Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı-2
5.8.2019
128 Okunma, 3 Yorum

 

‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı-2

Ne diyorduk, kısaca hatırlayalım…

‘Başka bir konuya geçelim; aslında dikkatli müdavim okuyucularımın -konuyu birkaç defa yani birkaç yazıda yazdığımdan- iyi bildiği bir konuya: Kanaat ekonomisi.

Prof. Dr. Erol Göka, geçen hafta (28 Temmuz) “Kanaat ekonomisi” başlıklı yazısında bu konuyu ele aldı; bundan sonra aktaracaklarım işte o yazıdan olacak. Başlayalım…’

Evet, kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Mustafa Kutlu’nun bizi kanaat ekonomisine hicrete davet eden etkileyici risalesini okurken hep gözümün önüne E. F. Schumacher’ın “Küçük Güzeldir: Önceliği İnsana Veren Bir Ekonomi Anlayışı” kitabı geldi. Ekonomist Schumacher, 1973 tarihli kitabında sürekli kâr ve sınırsız büyüme peşinde koşmanın en açık sonuçlarının büyük örgütlere ve artan bir uzmanlaşma; dolayısıyla ekonomik varlıkların israfı, çevre kirlenmesi ve insanlık dışı çalışma koşulları olduğunu anlatıyor. Sonunun insanlık adına hüsran olması kaçınılmaz olan bu tünelden çıkabilmek için mal değil insan odaklı bir ekonomi ve insana hizmet eden bir sermaye anlayışı öneriyor. “Ekonomik düşünce pazara dayalı olduğu ölçüde, hayatın kutsallığını silip atar, çünkü fiyatı olan bir şeyde kutsallık olamaz. Bu bakımdan ekonomik düşünme tarzının toplumun tümüne egemen olması şaşırtıcı değildir; güzellik, sağlık, ya da temizlik gibi basit değerler bile ancak ekonomik oldukları kanıtlandığı sürece yaşayabilirler” (s.54) diyen Schumacher’ın yegâne umudu, insanlardaki basiret.

Şöyle diyor: “Tüm öteki erdemlerin anası olarak tanımlanan basiret, günümüzde eş anlamlı olarak kullanılan kelimelerde tam anlamını verememektedir. Hemen kullanılabilecek ve maddî yarar getirecek bir şey vaat etmeyen, her şeye sırt çeviren ve değersiz sayan, yaşam karşısında küçük hesaplı, bayağı bir tavır takınışın tam karşıtı bir anlam taşımaktadır aslında. Basiret, hakikat bilgisinin, gerçekliğe uyan kararlara dönüşmesi anlamına gelir. Şu halde, bugün basiret erdemi üzerine düşünmek, bu erdemi geliştirmekten daha önemli ne olabilir!..

İnsanlar hep şunu sormaktadırlar: Gerçekten ne yapabilirim? Yanıtı şaşırtıcı olduğu kadar basittir de: Her birimiz kendi içimize bir çekidüzen vermeye çalışabiliriz. Bu çabamızda elimizden tutup yol gösterecek olan, değeri tamamen hizmet ettiği amaca bağlı olan bilim ve teknoloji değildir; insanlığın geleneksel bilgeliğindedir aradığımız yol gösterici” (s.356).

Mustafa Kutlu abinin “Kalbin Sesi”ni okurken, ayrıca ilk çevrecilik hareketi Yeşiller’in ilk başlangıç zamanlarındaki tezlerine, benim de 1989’da gençlik yıllarımda, onlardan etkilenerek Deniz Gürsel mahlasıyla yazdığım, çevre sorunlarını, bizi bekleyen tehlikeleri ve İslam’da insan-tabiat ilişkilerini ele aldığım “Çevresizsiniz” kitabıma gitti aklım. Ve tabii bu alanlarda asla aşılamayacak bir köşe taşı olarak duran Seyyid Hüseyin Nasr’ın muhteşem eseri “İnsan ve Tabiat”a…

Kapitalizmin, genel olarak modernliğin ortaya çıkması için bireyi ve araçsal aklı öncü kavramlar haline getiren bir zihniyet devrimi olması gerektiğine Max Weber’in Protestanlık analizlerinden beri aşinayız. Kesinlikle Protestan zihniyet ile yeni insanın ve üretim ilişkilerinin ortaya çıkışı arasında sıkı bir bağ var. O halde benzeri bir zihniyet devrimi şimdi gerekiyor.

