Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘Velleżîne hum ani’l-laġvi mu’ridûn / Ve lağvden mu’riz
14.6.2019
365 Okunma, 1 Yorum

 

‘Velleżîne hum ani’l-laġvi mu’ridûn / Ve lağvden mu’riz olanlar’

Önceki yazılarımızın devamı, Müminun Suresi’nin üçüncü ayeti ile devam edelim…

“Kâinatta her şeyin bir görevi vardır. Hiçbir şey abes olarak var edilmemiştir.

İnsan da kâinatın bir parçasıdır, hatta en değerli parçasıdır. Her şey onun işine yarayacak şekilde var edilmiştir. İnsanlık diye bir varlık dört boyutlu uzayın varlığı için var ve o da Allah’ın muhatabı olmak için vardır. Bir işin yapılması için imkânlara ihtiyaç vardır. İmkânlar ihtiyaçlar için değerlendirilir. Neye ihtiyaç olduğunu bize duygularımız ve düşüncelerimiz öğretir. Boş zamanınız olmamalıdır. Boşa giden vaktimizi harcamamalıyız.

Zamanımızı israf etmemeliyiz. Günümüzün yarısını üretimde, yarısını tüketimde geçirmeliyiz. Tüketimin üçte ikisi uykuda geçer. Kalanlar da yeme içme ihtiyaçlarını gidermek için harcanır. Kalan zamanların üçte ikisi üretimde geçer. Diğer üçte biri de eğitimler ve Kur’an öğrenmekle geçer. Kur’an düzeninde ayrıca okul yoktur, öğrenme doğumla başlar, ölünceye kadar devam eder. Herkes öğrencidir ve öğretmendir.

Bir İngiliz (Wilhelm Stekel) ‘Bir Anneye Mektuplar’ diye bir kitap yazmıştı, daha öğrenci iken okudum. “Çocuk yapmaktan korkmayın, onlardan birinin imkânı ile hepsi sıra ile yetişirler. Ayrıca çocuklar kendi yaşıtlarına örnek olurlar, rahat büyürler.” diyordu.

Evet, öğrencilik doğumdan başlar, ölüme kadar devam eder; öğretmenlik de öyledir.

İhtiyaçlar var, imkânlar var; imkânları ihtiyaçları gidermek için kullanacaksınız. Kendi ihtiyacınızı değil, başkalarının ihtiyaçlarını gidereceksiniz. Siz de başkalarının imkânları ile ihtiyaçlarınızı gidereceksiniz. Bunun iki yolu vardır. Biri tedayündür. Çocukken yardım alacaksınız. Büyüyeceksiniz, size yardım edenlere değil insanlığa borçlanacaksınız. Büyüdüğünüzde siz çocuklar yetiştirecek, onlara bakmakla insanlığa olan borcunuzu ödeyeceksiniz. Yaşlılara bakacak alacaklı olacaksınız, siz yaşlandıkça da çocuklarınızdan alacağınızı tahsil edeceksiniz. Buradaki bölüşme imkân ve ihtiyaca göre olmayıp miktarla değildir. Babanız muhtaçsa ona yardım edeceksiniz, sizin gücünüz varsa ona yardım edeceksiniz. Bu sebepledir ki borçlusunuz ve bir saat bile boş duramazsınız. Yaşınız ne olursa olsun insanlık sizin ihtiyacınızı giderecek, siz de gücünüzün yettiği kadar insanlık için çalışacaksınız. “Lağv etme” demek boş zaman harcama demektir. Onlar yaşamak için çalışmazlar, onlar çalışmak için yaşarlar. İkinci yol da teavündür, karşılıklı yardımlaşmadır. Ben senin ve başkalarının işine yardım edeceğim, sonra başkaları da bana yardım edecek. Burada saatler ölçülür. Herkesin gücü kadarıyla emeği vardır ve birbirlerine yardım etmektedirler. Çalıştıkları saatleri yazarlar. Böylece borçlu ve alacaklı olmadan ölürler.

Kur’an’ın her kelimesi birbirini açıklamaktadır.

Öyle bir eğitim sistemi oluşturmalıyız ki sonunda insanlar çalışmaktan zevk alsınlar. Lağvdan iraz işte budur. Bu nasıl sağlanır? Bunun için neler yapılmalıdır? a) Her yaştaki insanın iş yapabildiği imkânları oluşturmalıyız. Bunun için yüz lojmanlı apartmanlara ihtiyaç vardır. Herkes her zaman çalışabileceği işyeri bulmalıdır. b) Kişi işini kendisi seçmelidir. Biz ona iş vermemeliyiz. Biz onun yapmak istediği iş için imkân hazırlamalıyız. Ne iş isterse onu yapmalı, yapıp yapmamakta da serbest olmalıdır. c) Herkesin çalışması değerlendirilmelidir. İş yaptığının farkında olmalıdır. Ücret çalışanın emeğinin karşılığı değildir, ücret çalışanın başarı notudur. Kazandıkça başardığını anlamalıdır. Bu sebepledir ki sermayeye dayanan para meşru değildir, emeğe dayanan para meşrudur. Paranın birimi saattir. d) Nihayet kişinin prim ödemeden bir sosyal güvenliği olmalıdır. Yaşamak için çalışmak zorunda olmamalıdır. Çalışmasa veya çalışamasa da yaşama garantisini ona vermeliyiz. O daha çok kazansın ve onunla yatırım yapsın da çocuklarına daha fazla imkân hazırlasın diye çalışmalıdır. Kişinin günlük geçinme derdi olmamalıdır. Ekonomide denenmiştir ki %100’e yakın enflasyonda bile ekonomi devam eder. O halde biz herkese asgari maaş bağlarız. Dolayısıyla geçinme derdinden kurtarırız. Çalışmaları için de çalışanlara emeklerinin karşılığını öderiz. Sağladığınız doğa imkânlarının karşılığında üretim yapmış olurlar. Üreticiler mallarını yarı fiyatla satmış olurlar. Böylece doğanın payı ile insanlar çalışmadan yaşarlar.” (KUR’AN, 1017. Hafta Seminerinden)

