak yeterli.” deniyor!

Irak medeniyetlerin beşiği ve binlerce yıl önce buğday tarımının doğduğu yerdir. Ebu Garib’de yüzlerce/binlerce yılda geliştirilen buğday tohumu çeşitlerinin yer aldığı bir “Tohum Bankası” bulunuyordu. Amerikan bombardımanından sonra o tohum mahzeni tarihe karıştı! Artık kimse o tohumların nerede olduğunu bilmiyor.

Düşünün, dünyadaki tüm tohum çeşitleri NATO destekli Svalbard’da bir araya getirilip kontrol altına alındığında, dünyadaki diğer paha biçilmez tohum bankalarını savaşlar ve terörist eylemler ile yok etmek çok kolay olacak!

Sonrasında da “Monsanto” ve “DuPont” gibi devler kendi GDO tohumlarını (genetiği değiştirilmiş organizmaları) tüm dünya çiftçilerine “tek-el”den sunabilecekler.

Yani, tüm tohum çeşitlerini ele geçirdikten sonra dünyanın diğer tohum bankalarını, “tek-el” oluşturabilmek amacıyla yok edebilirler... Mesele sadece bundan ibaret mi? Sebep sadece “ekonomik” mi, yani sadece “ekonomik tek-el” oluşturmak mı? Yoksa daha başka planlar, hedefler ve amaçlar var mı?

Elbette bundan ibaret değil, elbette daha başka hedefler de var. Bunun açıklanıp anlaşılabilmesi için önce “kıyamet muhafızları”nın kimler olduğuna ve geçmişte neler yaptıklarına bakmak gerekiyor. Rockefeller 1971’de Uluslararası Tarım Araştırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR’ı kurmuş. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanlarının) “modern tarım ürünü” kavramlarında uzmanlaşmaları ve ABD’de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri meselesi ile yakından ilgilendi. GDO’lu (genetiği değiştirilmiş organizma) “Gen Devrimi”nin yaygınlaşması için paha biçilmez bir etki şebekesi oluşturdular.

CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütünü (FAO), BM İlerleme Programı’nı ve Dünya Bankası’nı da işin içine dahil etti. ***

Tarım sektöründeki “kıyamet” veya “tufan” senaryo ve uygulamaları özetle böyle!

Daha doğrusu, tekel sömürü sermayesinin niyet, hedef ve çalışmaları böyle!

Her gün “gıdalar” ile ilgili farklı haber ve gelişmeler oluyor ama meselenin bir de bu boyutu var. Sayın (o dönemdeki) Tarım Bakanı Mehdi Eker başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm ilgili ve yetkililerin dikkatlerine arz olunur... Atalarımızın dediği gibi: Su uyur ama her türlü düşman uyumaz, uyumuyor. Çok uyanık olunması gereken bir asırda yaşıyoruz.

Derin uykulardan uyanalım… (Devamı var)

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
27.09.2019
07:36

MİLLÎ GAZETE

On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3

Evet, bu konulardaki sorunlar çözümsüz olarak var olmaya devam ettiği için, on yıl öncesinde yaptığımız üzere, on yıl sonra da aynı konular üzerinde durmaya devam ediyoruz…

On yıl önceki yazı başlığımızda “Irak’taki Ebu Garib tohumları nerede?” demiştik.

On yıl sonra da aynı soruyu soruyor ve detaylara geçiyoruz…

Dünyanın pek çok ülkesinde “zaten var olan tohum depolarına” ne gibi bir felaket gelecektir ki, Svalbard’daki tohumlara muhtaç kalınacak?! Önceki iki yazımda, “Tarımda kıyamet mi?” ve “Ölüm tohumlarının yönetici ve finansörleri” başlıkları altında, “tarım ve tohum sektörü” ile ilgili önemli konular üzerinde durdum.