Kapitalizmi, tüketim toplumunu değiştirebilmek, dönüştürebilmek için, tabiatı koruyabilmek için önce zihniyeti ve insanı değiştirmek gerekiyor.

Bu benim “Çevresizsiniz”den beri savunduğum tezdi. Ama gündelik hayatın, siyasetin hercümerci içinde hepimiz bir yere savrulduk, temel tezimizin ne olduğunu unuttuk.

Mustafa abi, “Kalbin Sesi” ile tekrar hatırlatıyor. Siyaset de teori de lazım elbette ama birilerini değil yaşadığımız hayatı, tabiatla ilişkilerimizi zenginleştirmek ve devlet işleyişini adalet eksenine yerleştirmek için lazım. Bizim asıl tezimiz, ana yönümüz bu olmalı.”

Bu kadar!

Evet… ‘Kanaat ekonomisi’ için ‘faizsiz ortaklık ekonomisi’ olmalı… Yani ‘ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN, ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI, ADİL DÜNYA DÜZENİ’ ve diğerleri… Ve’s-SELAM/BARIŞ…


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
05.08.2019
08:18

MİLLÎ GAZETE

‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı - 2

Ne diyorduk, kısaca hatırlayalım…

“Başka bir konuya geçelim; aslında dikkatli müdavim okuyucularımın -konuyu birkaç defa yani birkaç yazıda yazdığımdan- iyi bildiği bir konuya: Kanaat ekonomisi.

Prof. Dr. Erol Göka, geçen hafta (28 Temmuz) ‘Kanaat ekonomisi’ başlıklı yazısında bu konuyu ele aldı; bundan sonra aktaracaklarım işte o yazıdan olacak. Başlayalım…”

Evet, kaldığımız yerden devam ediyoruz…

“Mustafa Kutlu’nun bizi kanaat ekonomisine hicrete davet eden etkileyici risalesini okurken hep gözümün önüne E. F. Schumacher’ın Küçük Güzeldir: Önceliği İnsana Veren Bir Ekonomi Anlayışı kitabı geldi. Ekonomist Schumacher, 1973 tarihli kitabında sürekli kâr ve sınırsız büyüme peşinde koşmanın en açık sonuçlarının büyük örgütlere ve artan bir uzmanlaşma; dolayısıyla ekonomik varlıkların israfı, çevre kirlenmesi ve insanlık dışı çalışma koşulları olduğunu anlatıyor. Sonunun insanlık adına hüsran olması kaçınılmaz olan bu tünelden çıkabilmek için mal değil insan odaklı bir ekonomi ve insana hizmet eden bir sermaye anlayışı öneriyor. ‘Ekonomik düşünce pazara dayalı olduğu ölçüde, hayatın kutsallığını silip atar, çünkü fiyatı olan bir şeyde kutsallık olamaz. Bu bakımdan ekonomik düşünme tarzının toplumun tümüne egemen olması şaşırtıcı değildir; güzellik, sağlık, ya da temizlik gibi basit değerler bile ancak ekonomik oldukları kanıtlandığı sürece yaşayabilirler’ (s.54) diyen Schumacher’ın yegâne umudu, insanlardaki basiret.

Şöyle diyor: ‘Tüm öteki erdemlerin anası olarak tanımlanan basiret, günümüzde eş anlamlı olarak kullanılan kelimelerde tam anlamını verememektedir. Hemen kullanılabilecek ve maddî yarar getirecek bir şey vaat etmeyen, her şeye sırt çeviren ve değersiz sayan, yaşam karşısında küçük hesaplı, bayağı bir tavır takınışın tam karşıtı bir anlam taşımaktadır aslında. Basiret, hakikat bilgisinin, gerçekliğe uyan kararlara dönüşmesi anlamına gelir. Şu halde, bugün basiret erdemi üzerine düşünmek, bu erdemi geliştirmekten daha önemli ne olabilir!..

İnsanlar hep şunu sormaktadırlar: Gerçekten ne yapabilirim? Yanıtı şaşırtıcı olduğu kadar basittir de: Her birimiz kendi içimize bir çekidüzen vermeye çalışabiliriz. Bu çabamızda elimizden tutup yol gösterecek olan, değeri tamamen hizmet ettiği amaca bağlı olan bilim ve teknoloji değildir; insanlığın geleneksel bilgeliğindedir aradığımız yol gösterici’ (s.356).

