Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Ruşen Gezici’nin vefatı vesilesiyle
3.8.2019
119 Okunma, 1 Yorum

Ortaokul ikinci sınıfta parasız yatılıyı kazandım ve Erzurum Lisesi’ne gittim. Orada Abdurrahman Ünsal, İlhami Karayalçın, Yiğit Dedeoğlu ve Galip Erdem ile arkadaş olduk. Başka çok kıymetli arkadaşlarım da olmuştur ancak bunlar gaye arkadaşlarım idiler.

İlhami Karayalçın ve Yiğit Dedeoğlu ile okul maceramız vardır. Duvar gazetesini çıkarıyorduk. Okulda ses getirmişti. O zaman Türkiye’de sadece 48 lise vardı, onlara mektup yazıp birlikte dergi çıkarmayı düşündük. Kırk sekiz mektubu elle yazmak zor geldi. Okul idaresinden daktilo istedik. Ne yapacağımızı sordular. Mektubu istediler...

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının son yılları idi. Yönetim bizi çok sevmesine rağmen bizi cezalandırmaya karar verdi. Bir hafta uzaklaştırma, iki tekdir ve iki ihtar aldık. Yani bir ihtar daha okuldan kovulmamıza sebep olurdu. Yatılı idik, kalacağımız yer olmadığı için misafir odasında fikir mahkûmu olarak bir haftamızı geçirdik.

İlhami Karayalçın’la arkadaşlığımız üniversitede de devam etti. Ailece gidip geliyorduk. Profesör olunca içki içmeye başladı, yollarımız ayrıldı ama uzaktan sevgi ve saygımız devam etti. Bu yıl vefat etmiş, şimdi öğrendim. İyi insandı, inşallah cennette oluruz.

Üniversiteye geldiğimizde Abdurrahman, İlhami ve ben zaten ekiptik. Çevremizde kıymetli arkadaşlar toplandı; Şükrü Tüzün, Kazım Bilge, Suphi Koral ve Ruşen Gezici. Ben namaz kılarken başımı örtmüyor yani takke takmıyordum. O zaman sorun olmuştu. İstanbul’da İskender Paşa Cemaati vardı, Yahya Oğuz onun temsilcisiydi. Bir mescidimiz vardı, onlarla birleşmiş olarak bunları orada tanıdım. Tarikat mensupları bize karşı idiler. Saydığım arkadaşlar ise tarikata sadakatlerinde bir eksiltme yapmadıkları halde benimle arkadaşlıklarını devam ettirdiler. Ruşen Gezici ile daha sonra kooperatif kurduğumuzda da hep beraber olduk. Tarikata sadakatte bir kusur etmediği halde bizimle olan yakın arkadaşlığı hep devam etti. 

Ruşen Gezici’yi Necmettin Erbakan döküm üzerinde doktora yapmak üzere Almanya’ya gönderdi ve o Gümüş Motor’un teknik sorumluluğunu yüklenen arkadaşımızdır.

İzmir’de 1985 yılında o zamanın 50 milyon lirasını vererek Özdemir Çelik Döküm Fabrikası’nı satın almaya çalışıyorduk. İstanbul’da cemaatleri ziyaret edip ortak arıyorduk. Ruşen Gezici ise bize 50 milyon daha verin ve kendinizi bu sektörden kurtarın demişti. Dolaşmada bize katıldı. Ben konuşur ve kişileri ortaklığa davet ederdim, Ruşen kalkar ve ortak olmamalarını tavsiye ederdi. Fabrikayı aldıktan sonra ise bize büyük destek vermiştir.

İşte, biz Allah’a böyle inanırız, bize karşı olsa da hak için karşı ise yine birbirimizi severiz ve bir olmaya devam ederiz. Recep Tayyip Erdoğan’ı her şeye rağmen hala desteklememizin sebebi budur. Herkes kendi içtihadına göre hareket edecektir.

İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde (önceleri Ege Üniversitesi’nde) Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli ile güzel bir fakülte oluşturdular. Çok başarılı ilim adamları yetiştireceklerdi. Necmettin Erbakan kendisini Karabük Çelik Demir Fabrikası’na genel müdür yapmak istedi. Gitme dedim. Bir şey yapamazsın dedim. ‘Hiç olmazsa rüşvet aldırmam, rüşvet almayan kimselere iş veririm’ dedi ve gitti. Sonra ona birini gönderdim, mektup yazdım ama almadılar. Bir-iki sene geçti, mektubu aldın mı dedim; vermemişler.

Ruşen Gezici 900 işçiye lojman verdi, 5000 işçiyi de işe aldı, pek sevindim. MSP İskenderun İlçe Başkanı gelmişti, ona sordum, şu cevabı aldım: Bizden bir kişiyi bile alamadılar. Komşu illerden CHP’den gelen birini partimize başkanı yaptılar ve hep onun gönderdiği kimseler yerleştirildi demişti.

Seçim oldu, 5000 kişi bir yana, 900 kişilik lojmanlı sandıktan da MSP’ye oy çıkmadı. Parti Ruşen Gezici’ye baskı yaptı, onları çıkar dedi, çıkardı. Mahkemeye gittiler, iade etti, almadı. Danıştay davalarında yönetimin uygulama yetkisi yoktur. Sulh veya Asliye Mahkeme kararları uygulamak zorunludur dedi. Çıkaramadı.

CHP’den gelen bakan Oğuzhan Asiltürk polise emretti, Ruşen Gezici genel müdür olduğu fabrikaya giremedi ve şikâyetçi bile olmadı!

Bir hatıramı daha anlatayım. Ruşen Gezici bir gün İzmir Akevler Sitesi’ndeki evime geldi. Akşamüstü idi. Şimdilik namaz kılalım, sonra belki bir yere gideriz dedi. Biraz sonra Hasan Dayhan da geldi. Alsancak’ta Prof. Dr. Saffet Solak başkanlığında Erbakan’a karşı toplantı yapıyorlardı. Erbakan da o sıralarda Akevler’den uzak duruyordu. Prof. Dr. Ahmet Tahir Satoğlu ile beraber bizi oraya davet ediyorlarmış. Ruşen Gezici onlara evet ama Süleyman Karagülle’nin evine gelin orada görüşelim demiş. Hasan Dayhan meseleyi anlatınca ben ret cevabını verdim. Ahmet Tahir Satoğlu geldi, aynı cevabı tekrar etti. Hasan Dayhan kalktı ve gitti; Ruşen Gezici de oraya gitmedi.

Sonra yine Ruşen Gezici anlattı. Ankara’da toplanmışlar, Erbakan’ı değiştirme kararı almışlar, güya Mehmet Zahit Kotku öyle istemiş. Ertesi hafta Saffet Solak’ı seçecekler. Nuri Önügören ertesi hafta gelince, “Ben Mehmet Zahit Kotku Efendi ile görüştüm. Biz, siz varsınız diye oradayız, neden bize söylemediniz?” demiş. Mehmet Zahit Kotku da; “Yok öyle şey, ben Erbakan’ı seviyorum” demiş. O böyle söyleyince başkanı değiştirmekten vazgeçmişler, yönetimi değiştirmeye karar vermişler. Kongreye bir ekiple katıldım ve Korkut Özal’ın listeyi deldiği seçimde Erbakan’ın kadrosu genel olarak yerinde kaldı.

Türkiye inkılap tarihi yeniden yazılmalıdır. Millî Görüş Harekâtı ve Adil Düzen oluşumu, Sermaye’nin engellemeyi tasarladığı ama engel olamadığı senaryo olarak ele alınmalıdır. Benim bunları anlatmaya vaktim yoktur. Her şeyi de hatırlayamıyorum. Mesela ilçe adını hatırlayamadım.

Akevler’de Akevler’in tarihini yazanlar çıkmalıdır. Tarih bir topluluğun bilincidir. Tarihini bilmeyen topluluklar bilincini kaybeden insanlar gibidirler.