Alman asıllı ABD’li araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl, yaptığı derin araştırma ve çalışmalarla meseleye epey bir açıklık kazandırıyor. Engdahl, aynı zamanda ilk baskısı 2007’de yapılan, Nisan 2009’da Türkçeye de çevrilen “ÖLÜM TOHUMLARI/ Kalıtımın Değiştirilmesinin Arkasındaki Karanlık Oyunlar” adlı kitabın da yazarı.

Araştırmadaki ilginç bir ayrıntı dikkatimi çekti. Çalışmanın bir bölümündeki ara başlık aynen şöyle: “Irak’taki Ebu Garib tohumları nerede?”

Yani: “Irak Savaşı” bir de kamuoyunun bilmediği böyle bir amaçla yapılmış!

Genel olarak nükleer savaş, iklim değişimi, meteor düşmesi veya daha başka bir tabiî afet değil de, bunların dışında bir “felaketten senaryosu” söz konusu. Yani, “planlı bir felaket”ten söz ediliyor ve “Bunu anlamak için yalnızca 2003 Amerikan bombardımanından sonraki Irak’a bakmak yeterli” deniyor!

Irak medeniyetlerin beşiği ve binlerce yıl önce buğday tarımının doğduğu yerdir. Ebu Garib’de yüzlerce/binlerce yılda geliştirilen buğday tohumu çeşitlerinin yer aldığı bir “Tohum Bankası” bulunuyordu. Amerikan bombardımanından sonra o tohum mahzeni tarihe karıştı! Artık kimse o tohumların nerede olduğunu bilmiyor.

Düşünün, dünyadaki tüm tohum çeşitleri NATO destekli Svalbard’da bir araya getirilip kontrol altına alındığında, dünyadaki diğer paha biçilmez tohum bankalarını savaşlar ve terörist eylemler ile yok etmek çok kolay olacak!

Sonrasında da “Monsanto” ve “Du Pont” gibi devler kendi GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) tohumlarını tüm dünya çiftçilerine “tek-el”den sunabilecekler.

Yani, tüm tohum çeşitlerini ele geçirdikten sonra dünyanın diğer tohum bankalarını, “tek-el” oluşturabilmek amacıyla yok edebilirler... Mesele sadece bundan ibaret mi? Sebep sadece “ekonomik” mi, yani sadece “ekonomik tek-el” oluşturmak mı? Yoksa daha başka planlar, hedefler ve amaçlar var mı?

Elbette bundan ibaret değil, elbette daha başka hedefler de var. Bunun açıklanıp anlaşılabilmesi için önce “kıyamet muhafızları”nın kimler olduğuna ve geçmişte neler yaptıklarına bakmak gerekiyor. Rockefeller 1971’de Uluslararası Tarım Araştırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR’ı kurmuş. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanlarının) “modern tarım ürünü” kavramlarında uzmanlaşmaları ve ABD’de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri meselesi ile yakından ilgilendi. GDO’lu (genetiği değiştirilmiş organizma) “Gen Devrimi”nin yaygınlaşması için paha biçilmez bir etki şebekesi oluşturdular.

CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütünü (FAO), BM İlerleme Programı’nı ve Dünya Bankası’nı da işin içine dâhil etti.

***

Tarım sektöründeki “kıyamet” veya “tufan” senaryo ve uygulamaları özetle böyle!

Daha doğrusu, tekel sömürü sermayesinin niyet, hedef ve çalışmaları böyle!

Her gün “gıdalar” ile ilgili farklı haber ve gelişmeler oluyor ama meselenin bir de bu boyutu var. Sayın (o dönemdeki) Tarım Bakanı Mehdi Eker başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm ilgili ve yetkililerin dikkatlerine arz olunur... Atalarımızın dediği gibi: Su uyur ama her türlü düşman uyumaz, uyumuyor. Çok uyanık olunması gereken bir asırda yaşıyoruz.