Mustafa Kutlu abinin Kalbin Sesi’ni okurken, ayrıca ilk çevrecilik hareketi Yeşiller’in ilk başlangıç zamanlarındaki tezlerine, benim de 1989’da gençlik yıllarımda, onlardan etkilenerek Deniz Gürsel mahlasıyla yazdığım, çevre sorunlarını, bizi bekleyen tehlikeleri ve İslam’da insan-tabiat ilişkilerini ele aldığım Çevresizsiniz kitabıma gitti aklım. Ve tabii bu alanlarda asla aşılamayacak bir köşe taşı olarak duran Seyyid Hüseyin Nasr’ın muhteşem eseri İnsan ve Tabiat’a…

Kapitalizmin, genel olarak modernliğin ortaya çıkması için bireyi ve araçsal aklı öncü kavramlar haline getiren bir zihniyet devrimi olması gerektiğine Max Weber’in Protestanlık analizlerinden beri aşinayız. Kesinlikle Protestan zihniyet ile yeni insanın ve üretim ilişkilerinin ortaya çıkışı arasında sıkı bir bağ var. O halde benzeri bir zihniyet devrimi şimdi gerekiyor.

Kapitalizmi, tüketim toplumunu değiştirebilmek, dönüştürebilmek için, tabiatı koruyabilmek için önce zihniyeti ve insanı değiştirmek gerekiyor.

Bu benim Çevresizsiniz’den beri savunduğum tezdi. Ama gündelik hayatın, siyasetin hercümerci içinde hepimiz bir yere savrulduk, temel tezimizin ne olduğunu unuttuk.

Mustafa abi, Kalbin Sesi ile tekrar hatırlatıyor. Siyaset de teori de lazım elbette ama birilerini değil yaşadığımız hayatı, tabiatla ilişkilerimizi zenginleştirmek ve devlet işleyişini adalet eksenine yerleştirmek için lazım. Bizim asıl tezimiz, ana yönümüz bu olmalı.”

Bu kadar!

Evet… ‘Kanaat ekonomisi’ için ‘faizsiz ortaklık ekonomisi’ olmalı… Yani ‘ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN, ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI, ADİL DÜNYA DÜZENİ’ ve diğerleri… Ve’s-SELAM/BARIŞ…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

05 Ağustos 2019
Reşat Nuri Erol
05.08.2019
08:18


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1025

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1025. Hafta - 03 Ağustos 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1025. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI,ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti ve Akevler

***

Prof. Dr. Ruşen Gezici’nin vefatı vesilesiyle

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Süleyman Arif Emre ve Millî Görüş İnkılabı…

Süleyman Arif Emre ve Millî Görüş İnkılabı - 2

KUR’AN VE İLİM 1025’inci hafta seminerinden

‘Kökü mazide olan atiyim’ çalışmaları yapılmalı

Ruşen Gezici’yi de Rahmeti Rahmana uğurladık

Zalim düzenden ADİL DÜZEN’e geçmek için…

Reşat Nuri EROL

 

***

 

