Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Ruşen Gezici’yi de Rahmet-i Rahman’a uğurladık
2.8.2019
100 Okunma, 2 Yorum

 

Ruşen Gezici’yi de Rahmet-i Rahman’a uğurladık

İnna lillahi ve inna ileyhi raci’un…

Prof. Dr. Ruşen Gezici ağabeyimizi de rahmeti rahmana uğurladık...

Evet, önceki yazımda da hatırlattığım üzere, üç hafta boyunca her hafta bir çınarımızı kaybettik. Önce Mehmed Şevket Eygi; kendisini dört yazıyla andım… Sonra MSP’mizin ilk genel başkanı Süleyman Arif Emre; iki yazıyla andım… Ve son olarak da Erbakan Hocamızın başlangıç olarak Gümüş Motor döneminden en son Refahyol Hükümeti dönemine kadar yakın çalışma arkadaşı olan Prof. Dr. Rüşen Gezici… Süleyman Arif Emre ile ilgili yazılarımda ifade ettiğim üzere, içinde bulunduğumuz döneme ve merhaleye kolay gelinmedi, çok zor şartlara rağmen bu ‘değişim ve inkılap’ gerçekleşti; bundan dolayı ‘Millî Görüş İnkılabı’ ehliyetli kişilerce mutlaka yazılmalı… Neden? Maziyi yani geçmişi iyi bilip kavramazsak, atiyi yani geleceği iyi oluşturamayız. Beyatlı gibi ‘kökü mazide olan atiyim’ demeliyiz...

Adnan Öksüz arkadaşımız, “Ruşen Gezici’nin oğlu anlattı” başlıklı yazısında (31.07.2019), merhumun özel bazı özelliklerini, oğlunun sözleriyle yazdı. Yazı şöyle başlıyor: “Millî Görüş Lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yakın çalışma arkadaşlarından Prof. Dr. Ruşen Gezici Hakk’ın rahmetine kavuştu. Kimdi, Ruşen Gezici, nasıl biriydi? Oğlu Bahadır Gezici ile konuştum. Şunları anlattı;”

Detaylar Adnan Öksüz’ün yazısında; özellikle Erbakan Hocamız merkezli gelişip yaşanan bu örnek alınası hayat hikâyesinin tekrar tekrar okunmasını tavsiye ederim…

İnşallah evlatları vesile olur da bilmediğimiz daha nice yönler de yazılır; yazılmalı…

Prof. Dr. Ruşen Gezici ağabeyimizi, her şeyden önce, Üstadımın en yakın üniversite yılları arkadaşlarından biri olarak tanıdım ve her seferinde Üstad ile ilgili özel bilgiler edindim. Bu bilgilerin bence en önemli olanı konusunda bir gün dikkatimi çekerek şöyle demişti: “Reşat, sen yıllardan beri Süleyman ile çalışıyorsun. Şunu bilmen gerekiyor. Süleyman İstanbul Teknik Üniversitesi’ne öğrenci olarak geldiğinde, İslam âlimi seviyesinde bilgi sahibiydi ve bizim aramızdaki o zamanki lakabı da ‘Ebu Hanife’ idi.” Ruşen Gezici’den öğrendiğim bu özellik, Üstad ile yarım yüzyıla varan Kur’an ve ‘Adil Düzen’ merkezli çalışma birlikteliğimizin ana sebeplerinden biridir. Ruşen Gezici’yi biraz da Üstadımdan dinleyelim:

“Üniversiteye geldiğimizde, liseden yakın arkadaşlarım Abdurrahman Ünsal, İlhami Karayalçın ve ben zaten ekiptik. Çevremizde kıymetli arkadaşlar toplandı; Şükrü Tüzün, Kazım Bilge, Suphi Koral ve Ruşen Gezici... İstanbul’da İskender Paşa Cemaati vardı, Yahya Oğuz onun temsilcisiydi. Bir mescidimiz vardı, onlarla birleşmiş olarak bunları orada tanıdım...

Ruşen Gezici ile daha sonra kooperatif kurduğumuzda da hep beraber olduk...

Ruşen Gezici’yi Necmettin Erbakan döküm üzerinde doktora yapmak üzere Almanya’ya gönderdi ve o Gümüş Motor’un teknik sorumluluğunu yüklenen arkadaşımızdır.

