Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘Velleżîne hum li’z-zekâti fâ’ilûne Ve zekât için fail
15.6.2019
393 Okunma, 2 Yorum

 

‘Velleżîne hum li’z-zekâti fâ’ilûne / Ve zekât için fail olanlar’

Müminun Suresi’nin birinci ayeti ile başladık;

Kad efleha’l-mü’minûne.”

Müminun Suresi’nin ikinci ve üçüncü ayetleri ile devam ettik...

Önceki yazılarımızın devamı, Müminun Suresi’nin dördüncü ayeti ile devam edelim…

“Saksılarda bitki dikerler. Bir de plastikten bitkiler koyarlar. Plastik bitki gibileri her gün temizlenmezse kirlenir, solar ama canlı bitkiler yeşilliğini sürdürürler. Çöllerdeki bitkilere bu parlaklıktan dolayı ‘zekât’ denmektedir; sonraları kamuya ait paylara ‘zekât’ adı verilmiştir.

Hasattan doğrudan yararlanmak caiz değildir, çünkü onda kamu payı vardır ama kamu payını yani zekâtı ayırdıktan sonra artık o kişinin mülkü hâline gelir. Ürünleri biz beşe bölüyoruz. İki pay kira payıdır. İki pay da emek payıdır. Bir pay ise genel hizmet payıdır, o da emektir. Kira payının yarısı kamu payı, yarısı da eski emeklerin payı olarak ayrılır.

Çalışanlar yaşamak için çalışmıyorlar, tüm insanlığın yaşaması için çalışıyorlar, yaşamalarını da insanlık onlara sağlıyor. Tüm faaliyetler topluluk içindir. Bütün ürünler zekâttır. Ürün sonra girdilere bölüşülür. Emek sahibi, yapı sahibi, hizmet sahibi, hammadde sahibi ortak fondan paylarını alırlar.

İnsanlar günde altı saat çalışırlar, onunla kendileri yaşarlar, çocuklarını büyütürler; geri kalan çalışmalar ile ekonomik gelişmeyi sağlarlar yani topluluğun büyümesini temin ederler. Bunlar iki kısımdır.

İsteyenler çalışırlar ve öğrenirler. İrfanlarını artırırlar, ilimde ilerlemeyi ve uygarlaşmayı sağlarlar.

İsteyenler ihtiyaçtan fazlasını üretirler, inşaat yaparlar, fabrika kurarlar, ağaç dikerler, artan nüfusa işyeri hazırlarlar.

Bunların “kıyam mülkiyeti” kendilerinde kalır, “yararlanma mülkiyeti” ise emek karşılığı vârislerine intikal eder, kıyam mülkiyeti vârislere intikal etmez.

Bir semt veya bucakta oturan halk birdir, aynı kimselerdir. Kişilerin hepsi Ahmet’tir, Hasan’dır, Fatma’dır, Ayşe’dir ama bunlar ortaklıklar kurarlar.

Aynı kişilerden oluşmakla beraber ortaklıkları farklıdır. Önce dört dayanışma ortaklığı ayrı ayrı olmakla birlikte hepsi o ortaklık içinde yer alırlar. Demek ki toplulukta kişiler ortaklıklar oluşturarak birlikte iş yürütürler.

Bu ayetlerde altı tane “ellezîne” geçmektedir.

Demek ki altı konuda organize olmamız gerekmektedir.

Aynı kişiler ayrı ayrı kurumlar oluşturacaklardır.

Kişiler aynıdır ama kurumlar farklıdır.

Bu sebeple “ellezîne”ler tekrar edilmektedir.

Birinci kurum “salât/namaz” kurumudur. Salât tekil gelmiş ve muzafun ileyh çoğul gelmiştir. Bu hacdır. Orada huşu istenmektedir.

Arkasından lağvdan iraz edenler denmektedir.

Bu kurum nedir?

Bu da işsizler kurumudur. Bir iş yerine gidip alacaklı olarak iş yapmayanlar işsizler yerine geçerler. Burada okuma, ticaret yapma, çalışıp bir şeyler üretme serbesttir. Burada bulundukları saat kadar da işsizlik payı alırlar. Zamanlarını değerlendirme tamamen kendilerine aittir. Ortada ürün meydana gelirse de paylarını alırlar. Çalışanlardan yüzde bir kesilir diyelim; bunlara bölüştürülür, tamamen saat ve dereceleri ile orantılı olarak bölüştürülür. Buraya gelenler yüzde birden fazla ise yevmiyeleri çalışanlarınkinden fazla olur, çoksa ona göre payları azalır, kendiliğinden çalışmayanların sayısı dengelenir. İşsizlik sigortası böyle yapılmış olur.” (KUR’AN VE İLİM, 1017. Hafta Seminerimizden)

Bu seminerleri yani KUR’AN VE İLİM Haftalık Seminerlerimizi takip edenlerin görevleri vardır; burada söylenenleri ve yazılanları aktarmak ve duyurmak. Sadece haber olarak aktarmak, duyurmak ve savunmak değil; aynı zamanda imkânlar ölçüsünde uygulamak...