MÜMİNUN SÛRESİ- 9. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ (1) الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ (2) وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ (3) وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ (4) وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ (5) إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ (6) فَمَنِ ابْتَغَى وَرَاءَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْعَادُونَ (7) وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ (8) وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ (9) أُولَئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ (10) الَّذِينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ (11) وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ (12) ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ (13) ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ (14) ثُمَّ إِنَّكُمْ بَعْدَ ذَلِكَ لَمَيِّتُونَ (15) ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تُبْعَثُونَ (16) وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَائِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِلِينَ (17) وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّاهُ فِي الْأَرْضِ وَإِنَّا عَلَى ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ (18) فَأَنْشَأْنَا لَكُمْ بِهِ جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَأَعْنَابٍ لَكُمْ فِيهَا فَوَاكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (19) وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْآكِلِينَ (20) وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (21) وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ (22) وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَقَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (23) فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُرِيدُ أَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَأَنْزَلَ مَلَائِكَةً مَا سَمِعْنَا بِهَذَا فِي آبَائِنَا الْأَوَّلِينَ (24) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ بِهِ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِهِ حَتَّى حِينٍ (25) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (26) فَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِ أَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ فَاسْلُكْ فِيهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُوا إِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ (27) فَإِذَا اسْتَوَيْتَ أَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي نَجَّانَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (28) وَقُلْ رَبِّ أَنْزِلْنِي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِلِينَ (29) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ وَإِنْ كُنَّا لَمُبْتَلِينَ (30) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا آخَرِينَ (31) فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (32) وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَاءِ الْآخِرَةِ وَأَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ (33) وَلَئِنْ أَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَخَاسِرُونَ (34) أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا أَنَّكُمْ مُخْرَجُونَ (35) هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ (36) إِنْ هِيَ إِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ (37) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِنِينَ (38) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (39) قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِمِينَ (40) فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَاءً فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (41) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا آخَرِينَ (42) مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ (43) ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَى كُلَّمَا جَاءَ أُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ أَحَادِيثَ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ (44)ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَى وَأَخَاهُ هَارُونَ بِآيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُبِينٍ (45) إِلَى فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَالِينَ (46) فَقَالُوا أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَ (47) فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَكِينَ (48) وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ (49) وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُ آيَةً وَآوَيْنَاهُمَا إِلَى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ (50) يَاأَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (51) وَإِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ (52) فَتَقَطَّعُوا أَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ (53) فَذَرْهُمْ فِي غَمْرَتِهِمْ حَتَّى حِينٍ (54) أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِهِ مِنْ مَالٍ وَبَنِينَ (55) نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ (56) إِنَّ الَّذِينَ هُمْ مِنْ خَشْيَةِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَ (57) وَالَّذِينَ هُمْ بِآيَاتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ (58) وَالَّذِينَ هُمْ بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ (59) وَالَّذِينَ يُؤْتُونَ مَاآتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَ (60) أُولَئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ (61)

 

***

 

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ (62) بَلْ قُلُوبُهُمْ فِي غَمْرَةٍ مِنْ هَذَا وَلَهُمْ أَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذَلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ (63) حَتَّى إِذَا أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِمْ بِالْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْأَرُونَ (64) لَا تَجْأَرُوا الْيَوْمَ إِنَّكُمْ مِنَّا لَا تُنْصَرُونَ (65) قَدْ كَانَتْ آيَاتِي تُتْلَى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلَى أَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَ (66)مُسْتَكْبِرِينَ بِهِ سَامِرًا تَهْجُرُونَ (67) أَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ أَمْ جَاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ آبَاءَهُمُ الْأَوَّلِينَ (68) أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ (69) أَمْ يَقُولُونَ بِهِ جِنَّةٌ بَلْ جَاءَهُمْ بِالْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ (70)

 

***

 

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا

Va LAv NuKalLiFu NaFSan (Va LAv NuFagGıLu FaGLan)

“Ve bir nefse teklif etmeyiz

كُلْفَة” insanın yüzünde görülen karaltıdır. Görevlilerin taşıdıkları özel başlıklar külfettir. Görevli olan külfetle ifade edilir.

ك kişiliği, ل belirliliği, ف kopmadan ayrılmayı ifade eder.

Bi’set ve risalet insanlara karşı görevdir, muhatapları insanlardır.

Külfet ise eşyaya karşı sorumluluktur, hizmettir. Herkesin kendisinin yapması gerekmektedir. Ortaklık düzenine girerken topluluk içinde herkes mükelleftir. Herkes kendi görevini kendi içtihadı ile yapar. Kimse kimsenin emrinde olmaz. Ne var ki herkes kurallara ve projeye göre iş yapar, sözleşmelere ve ahitlere uyar. Böylece birlik sağlanır, ürün elde edilir.

Herkes kendi içtihadı ile hareket edince her zaman uyum sağlanmaz ve bazı zararlar doğabilir. Oysa işçilik sisteminde herkese bir görev verilir. Daha verimli bir üretim olur.

Bu böyle olmakla beraber ortaklık sistemi olan içtihat sistemi tercih edilmektedir. 

Bunun sebepleri vardır.

1) İnsan kendi içtihadı ile hareket edecek, dolayısıyla kendisi mesul/sorumlu olacaktır. İnsanı yaratıkların en gelişmişi olan varlık yapan bu özelliğidir.

2) İşçilik sisteminde üretim daha verimli olsa da gelişme ve ilerleme olmaz. Oysa içtihat sisteminde herkes araştırma içinde olduğundan uygarlaşma sağlanır. İnsanın uygarlaşan varlık olması bununla sağlanır.