İzmir’de 1985 yılında kooperatif olarak o zamanın 50 milyon lirasını vererek Özdemir Çelik Döküm Fabrikası’nı satın almaya çalışıyorduk. İstanbul’da cemaatleri ziyaret edip ortak arıyorduk. Ruşen Gezici ise bize ‘50 milyon daha verin ve kendinizi bu sektörden kurtarın’ demişti. Dolaşmada bize katıldı. Ben konuşur ve kişileri ortaklığa davet ederdim, Ruşen kalkar ve ortak olmamalarını tavsiye ederdi. Fabrikayı aldıktan sonra ise bize büyük destek vermiştir...

İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde (önceleri Ege Üniversitesi’nde) Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli ile güzel bir fakülte oluşturdular, çok başarılı ilim adamları yetiştirildi...

Bir hatıramı daha anlatayım. Ruşen Gezici bir gün İzmir Akevler Sitesi’ndeki evime geldi. Biraz sonra Hasan Dayhan da geldi. Alsancak’ta Prof. Dr. Saffet Solak başkanlığında Erbakan’a karşı toplantı yapıyorlardı. Prof. Dr. Ahmet Tahir Satoğlu ile beraber bizi oraya davet ediyorlarmış. Ruşen Gezici onlara, ‘Evet ama Süleyman Karagülle’nin evine gelin orada görüşelim’ demiş. Hasan Dayhan meseleyi anlatınca ben ret cevabını verdim. Ahmet Tahir Satoğlu geldi, aynı cevabı tekrar etti. Ruşen Gezici de oraya gitmedi...”

Tekrar hatırlatıyorum: Türkiye inkılap tarihi yeniden yazılmalı ama Millî Görüş Harekâtı ve Adil Düzen oluşumu da eklenerek ehil ve emin olanlarca yazılmalıdır...

 


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
02.08.2019
21:10

MİLLÎ GAZETE

Ruşen Gezici’yi de Rahmet-i Rahman’a uğurladık

İnnalillahiveinnaileyhiraci’un…

Prof. Dr. Ruşen Gezici ağabeyimizi de rahmeti rahmana uğurladık...

Evet, önceki yazımda da hatırlattığım üzere, üç hafta boyunca her hafta bir çınarımızı kaybettik. Önce Mehmed Şevket Eygi; kendisini dört yazıyla andım… Sonra MSP’mizin ilk genel başkanı Süleyman Arif Emre; iki yazıyla andım… Ve son olarak da Erbakan Hocamızın başlangıç olarak Gümüş Motor döneminden en son Refah-Yol Hükümeti dönemine kadar yakın çalışma arkadaşı olan Prof. Dr. Rüşen Gezici… Süleyman Arif Emre ile ilgili yazılarımda ifade ettiğim üzere, içinde bulunduğumuz döneme ve merhaleye kolay gelinmedi, çok zor şartlara rağmen bu ‘değişim ve inkılâp’ gerçekleşti; bundan dolayı ‘Millî Görüş İnkılâbı’ ehliyetli kişilerce mutlaka yazılmalı… Neden? Maziyi yani geçmişi iyi bilip kavramazsak, atiyi yani geleceği iyi oluşturamayız. Beyatlı gibi ‘kökü mazide olan atiyim’ demeliyiz...

Adnan Öksüz arkadaşımız, “Ruşen Gezici’nin oğlu anlattı” başlıklı yazısında (31.07.2019), merhumun özel bazı özelliklerini, oğlunun sözleriyle yazdı. Yazı şöyle başlıyor: “Millî Görüş Lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yakın çalışma arkadaşlarından Prof. Dr. Ruşen Gezici Hakk’ın rahmetine kavuştu. Kimdi, Ruşen Gezici, nasıl biriydi? Oğlu Bahadır Gezici ile konuştum. Şunları anlattı;”

Detaylar Adnan Öksüz’ün yazısında; özellikle Erbakan Hocamız merkezli gelişip yaşanan bu örnek alınası hayat hikâyesinin tekrar tekrar okunmasını tavsiye ederim…

İnşallah evlatları vesile olur da bilmediğimiz daha nice yönler de yazılır; yazılmalı…

Prof. Dr. Ruşen Gezici ağabeyimizi, her şeyden önce, üstadımın en yakın üniversite yılları arkadaşlarından biri olarak tanıdım ve her seferinde üstad ile ilgili özel bilgiler edindim. Bu bilgilerin bence en önemli olanı konusunda bir gün dikkatimi çekerek şöyle demişti: “Reşat, sen yıllardan beri Süleyman ile çalışıyorsun. Şunu bilmen gerekiyor. Süleyman İstanbul Teknik Üniversitesi’ne öğrenci olarak geldiğinde, İslam âlimi seviyesinde bilgi sahibiydi ve bizim aramızdaki o zamanki lakabı da ‘Ebu Hanife’ idi.” Ruşen Gezici’den öğrendiğim bu özellik, üstad ile yarım yüzyıla varan Kur’an ve ‘Adil Düzen’ merkezli çalışma birlikteliğimizin ana sebeplerinden biridir. Ruşen Gezici’yi biraz da üstadımdan dinleyelim:

“Üniversiteye geldiğimizde, liseden yakın arkadaşlarım Abdurrahman Ünsal, İlhami Karayalçın ve ben zaten ekiptik. Çevremizde kıymetli arkadaşlar toplandı; Şükrü Tüzün, Kazım Bilge, Suphi Koral ve Ruşen Gezici... İstanbul’da İskender Paşa Cemaati vardı, Yahya Oğuz onun temsilcisiydi. Bir mescidimiz vardı, onlarla birleşmiş olarak bunları orada tanıdım...

Ruşen Gezici ile daha sonra kooperatif kurduğumuzda da hep beraber olduk...

Ruşen Gezici’yi Necmettin Erbakan döküm üzerinde doktora yapmak üzere Almanya’ya gönderdi ve o Gümüş Motor’un teknik sorumluluğunu yüklenen arkadaşımızdır.

İzmir’de 1985 yılında kooperatif olarak o zamanın 50 milyon lirasını vererek Özdemir Çelik Döküm Fabrikası’nı satın almaya çalışıyorduk. İstanbul’da cemaatleri ziyaret edip ortak arıyorduk. Ruşen Gezici ise bize, ‘50 milyon daha verin ve kendinizi bu sektörden kurtarın’ demişti. Dolaşmada bize katıldı. Ben konuşur ve kişileri ortaklığa davet ederdim, Ruşen kalkar ve ortak olmamalarını tavsiye ederdi. Fabrikayı aldıktan sonra ise bize büyük destek vermiştir...

İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde (önceleri Ege Üniversitesi’nde) Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli ile güzel bir fakülte oluşturdular, çok başarılı ilim adamları yetiştirildi...

Bir hatıramı daha anlatayım. Ruşen Gezici bir gün İzmir Akevler Sitesi’ndeki evime geldi. Biraz sonra Hasan Dayhan da geldi. Alsancak’ta Prof. Dr. Saffet Solak başkanlığında Erbakan’a karşı toplantı yapıyorlardı. Prof. Dr. Ahmet Tahir Satoğlu ile beraber bizi oraya davet ediyorlarmış. Ruşen Gezici onlara, ‘Evet ama Süleyman Karagülle’nin evine gelin orada görüşelim’ demiş. Hasan Dayhan meseleyi anlatınca ben ret cevabını verdim. Ahmet Tahir Satoğlu geldi, aynı cevabı tekrar etti. Ruşen Gezici de oraya gitmedi...”

Tekrar hatırlatıyorum: Türkiye inkılâp tarihi yeniden yazılmalı ama Millî Görüş hareketi ve Adil Düzen oluşumu da eklenerek ehil ve emin olanlarca yazılmalıdır...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

02 Ağustos 2019
Reşat Nuri Erol
02.08.2019
21:12


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1024

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1024. Hafta - 27 Temmuz 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1024. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

SÜLEYMAN ARIF EMRE’NIN VEFATI VESILESIYLE

***

İhtiyaç; www.akevler.org ve bir dergi

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Adil Düzen olsa S-500 de F-36 da üretilmiş olur

Mehmed Şevket Eygi yazıları, D-8, F-35 ve aile…

Teşhis ve tedavilere, çare ve çözümlere devam…

Süleyman Arif Emre ve Millî Görüş İnkılabı…

Reşat Nuri EROL

 

***

 