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
15.06.2019
08:37

MİLLÎ GAZETE

MİLLÎ GAZETE

‘Vellezîne hum li’z-zekâti fâ’ilûne / Ve zekât için fail olanlar’

Müminun Suresi’nin birinci ayeti ile başladık; “Kad efleha’l-mü’minûne.”

Müminun Suresi’nin ikinci ve üçüncü ayetleri ile devam ettik...

Önceki yazılarımızın devamı, Müminun Suresi’nin dördüncü ayeti ile devam edelim…

“Saksılarda bitki dikerler. Bir de plastikten bitkiler koyarlar. Plastik bitki gibileri her gün temizlenmezse kirlenir, solar ama canlı bitkiler yeşilliğini sürdürürler. Çöllerdeki bitkilere bu parlaklıktan dolayı ‘zekât’ denmektedir; sonraları kamuya ait paylara ‘zekât’ adı verilmiştir.

Hasattan doğrudan yararlanmak caiz değildir, çünkü onda kamu payı vardır ama kamu payını yani zekâtı ayırdıktan sonra artık o kişinin mülkü hâline gelir. Ürünleri biz beşe bölüyoruz. İki pay kira payıdır. İki pay da emek payıdır. Bir pay ise genel hizmet payıdır, o da emektir. Kira payının yarısı kamu payı, yarısı da eski emeklerin payı olarak ayrılır.

Çalışanlar yaşamak için çalışmıyorlar, tüm insanlığın yaşaması için çalışıyorlar, yaşamalarını da insanlık onlara sağlıyor. Tüm faaliyetler topluluk içindir. Bütün ürünler zekâttır. Ürün sonra girdilere bölüşülür. Emek sahibi, yapı sahibi, hizmet sahibi, hammadde sahibi ortak fondan paylarını alırlar.

İnsanlar günde altı saat çalışırlar, onunla kendileri yaşarlar, çocuklarını büyütürler; geri kalan çalışmalar ile ekonomik gelişmeyi sağlarlar yani topluluğun büyümesini temin ederler. Bunlar iki kısımdır.

İsteyenler çalışırlar ve öğrenirler. İrfanlarını artırırlar, ilimde ilerlemeyi ve uygarlaşmayı sağlarlar.

İsteyenler ihtiyaçtan fazlasını üretirler, inşaat yaparlar, fabrika kurarlar, ağaç dikerler, artan nüfusa işyeri hazırlarlar.

Bunların ‘kıyam mülkiyeti’ kendilerinde kalır, ‘yararlanma mülkiyeti’ ise emek karşılığı vârislerine intikal eder, kıyam mülkiyeti vârislere intikal etmez.

Bir semt veya bucakta oturan halk birdir, aynı kimselerdir. Kişilerin hepsi Ahmet’tir, Hasan’dır, Fatma’dır, Ayşe’dir ama bunlar ortaklıklar kurarlar.

Aynı kişilerden oluşmakla beraber ortaklıkları farklıdır. Önce dört dayanışma ortaklığı ayrı ayrı olmakla birlikte hepsi o ortaklık içinde yer alırlar. Demek ki toplulukta kişiler ortaklıklar oluşturarak birlikte iş yürütürler.

Bu ayetlerde altı tane ‘ellezîne’ geçmektedir.

Demek ki altı konuda organize olmamız gerekmektedir.

Aynı kişiler ayrı ayrı kurumlar oluşturacaklardır.

Kişiler aynıdır ama kurumlar farklıdır.

Bu sebeple ‘ellezîne’ler tekrar edilmektedir.

Birinci kurum ‘salât/namaz’ kurumudur. Salât tekil gelmiş ve muzafunileyh çoğul gelmiştir. Bu hacdır. Orada huşu istenmektedir.

Arkasından lağvdaniraz edenler denmektedir.

Bu kurum nedir?