3) İşçilik sisteminde önce eğitim verilir ve bu seneler sürer. Sonra ona iş verilir. İçtihat sisteminde insan bu zamanlarda verimsiz de olsa hem üretim yapar hem de kendi kendine belli işler yapmaya başlar. 

4) İçtihat sisteminde insan sevdiği işi yaptığı için hem daha uzun zaman çalışır hem de daha verimli çalışır

Ortaklık sistemine geçilirken Allah kimsenin vus’undan fazlasını yüklemez, hatadan sorumlu olmadığımızı da bildirmektedir.

...

DEVAMI VE TAMAMI SEMİNERLER'DE...


Reşat Nuri Erol
05.08.2019
10:24


En çok okunan haberler

‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı - 2
Milli Gazete·9 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar

Web sonuçları



YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden…
24.8.2019 15 Okunma
2 Yorum 24.08.2019 08:45
Mete Firidin
Kuran’a Göre Nikah Yaşı
23.8.2019 66 Okunma
1 Yorum 24.08.2019 02:20
Reşat Nuri Erol
‘Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol’
23.8.2019 40 Okunma
2 Yorum 23.08.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
Türkiye, İran Rusya ve ‘Adil Düzen’ çalışması
23.8.2019 47 Okunma
1 Yorum 23.08.2019 11:32
Süleyman Karagülle
Suriyeliler, sorunlar ve yapılması gereken
18.8.2019 49 Okunma
1 Yorum 22.08.2019 07:24
Reşat Nuri Erol
En, en, en… Önemli sorun; kör, sağır ve dilsizler
21.8.2019 51 Okunma
2 Yorum 21.08.2019 07:52
Reşat Nuri Erol
Medeniyet krizi, ekonomik inkılap, faizsiz banka
20.8.2019 94 Okunma
2 Yorum 20.08.2019 16:06
Reşat Nuri Erol
İstanbul’un/Dünya’nın Depremi; Sosyal Tufan!
19.8.2019 57 Okunma
2 Yorum 19.08.2019 07:05
Reşat Nuri Erol
17 Ağustos Marmara Depremi vesilesiyle uyarı!
18.8.2019 60 Okunma
2 Yorum 18.08.2019 07:48
Reşat Nuri Erol
Muhafazakâr camianın gündeminde neler var!
17.8.2019 60 Okunma
2 Yorum 17.08.2019 13:47
Hikmet Güveloğlu
ARSIZA SÖZ, KOKMUŞA TUZ KÂR ETMEZ
16.8.2019 3522 Okunma
3 Yorum 16.08.2019 20:00
Reşat Nuri Erol
Kurban Bayramı; gerçek bayram nasıl olmalı…
16.8.2019 68 Okunma
2 Yorum 16.08.2019 08:15
Mete Firidin
Min ma Terake ve Ma Terake
16.2.2014 2846 Okunma
3 Yorum 15.08.2019 12:34
Mete Firidin
Miras ve Kelale Ayetleri
13.2.2014 13522 Okunma
57 Yorum 15.08.2019 06:44
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2
11.8.2019 88 Okunma
2 Yorum 11.08.2019 14:00
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…
10.8.2019 95 Okunma
1 Yorum 10.08.2019 09:27
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Can yakıcı çığlık… Suçlu ile suçsuzu, hak
9.8.2019 92 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 23:45
Reşat Nuri Erol
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın ziyareti vesilesiyle…
8.8.2019 192 Okunma
5 Yorum 09.08.2019 15:37
Reşat Nuri Erol
Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit
9.8.2019 93 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 09:15
Reşat Nuri Erol
Yeni bir yazar, Yakup Gündüz ve yazdığı yazılar
7.8.2019 204 Okunma
3 Yorum 07.08.2019 20:27
Reşat Nuri Erol
Emin Işık için; inna lillahi ve inna ileyhi raci’un
6.8.2019 111 Okunma
1 Yorum 06.08.2019 09:05
Süleyman Karagülle
İnsanlık Hakka doğru gidiyor