 


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
04.08.2019
08:57


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1025

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1025. Hafta - 03 Ağustos 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1025. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti ve Akevler

***

Prof. Dr. Ruşen Gezici’nin vefatı vesilesiyle

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Süleyman Arif Emre ve Millî Görüş İnkılabı…

Süleyman Arif Emre ve Millî Görüş İnkılabı - 2

KUR’AN VE İLİM 1025’inci hafta seminerinden

‘Kökü mazide olan atiyim’ çalışmaları yapılmalı

Ruşen Gezici’yi de Rahmeti Rahmana uğurladık

Zalim düzenden ADİL DÜZEN’e geçmek için…

Reşat Nuri EROL

 

***

 

MÜMİNUN SÛRESİ- 9. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ (1) الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ (2) وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ (3) وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ (4) وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ (5) إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ (6) فَمَنِ ابْتَغَى وَرَاءَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْعَادُونَ (7) وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ (8) وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ (9) أُولَئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ (10) الَّذِينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ (11) وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ (12) ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ (13) ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ (14) ثُمَّ إِنَّكُمْ بَعْدَ ذَلِكَ لَمَيِّتُونَ (15) ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تُبْعَثُونَ (16) وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَائِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِلِينَ (17) وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّاهُ فِي الْأَرْضِ وَإِنَّا عَلَى ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ (18) فَأَنْشَأْنَا لَكُمْ بِهِ جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَأَعْنَابٍ لَكُمْ فِيهَا فَوَاكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (19) وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْآكِلِينَ (20) وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (21) وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ (22) وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَقَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (23) فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُرِيدُ أَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَأَنْزَلَ مَلَائِكَةً مَا سَمِعْنَا بِهَذَا فِي آبَائِنَا الْأَوَّلِينَ (24) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ بِهِ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِهِ حَتَّى حِينٍ (25) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (26) فَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِ أَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ فَاسْلُكْ فِيهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُوا إِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ (27) فَإِذَا اسْتَوَيْتَ أَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي نَجَّانَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (28) وَقُلْ رَبِّ أَنْزِلْنِي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِلِينَ (29) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ وَإِنْ كُنَّا لَمُبْتَلِينَ (30) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا آخَرِينَ (31) فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (32) وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَاءِ الْآخِرَةِ وَأَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ (33) وَلَئِنْ أَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَخَاسِرُونَ (34) أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا أَنَّكُمْ مُخْرَجُونَ (35) هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ (36) إِنْ هِيَ إِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ (37) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِنِينَ (38) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (39) قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِمِينَ (40) فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَاءً فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (41) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا آخَرِينَ (42) مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ (43) ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَى كُلَّمَا جَاءَ أُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ أَحَادِيثَ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ (44) ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَى وَأَخَاهُ هَارُونَ بِآيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُبِينٍ (45) إِلَى فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَالِينَ (46) فَقَالُوا أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَ (47) فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَكِينَ (48) وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ (49) وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُ آيَةً وَآوَيْنَاهُمَا إِلَى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ (50) يَاأَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (51) وَإِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ (52) فَتَقَطَّعُوا أَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ (53) فَذَرْهُمْ فِي غَمْرَتِهِمْ حَتَّى حِينٍ (54) أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِهِ مِنْ مَالٍ وَبَنِينَ (55) نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ (56) إِنَّ الَّذِينَ هُمْ مِنْ خَشْيَةِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَ (57) وَالَّذِينَ هُمْ بِآيَاتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ (58) وَالَّذِينَ هُمْ بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ (59) وَالَّذِينَ يُؤْتُونَ مَا آتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَ (60) أُولَئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ (61)

 

***

 

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ (62) بَلْ قُلُوبُهُمْ فِي غَمْرَةٍ مِنْ هَذَا وَلَهُمْ أَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذَلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ (63) حَتَّى إِذَا أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِمْ بِالْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْأَرُونَ (64) لَا تَجْأَرُوا الْيَوْمَ إِنَّكُمْ مِنَّا لَا تُنْصَرُونَ (65) قَدْ كَانَتْ آيَاتِي تُتْلَى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلَى أَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَ (66) مُسْتَكْبِرِينَ بِهِ سَامِرًا تَهْجُرُونَ (67) أَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ أَمْ جَاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ آبَاءَهُمُ الْأَوَّلِينَ (68) أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ (69) أَمْ يَقُولُونَ بِهِ جِنَّةٌ بَلْ جَاءَهُمْ بِالْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ (70)