Bu da işsizler kurumudur. Bir iş yerine gidip alacaklı olarak iş yapmayanlar işsizler yerine geçerler. Burada okuma, ticaret yapma, çalışıp bir şeyler üretme serbesttir. Burada bulundukları saat kadar da işsizlik payı alırlar. Zamanlarını değerlendirme tamamen kendilerine aittir. Ortada ürün meydana gelirse de paylarını alırlar. Çalışanlardan yüzde bir kesilir diyelim; bunlara bölüştürülür, tamamen saat ve dereceleri ile orantılı olarak bölüştürülür. Buraya gelenler yüzde birden fazla ise yevmiyeleri çalışanlarınkinden fazla olur, çoksa ona göre payları azalır, kendiliğinden çalışmayanların sayısı dengelenir. İşsizlik sigortası böyle yapılmış olur.” (KUR’AN VE İLİM, 1017. Hafta Seminerimizden)

Bu seminerleri yani KUR’AN VE İLİM Haftalık Seminerlerimizi takip edenlerin görevleri vardır; burada söylenenleri ve yazılanları aktarmak ve duyurmak. Sadece haber olarak aktarmak, duyurmak ve savunmak değil; aynı zamanda imkânlar ölçüsünde uygulamak...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

15 Haziran 2019
Reşat Nuri Erol
15.06.2019
22:55


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1018

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1018. Hafta - 15 Haziran 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1018. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Geçmişte Ne Oldu, Gelecekte Ne Olacak?

***

ÖTESINI BIZ DEĞIL ALLAH YAPACAKTIR

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Kur’an’daki sözlerin/ayetlerin manaları sonsuzdur

‘Kad efleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’

‘Velleżîne hum ani’l-laġvi mu’ridûn / Ve lağvden mu’riz olanlar’

‘Velleżîne hum li’z-zekâti fâ’ilûne / Ve zekât için fail olanlar’

Reşat Nuri EROL

 

***

 

MÜMİNUN SÛRESİ- 2. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ (1) الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ (2) وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ (3) وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ (4) وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ (5) إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ (6) فَمَنِ ابْتَغَى وَرَاءَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْعَادُونَ (7) وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ (8) وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ (9) أُولَئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ

(10) الَّذِينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ (11)

 

***

 

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ (12) ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ (13) ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ (14) ثُمَّ إِنَّكُمْ بَعْدَ ذَلِكَ لَمَيِّتُونَ (15) ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تُبْعَثُونَ (16)

 

***

 

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ (12)

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ (40/67)

فَإِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ (22/5)

Birinci ayet Mü’minûn, ikincisi Mümin (40/67), üçüncüsü Hac Suresi’nde (22/5) zikredilmektedir. تُرَاب derken سُلَالَة zikredilmediği halde طِين derken سُلَالَة denmektedir. Silsile (سِلْسِلَة) ile akraba olan bu kelime, diziyi ifade eder.

Kâinat cansız atomlardan var edilmiştir. Ya kristal şeklinde dizilmişlerdir yahut gelişigüzel dağılmışlardır. İnşaat yapan nasıl önce malzeme hazırlar sonra onları yerlerine koyarak yapı yaparsa, Allah da önce cansız atom ve molekülleri var etti. Sonra melekler onları istenilen sıraya dizerek canlıları oluşturdular. Bu canlıların bir özelliği vardır. Bir defa oluştuktan sonra kendileri artık bölünerek çoğalırlar. İnsan bu canlıların en gelişmiş olanıdır. Kur’an da onu anlatmaktadır.

Kur’an insanın bu yaradılışını anlatarak bize kanıtlar sunmaktadır.

a) Kendiliğinden olan şeyler ya kristal tek dizi şeklinde olur yahut çakıl taşları gibi değişik, karmaşık büyüklüklerde rastlantı şeklinde olur. Burada ise gelişigüzel olmayan bir dizi vardır. Entropinin küçülmesi vardır. Bu da Allah’ın varlığını ifade eder.

b) Bunun dışında olayların ya gayesi olur ya da gelişigüzel dağılırlar. Canlının her tarafı gaye ile açıklanmaktadır. Göz üzerine kaş gelişigüzel konmamıştır. Bu da yine insanı var edenin şuurlu varlık olduğunu ifade etmektedir.

c) Tüm zerreler ve zerveler ahenkli bir şekilde uyum hâlindedirler.

d) Öyleyse yaratıcı güç tektir. Sonunda mademki her şeyin gayesi vardır, insanın gayesi de olmalıdır, o gaye de öldükten sonra dirilmedir.

...