5.8.2019 150 Okunma
2 Yorum 05.08.2019 21:36
Reşat Nuri Erol
‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı-2
5.8.2019 128 Okunma
3 Yorum 05.08.2019 10:24
Reşat Nuri Erol
Zalim düzenden ADİL DÜZEN’e geçmek için...
3.8.2019 88 Okunma
2 Yorum 04.08.2019 08:58
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Ruşen Gezici’nin vefatı vesilesiyle
3.8.2019 119 Okunma
1 Yorum 04.08.2019 08:57
Reşat Nuri Erol
‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı
4.8.2019 102 Okunma
2 Yorum 04.08.2019 08:55
Reşat Nuri Erol
Ruşen Gezici’yi de Rahmet-i Rahman’a uğurladık
2.8.2019 100 Okunma
2 Yorum 02.08.2019 21:12
Reşat Nuri Erol
‘Kökü mazide olan atiyim’ çalışmaları yapılmalı
1.8.2019 110 Okunma
1 Yorum 01.08.2019 06:21
Reşat Nuri Erol
Yakup Gündüz; NEDEN GAYRET GÖSTERMELİYİZ?
30.7.2019 103 Okunma
1 Yorum 30.07.2019 10:11
Reşat Nuri Erol
Süleyman Arif Emre ve Millî Görüş İnkılabı - 2
29.7.2019 116 Okunma
3 Yorum 30.07.2019 09:52
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 1025’inci hafta seminerinden
30.7.2019 107 Okunma
1 Yorum 30.07.2019 09:46
Hikmet Güveloğlu
MANİFESTO
29.7.2019 1193 Okunma
4 Yorum 30.07.2019 08:32
Süleyman Karagülle
Süleyman Arif Emre’nin Vefatı Vesilesiyle
28.7.2019 139 Okunma
1 Yorum 28.07.2019 07:28
Süleyman Karagülle
İhtiyaç; www.akevler.org ve bir dergi
28.7.2019 142 Okunma
2 Yorum 28.07.2019 07:27
Reşat Nuri Erol
Süleyman Arif Emre ve Millî Görüş İnkılabı…
28.7.2019 143 Okunma
2 Yorum 28.07.2019 07:27
Mete Firidin
Essema, Sebe Semavat, Sema
7.6.2013 3864 Okunma
2 Yorum 27.07.2019 11:18
Reşat Nuri Erol
Teşhis ve tedavilere, çare ve çözümlere devam…
27.7.2019 147 Okunma
1 Yorum 27.07.2019 06:06
Mete Firidin
Nuh’un Gemisi ve Cudii
12.1.2014 11055 Okunma
49 Yorum 24.07.2019 20:30
Reşat Nuri Erol
Mehmed Şevket Eygi yazıları, D-8, F-35 ve aile...
23.7.2019 152 Okunma
2 Yorum 23.07.2019 08:58
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen olsa S-500 de F-36 da üretilmiş olur
21.7.2019 143 Okunma
2 Yorum 21.07.2019 09:12
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen nasıl gelecek de insanlık kurtulacak?
19.7.2019 170 Okunma
4 Yorum 20.07.2019 11:11
Reşat Nuri Erol
Mehmed Şevket Eygi, Millî Gazete, MSP ve …
15.7.2019 230 Okunma
3 Yorum 20.07.2019 07:55
Reşat Nuri Erol
Mehmed Şevket Eygi hakkında detaylı çalışma...
18.7.2019 184 Okunma
3 Yorum 20.07.2019 07:55
Reşat Nuri Erol
ADİL DÜZEN gelecek, yeni bir dünya kurulacak
18.7.2019 178 Okunma
3 Yorum 20.07.2019 07:54
Mete Firidin
Talak Suresi 4. Ayet ve Pedofili
11.7.2019 666 Okunma
13 Yorum 16.07.2019 05:54
Süleyman Karagülle
Af Kanunu Taslak Metni Çalışması
14.7.2019 264 Okunma
1 Yorum 15.07.2019 06:10
Süleyman Karagülle
Nasıl Bir Yeni Partiye İhtiyaç Var?
14.7.2019 271 Okunma
1 Yorum 15.07.2019 06:09
Reşat Nuri Erol
Üçüncü binyıl uygarlığına geçme görevi Türkiye’de
14.7.2019 239 Okunma
2 Yorum 15.07.2019 06:09
Mete Firidin
İnşallah ne demek?
6.6.2015 6985 Okunma
1 Yorum 14.07.2019 09:13
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Siber saldırı, küresel saldırı, AliBabacan
13.7.2019 198 Okunma
1 Yorum 13.07.2019 12:03