MÜMİNUN SÛRESİ- 8. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ (1) الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ (2) وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ (3) وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ (4) وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ (5) إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ (6) فَمَنِ ابْتَغَى وَرَاءَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْعَادُونَ (7) وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ (8) وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ (9) أُولَئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ (10) الَّذِينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ (11) وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ (12) ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ (13) ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ (14) ثُمَّ إِنَّكُمْ بَعْدَ ذَلِكَ لَمَيِّتُونَ (15) ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تُبْعَثُونَ (16) وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَائِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِلِينَ (17) وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّاهُ فِي الْأَرْضِ وَإِنَّا عَلَى ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ (18) فَأَنْشَأْنَا لَكُمْ بِهِ جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَأَعْنَابٍ لَكُمْ فِيهَا فَوَاكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (19) وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْآكِلِينَ (20) وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (21) وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ (22) وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَقَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (23) فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُرِيدُ أَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَأَنْزَلَ مَلَائِكَةً مَا سَمِعْنَا بِهَذَا فِي آبَائِنَا الْأَوَّلِينَ (24) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ بِهِ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِهِ حَتَّى حِينٍ (25) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (26) فَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِ أَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ فَاسْلُكْ فِيهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُوا إِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ (27) فَإِذَا اسْتَوَيْتَ أَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي نَجَّانَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (28) وَقُلْ رَبِّ أَنْزِلْنِي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِلِينَ (29) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ وَإِنْ كُنَّا لَمُبْتَلِينَ (30) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا آخَرِينَ (31) فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (32) وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَاءِ الْآخِرَةِ وَأَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ (33) وَلَئِنْ أَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَخَاسِرُونَ (34) أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا أَنَّكُمْ مُخْرَجُونَ (35) هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ (36) إِنْ هِيَ إِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ (37) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِنِينَ (38) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (39) قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِمِينَ (40) فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَاءً فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (41) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا آخَرِينَ (42) مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ (43) ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَى كُلَّمَا جَاءَ أُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ أَحَادِيثَ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ (44) ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَى وَأَخَاهُ هَارُونَ بِآيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُبِينٍ (45) إِلَى فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَالِينَ (46) فَقَالُوا أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَ (47) فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَكِينَ (48) وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ (49) وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُ آيَةً وَآوَيْنَاهُمَا إِلَى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ (50) يَاأَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (51) وَإِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ (52)

 

***

 

فَتَقَطَّعُوا أَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ (53) فَذَرْهُمْ فِي غَمْرَتِهِمْ حَتَّى حِينٍ (54) أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِهِ مِنْ مَالٍ وَبَنِينَ (55) نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ (56) إِنَّ الَّذِينَ هُمْ مِنْ خَشْيَةِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَ (57) وَالَّذِينَ هُمْ بِآيَاتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ (58) وَالَّذِينَ هُمْ بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ (59) وَالَّذِينَ يُؤْتُونَ مَا آتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَ (60) أُولَئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ (61)

 

فَتَقَطَّعُوا

Fa TaQaoOaGUv(Fa TaFagGaLUv)

“Takattu’ ettiler”

قَطْع kopmuş veya ayrılmış bölüm demektir.

ق kuvveti, ط uyumluluğu, ع etkiyi ifade eder.

Türkçede “kıta” yeryüzünün en büyük parçalarına dendiği gibi askeri birliklere de denir. “Kat’ etmek” boydan boya geçmek anlamındadır.

İş bölümü ameli salihattır. Batılılarda iş bölümü yöneticiler tarafından yapılır. Kur’an düzeninde işçilik yoktur, iş bölümü yapılmaz, ameli salihat yapılır. Merkezden iş verme takdir etme demektir. Ameli salihat ise herkes iş yaparken yaptığı işin başkasının işine uygun olmasıdır. Araba lastiği üreten kimse, araba üretenin jantına lastik üretir. İşçilik sisteminde ise ‘Sen bunu yap, sen şunu yap’ şeklinde iş bölümü yapılır.

فَ harfinin gelmesi bu hitabın geçmişte anlatılanlara ek olarak bu ümmeti doğrudan  ilgilendirmesi demektir. Bu, yirminci yüzyılın durumunu anlatır. فَ olarak getirilmesi, Kur’an nazil olduktan sonra birinci Kur’an uygarlığının arkasında olan günümüzü anlatması demektir. Günümüzün işçilik sistemini anlatır. Çıkar çatışmasını anlatır. 

...