 

***

 

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا

Va LAv NuKalLiFu NaFSan (Va LAv NuFagGıLu FaGLan)

“Ve bir nefse teklif etmeyiz

كُلْفَة” insanın yüzünde görülen karaltıdır. Görevlilerin taşıdıkları özel başlıklar külfettir. Görevli olan külfetle ifade edilir.

ك kişiliği, ل belirliliği, ف kopmadan ayrılmayı ifade eder.

Bi’set ve risalet insanlara karşı görevdir, muhatapları insanlardır.

Külfet ise eşyaya karşı sorumluluktur, hizmettir. Herkesin kendisinin yapması gerekmektedir. Ortaklık düzenine girerken topluluk içinde herkes mükelleftir. Herkes kendi görevini kendi içtihadı ile yapar. Kimse kimsenin emrinde olmaz. Ne var ki herkes kurallara ve projeye göre iş yapar, sözleşmelere ve ahitlere uyar. Böylece birlik sağlanır, ürün elde edilir.

Herkes kendi içtihadı ile hareket edince her zaman uyum sağlanmaz ve bazı zararlar doğabilir. Oysa işçilik sisteminde herkese bir görev verilir. Daha verimli bir üretim olur.

Bu böyle olmakla beraber ortaklık sistemi olan içtihat sistemi tercih edilmektedir. 

Bunun sebepleri vardır.

1) İnsan kendi içtihadı ile hareket edecek, dolayısıyla kendisi mesul/sorumlu olacaktır. İnsanı yaratıkların en gelişmişi olan varlık yapan bu özelliğidir.

2) İşçilik sisteminde üretim daha verimli olsa da gelişme ve ilerleme olmaz. Oysa içtihat sisteminde herkes araştırma içinde olduğundan uygarlaşma sağlanır. İnsanın uygarlaşan varlık olması bununla sağlanır.

3) İşçilik sisteminde önce eğitim verilir ve bu seneler sürer. Sonra ona iş verilir. İçtihat sisteminde insan bu zamanlarda verimsiz de olsa hem üretim yapar hem de kendi kendine belli işler yapmaya başlar. 

4) İçtihat sisteminde insan sevdiği işi yaptığı için hem daha uzun zaman çalışır hem de daha verimli çalışır

Ortaklık sistemine geçilirken Allah kimsenin vus’undan fazlasını yüklemez, hatadan sorumlu olmadığımızı da bildirmektedir.

...

DEVAMI VE TAMAMI SEMİNERLER'DE...