 



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Nusret Karaca
İSLAM’IN ADALET ANLAYIŞI NASILDIR?
18.11.2019 32 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-7
18.11.2019 40 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:02
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-6
18.11.2019 39 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:03
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-5
16.11.2019 48 Okunma
2 Yorum 16.11.2019 19:39
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-4
15.11.2019 58 Okunma
2 Yorum 15.11.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-3
14.11.2019 69 Okunma
2 Yorum 14.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-2
13.11.2019 82 Okunma
2 Yorum 13.11.2019 08:10
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var...
12.11.2019 80 Okunma
2 Yorum 12.11.2019 07:55
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.yal Tufan’ var; ‘sosyal devlet’ var mı?!.
11.11.2019 89 Okunma
3 Yorum 11.11.2019 08:39
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.-yal Tufan’ var; siyanürle intiharlar vs…
10.11.2019 110 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:28
Reşat Nuri Erol
S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı
9.11.2019 114 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:29
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-4
7.11.2019 111 Okunma
2 Yorum 08.11.2019 09:58
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-3
6.11.2019 136 Okunma
2 Yorum 06.11.2019 09:34
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-2
5.11.2019 134 Okunma
2 Yorum 05.11.2019 10:26
Süleyman Karagülle
KİŞİ YÖNETİMİ
4.11.2019 213 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-1
4.11.2019 134 Okunma
3 Yorum 04.11.2019 08:55
Süleyman Karagülle
Suriye ve Sermaye
3.11.2019 146 Okunma
Süleyman Karagülle
GAYE
3.11.2019 145 Okunma
Süleyman Karagülle
Ekonominin Yapısı
3.11.2019 187 Okunma
Süleyman Karagülle
Kapitalizm, Sosyalizm ve Ortaklık Ekonomisi: Fizibilite
3.11.2019 160 Okunma
Reşat Nuri Erol
İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ
3.11.2019 139 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:45
Reşat Nuri Erol
KAPİTALİST BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
2.11.2019 128 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:46
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019 113 Okunma
Süleyman Karagülle
Yaşamak
1.11.2019 158 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’
1.11.2019 131 Okunma
2 Yorum 01.11.2019 04:23
Reşat Nuri Erol
On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’
31.10.2019 137 Okunma
3 Yorum 31.10.2019 20:36
Süleyman Karagülle
Yine Müslümanlar
31.10.2019 163 Okunma
Süleyman Karagülle
Gereksiz
31.10.2019 137 Okunma
Süleyman Karagülle
Demokratik değil adil
30.10.2019 151 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlarca yıl sonra aynı sorun: TERÖR nasıl biter?
30.10.2019 146 Okunma
4 Yorum 30.10.2019 10:01
Süleyman Karagülle
Çözülecek
28.10.2019 174 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gemide iki ‘delik’ var: TERÖR VE İŞSİZLİK
28.10.2019 177 Okunma
4 Yorum 28.10.2019 13:18
Süleyman Karagülle
Ortaklık Sistemi Uygulamaları
27.10.2019 276 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 13:18
Süleyman Karagülle
İşçilik Sisteminden Ortaklık Sistemine
27.10.2019 202 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 13:18
Reşat Nuri Erol
Yine “On yıl önce-on yıl sonra…” hatırlatması!
27.10.2019 162 Okunma
3 Yorum 27.10.2019 22:25
Süleyman Karagülle
Niçin hapishanede?
26.10.2019 174 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-4
26.10.2019 163 Okunma
4 Yorum 27.10.2019 22:26
Süleyman Karagülle
İyi Haber
25.10.2019 186 Okunma
Reşat Nuri Erol
"Ve mekerû ve mekerallah.."a inanıyorum...
25.10.2019 167 Okunma
1 Yorum 25.10.2019 09:33
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-3
25.10.2019 183 Okunma
4 Yorum 27.10.2019 22:26
Süleyman Karagülle
Savaşımız
24.10.2019 187 Okunma
Süleyman Karagülle
Siyasetin zaferi
23.10.2019 167 Okunma
Reşat Nuri Erol
Türkiye’de Müslüman olmak ve Müslüman kalabilmek...
23.10.2019 207 Okunma
3 Yorum 24.10.2019 11:14
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-2
23.10.2019 211 Okunma
5 Yorum 24.10.2019 11:15
Süleyman Karagülle
Ne Oluyor?
22.10.2019 213 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-1
22.10.2019 296 Okunma
5 Yorum 24.10.2019 11:15
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-8: Sonuç olarak genel değerlendirme
21.10.2019 233 Okunma
2 Yorum 21.10.2019 08:14
Hüseyin Kayahan
ISTILAHİ DİLLER, MECAZ ve HAKİKİ MANALAR
20.10.2019 280 Okunma
3 Yorum 29.10.2019 11:19
Hüseyin Kayahan
MUHKEM ve MÜTEŞABİH
20.10.2019 310 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 14:39
Hikmet Güveloğlu
Türkiye'yi Bilmem Lakin ABD Kesin Kazandı.
20.10.2019 3304 Okunma
2 Yorum 20.10.2019 22:01