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Devlet ve Diyanet’ten bu kadar! Gerisi bizden…
24.8.2019 9 Okunma
2 Yorum 24.08.2019 08:45
Süleyman Karagülle
Fatura
23.8.2019 36 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol’
23.8.2019 36 Okunma
2 Yorum 23.08.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
Türkiye, İran Rusya ve ‘Adil Düzen’ çalışması
23.8.2019 43 Okunma
1 Yorum 23.08.2019 11:32
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Başkanları aldık görevden… Onlara oy veren
23.8.2019 21 Okunma
Ayhan Saltan
STERİL DÜNYA STERİL SİYASET VE STERİL İNSAN
23.8.2019 13 Okunma
Mete Firidin
Kuran’a Göre Nikah Yaşı
23.8.2019 64 Okunma
1 Yorum 24.08.2019 02:20
Süleyman Karagülle
Gazeteci değil sistem suçlu
22.8.2019 40 Okunma
Yakup Gündüz
Kelebek etkisi
22.8.2019 34 Okunma
Süleyman Karagülle
Devlette Metal Yorgunluğu
22.8.2019 50 Okunma
Reşat Nuri Erol
En, en, en… Önemli sorun; kör, sağır ve dilsizler
21.8.2019 51 Okunma
2 Yorum 21.08.2019 07:52
Yakup Gündüz
Sorumluluklarımız var
21.8.2019 45 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakemlik
20.8.2019 63 Okunma
Reşat Nuri Erol
Medeniyet krizi, ekonomik inkılap, faizsiz banka
20.8.2019 93 Okunma
2 Yorum 20.08.2019 16:06
Süleyman Karagülle
On yedi yıl
19.8.2019 81 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstanbul’un/Dünya’nın Depremi; Sosyal Tufan!
19.8.2019 57 Okunma
2 Yorum 19.08.2019 07:05
Hikmet Güveloğlu
Doğu Akdeniz'de Türkiye Tutunabilir mi?
19.8.2019 1604 Okunma
Süleyman Karagülle
Bizans
19.8.2019 62 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇLAR VE ENFLASYON SORUNU
18.8.2019 37 Okunma
Süleyman Karagülle
MEHMED ŞEVKET EYGİ VE ERDOĞAN
18.8.2019 55 Okunma
Süleyman Karagülle
Suriyeliler, sorunlar ve yapılması gereken
18.8.2019 49 Okunma
1 Yorum 22.08.2019 07:24
Süleyman Karagülle
YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ
18.8.2019 32 Okunma
Reşat Nuri Erol
17 Ağustos Marmara Depremi vesilesiyle uyarı!
18.8.2019 59 Okunma
2 Yorum 18.08.2019 07:48
Süleyman Karagülle
Doğru siyaset
17.8.2019 43 Okunma
Ahmet Yücel
FAİZSİZ BANKACILIK ÜZERİNE
17.8.2019 62 Okunma
Reşat Nuri Erol
Muhafazakâr camianın gündeminde neler var!
17.8.2019 60 Okunma
2 Yorum 17.08.2019 13:47
Hikmet Güveloğlu
ARSIZA SÖZ, KOKMUŞA TUZ KÂR ETMEZ
16.8.2019 3522 Okunma
3 Yorum 16.08.2019 20:00
Süleyman Karagülle
İlim
16.8.2019 51 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kurban Bayramı; gerçek bayram nasıl olmalı…
16.8.2019 67 Okunma
2 Yorum 16.08.2019 08:15
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Bayram ümidi ya da ümit bayramı…
16.8.2019 32 Okunma
Süleyman Karagülle
Tercih
15.8.2019 85 Okunma
Süleyman Karagülle
Faizli düzen
15.8.2019 63 Okunma
Süleyman Karagülle
Kutuplar dengesi
15.8.2019 55 Okunma
Hikmet Güveloğlu
"PKK LAĞVEDİLECEK" Tarih: 20.01.2019
13.8.2019 759 Okunma
Süleyman Karagülle
Yayın Kooperatifi
12.8.2019 74 Okunma
Süleyman Karagülle
Bayram Tebriği
12.8.2019 86 Okunma
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2
11.8.2019 87 Okunma
2 Yorum 11.08.2019 14:00
Süleyman Karagülle
Şartlandırma
10.8.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…
10.8.2019 94 Okunma
1 Yorum 10.08.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Sınırlar
9.8.2019 83 Okunma
Reşat Nuri Erol
Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit
9.8.2019 91 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 09:15
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Can yakıcı çığlık… Suçlu ile suçsuzu, hak
9.8.2019 91 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 23:45
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Mürşidi Allah Resûlü Olmayanın Mürşidi Şeytandır
8.8.2019 60 Okunma
Süleyman Karagülle
Normal
8.8.2019 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın ziyareti vesilesiyle…
8.8.2019 192 Okunma
5 Yorum 09.08.2019 15:37
Süleyman Karagülle
Ümitli olmak için
7.8.2019 110 Okunma
Yakup Gündüz
ESMA
7.8.2019 85 Okunma
Yakup Gündüz
Bhutan ya da son
7.8.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni bir yazar, Yakup Gündüz ve yazdığı yazılar
7.8.2019 203 Okunma
3 Yorum 07.08.2019 20:27
Süleyman Karagülle
Doğrusu
6.8.2019 107 Okunma