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden…
24.8.2019 8 Okunma
2 Yorum 24.08.2019 08:45
Süleyman Karagülle
Fatura
23.8.2019 35 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol’
23.8.2019 36 Okunma
2 Yorum 23.08.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
Türkiye, İran Rusya ve ‘Adil Düzen’ çalışması
23.8.2019 43 Okunma
1 Yorum 23.08.2019 11:32
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Başkanları aldık görevden… Onlara oy veren
23.8.2019 21 Okunma
Ayhan Saltan
STERİL DÜNYA STERİL SİYASET VE STERİL İNSAN
23.8.2019 13 Okunma
Mete Firidin
Kuran’a Göre Nikah Yaşı
23.8.2019 64 Okunma
1 Yorum 24.08.2019 02:20
Süleyman Karagülle
Gazeteci değil sistem suçlu
22.8.2019 40 Okunma
Yakup Gündüz
Kelebek etkisi
22.8.2019 34 Okunma
Süleyman Karagülle
Devlette Metal Yorgunluğu
22.8.2019 50 Okunma
Reşat Nuri Erol
En, en, en… Önemli sorun; kör, sağır ve dilsizler
21.8.2019 51 Okunma
2 Yorum 21.08.2019 07:52
Yakup Gündüz
Sorumluluklarımız var
21.8.2019 45 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakemlik
20.8.2019 63 Okunma
Reşat Nuri Erol
Medeniyet krizi, ekonomik inkılap, faizsiz banka
20.8.2019 93 Okunma
2 Yorum 20.08.2019 16:06
Süleyman Karagülle
On yedi yıl
19.8.2019 81 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstanbul’un/Dünya’nın Depremi; Sosyal Tufan!
19.8.2019 57 Okunma
2 Yorum 19.08.2019 07:05
Hikmet Güveloğlu
Doğu Akdeniz'de Türkiye Tutunabilir mi?
19.8.2019 1604 Okunma
Süleyman Karagülle
Bizans
19.8.2019 62 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇLAR VE ENFLASYON SORUNU
18.8.2019 37 Okunma
Süleyman Karagülle
MEHMED ŞEVKET EYGİ VE ERDOĞAN
18.8.2019 55 Okunma
Süleyman Karagülle
Suriyeliler, sorunlar ve yapılması gereken
18.8.2019 49 Okunma
1 Yorum 22.08.2019 07:24
Süleyman Karagülle
YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ
18.8.2019 32 Okunma
Reşat Nuri Erol
17 Ağustos Marmara Depremi vesilesiyle uyarı!
18.8.2019 59 Okunma
2 Yorum 18.08.2019 07:48
Süleyman Karagülle
Doğru siyaset
17.8.2019 43 Okunma
Ahmet Yücel
FAİZSİZ BANKACILIK ÜZERİNE
17.8.2019 62 Okunma
Reşat Nuri Erol
Muhafazakâr camianın gündeminde neler var!
17.8.2019 60 Okunma
2 Yorum 17.08.2019 13:47
Hikmet Güveloğlu
ARSIZA SÖZ, KOKMUŞA TUZ KÂR ETMEZ
16.8.2019 3522 Okunma
3 Yorum 16.08.2019 20:00
Süleyman Karagülle
İlim
16.8.2019 51 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kurban Bayramı; gerçek bayram nasıl olmalı…
16.8.2019 67 Okunma
2 Yorum 16.08.2019 08:15
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Bayram ümidi ya da ümit bayramı…
16.8.2019 32 Okunma
Süleyman Karagülle
Tercih
15.8.2019 85 Okunma
Süleyman Karagülle
Faizli düzen
15.8.2019 63 Okunma
Süleyman Karagülle
Kutuplar dengesi
15.8.2019 55 Okunma
Hikmet Güveloğlu
"PKK LAĞVEDİLECEK" Tarih: 20.01.2019
13.8.2019 759 Okunma
Süleyman Karagülle
Yayın Kooperatifi
12.8.2019 74 Okunma
Süleyman Karagülle
Bayram Tebriği
12.8.2019 86 Okunma
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2
11.8.2019 87 Okunma
2 Yorum 11.08.2019 14:00
Süleyman Karagülle
Şartlandırma
10.8.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…
10.8.2019 94 Okunma
1 Yorum 10.08.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Sınırlar
9.8.2019 83 Okunma
Reşat Nuri Erol
Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit
9.8.2019 91 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 09:15
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Can yakıcı çığlık… Suçlu ile suçsuzu, hak
9.8.2019 91 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 23:45
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Mürşidi Allah Resûlü Olmayanın Mürşidi Şeytandır
8.8.2019 60 Okunma
Süleyman Karagülle
Normal
8.8.2019 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın ziyareti vesilesiyle…
8.8.2019 191 Okunma
5 Yorum 09.08.2019 15:37
Süleyman Karagülle
Ümitli olmak için
7.8.2019 110 Okunma
Yakup Gündüz
ESMA
7.8.2019 85 Okunma
Yakup Gündüz
Bhutan ya da son
7.8.2019 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni bir yazar, Yakup Gündüz ve yazdığı yazılar
7.8.2019 203 Okunma
3 Yorum 07.08.2019 20:27
Süleyman Karagülle
Doğrusu
6.8.2019 107 Okunma