Derin uykulardan uyanalım…

(Devamı var.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

27 Eylül 2019
Reşat Nuri Erol
27.09.2019
07:39


En çok okunan haberler

On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3
Milli Gazete·7 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar







YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Esad’ın Durumu
14.10.2019 10 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-2: Kooperatiflerin sorun çözme kabiliyeti
14.10.2019 7 Okunma
2 Yorum 14.10.2019 10:06
Süleyman Karagülle
BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 30 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLAM DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 35 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Oyun
13.10.2019 29 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-1: Suriye sorunu ve bütün sorunlar...
13.10.2019 40 Okunma
2 Yorum 13.10.2019 07:08
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Planı
12.10.2019 45 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-8: İSTANBUL DEPREM MERKEZI
12.10.2019 48 Okunma
4 Yorum 12.10.2019 06:30
Süleyman Karagülle
Derin Sermaye Zorda
11.10.2019 91 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-7: İstanbul’u depreme hazırlamak…
11.10.2019 66 Okunma
3 Yorum 11.10.2019 15:40
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Masamdaki birkaç kitap… Suriye’ye girmek..
11.10.2019 47 Okunma
Süleyman Karagülle
Kürtler ve Türkler
10.10.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-6: Binaları ve sistemi sağlamlaştırmak
10.10.2019 52 Okunma
2 Yorum 10.10.2019 08:45
Hikmet Güveloğlu
PKK Lağvedilecek Lakin Huzur Gelmeyecek (Hatırlatma)
9.10.2019 830 Okunma
Süleyman Karagülle
Bana göre
9.10.2019 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-5: Hukuk ve sivil savunma sorunları…
9.10.2019 61 Okunma
2 Yorum 09.10.2019 09:34
Süleyman Karagülle
Suriye sorunu
8.10.2019 135 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul Zelzele Merkezi
7.10.2019 131 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul’u Depreme Hazırlamak
7.10.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-4: İkinci sorun ekonomik sorundur…
7.10.2019 80 Okunma
6 Yorum 07.10.2019 09:07
Reşat Nuri Erol
DEPREM-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…
6.10.2019 84 Okunma
3 Yorum 06.10.2019 23:26
Reşat Nuri Erol
DEPREM-2: Sistem düzelmedikçe düzelmez…
5.10.2019 84 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 12:03
Hikmet Güveloğlu
Kurtuluş Reçetesi
4.10.2019 3142 Okunma
2 Yorum 04.10.2019 20:13
Reşat Nuri Erol
DEPREM-1: İstanbul Depremi vesilesiyle uyarı
4.10.2019 100 Okunma
3 Yorum 04.10.2019 08:55
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; ‘Düşünen Şehir’
4.10.2019 78 Okunma
Süleyman Karagülle
Siyaset ve Futbol
3.10.2019 157 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-8
3.10.2019 119 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:28
Süleyman Karagülle
Azınlık değil ittifak
2.10.2019 137 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-7
2.10.2019 125 Okunma
4 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Kendi kuyusu
1.10.2019 174 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6
1.10.2019 129 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Boş yere
30.9.2019 161 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR; Biz Borçları Nasıl Ödeyeceğiz?
30.9.2019 215 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Hedefi ve Kur’an’ın Dedikleri
30.9.2019 237 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-5
30.9.2019 138 Okunma
3 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Borç ve Faiz
28.9.2019 169 Okunma
Süleyman Karagülle
Yanlış siyaset
28.9.2019 156 Okunma
Süleyman Karagülle
Savaş
28.9.2019 151 Okunma
Süleyman Karagülle
TEDBİR
28.9.2019 170 Okunma
Süleyman Karagülle
Uygarlıklar
28.9.2019 119 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-4
28.9.2019 162 Okunma
2 Yorum 28.09.2019 09:25
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3
27.9.2019 181 Okunma
2 Yorum 27.09.2019 07:39
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-2
27.9.2019 98 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-1
27.9.2019 122 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-2
27.9.2019 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-1
27.9.2019 111 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
27.9.2019 98 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
27.9.2019 120 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
27.9.2019 127 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
27.9.2019 85 Okunma