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
14.06.2019
16:16

MİLLÎ GAZETE

‘Vellezîne hum ani’l-lağvi mu’ridûn / Ve lağvden mu’riz olanlar’

Önceki yazılarımızın devamı, Müminun Suresi’nin üçüncü ayeti ile devam edelim…

“Kâinatta her şeyin bir görevi vardır. Hiçbir şey abes olarak var edilmemiştir.

İnsan da kâinatın bir parçasıdır, hatta en değerli parçasıdır. Her şey onun işine yarayacak şekilde var edilmiştir. İnsanlık diye bir varlık dört boyutlu uzayın varlığı için var ve o da Allah’ın muhatabı olmak için vardır. Bir işin yapılması için imkânlara ihtiyaç vardır. İmkânlar ihtiyaçlar için değerlendirilir. Neye ihtiyaç olduğunu bize duygularımız ve düşüncelerimiz öğretir. Boş zamanınız olmamalıdır. Boşa giden vaktimizi harcamamalıyız.

Zamanımızı israf etmemeliyiz. Günümüzün yarısını üretimde, yarısını tüketimde geçirmeliyiz. Tüketimin üçte ikisi uykuda geçer. Kalanlar da yeme içme ihtiyaçlarını gidermek için harcanır. Kalan zamanların üçte ikisi üretimde geçer. Diğer üçte biri de eğitimler ve Kur’an öğrenmekle geçer. Kur’an düzeninde ayrıca okul yoktur, öğrenme doğumla başlar, ölünceye kadar devam eder. Herkes öğrencidir ve öğretmendir.

Bir İngiliz (Wilhelm Stekel) ‘Bir Anneye Mektuplar’ diye bir kitap yazmıştı, daha öğrenci iken okudum. ‘Çocuk yapmaktan korkmayın, onlardan birinin imkânı ile hepsi sıra ile yetişirler. Ayrıca çocuklar kendi yaşıtlarına örnek olurlar, rahat büyürler’ diyordu.

Evet, öğrencilik doğumdan başlar, ölüme kadar devam eder; öğretmenlik de öyledir.

İhtiyaçlar var, imkânlar var; imkânları ihtiyaçları gidermek için kullanacaksınız. Kendi ihtiyacınızı değil, başkalarının ihtiyaçlarını gidereceksiniz. Siz de başkalarının imkânları ile ihtiyaçlarınızı gidereceksiniz. Bunun iki yolu vardır. Biri tedayündür. Çocukken yardım alacaksınız. Büyüyeceksiniz, size yardım edenlere değil insanlığa borçlanacaksınız. Büyüdüğünüzde siz çocuklar yetiştirecek, onlara bakmakla insanlığa olan borcunuzu ödeyeceksiniz. Yaşlılara bakacak alacaklı olacaksınız, siz yaşlandıkça da çocuklarınızdan alacağınızı tahsil edeceksiniz. Buradaki bölüşme imkân ve ihtiyaca göre olmayıp miktarla değildir. Babanız muhtaçsa ona yardım edeceksiniz, sizin gücünüz varsa ona yardım edeceksiniz. Bu sebepledir ki borçlusunuz ve bir saat bile boş duramazsınız. Yaşınız ne olursa olsun insanlık sizin ihtiyacınızı giderecek, siz de gücünüzün yettiği kadar insanlık için çalışacaksınız. ‘Lağvetme’ demek boş zaman harcama demektir. Onlar yaşamak için çalışmazlar, onlar çalışmak için yaşarlar. İkinci yol da teavündür, karşılıklı yardımlaşmadır. Ben senin ve başkalarının işine yardım edeceğim, sonra başkaları da bana yardım edecek. Burada saatler ölçülür. Herkesin gücü kadarıyla emeği vardır ve birbirlerine yardım etmektedirler. Çalıştıkları saatleri yazarlar. Böylece borçlu ve alacaklı olmadan ölürler.

Kur’an’ın her kelimesi birbirini açıklamaktadır.

Öyle bir eğitim sistemi oluşturmalıyız ki sonunda insanlar çalışmaktan zevk alsınlar. Lağvdaniraz işte budur. Bu nasıl sağlanır? Bunun için neler yapılmalıdır? a) Her yaştaki insanın iş yapabildiği imkânları oluşturmalıyız. Bunun için yüz lojmanlı apartmanlara ihtiyaç vardır. Herkes her zaman çalışabileceği işyeri bulmalıdır. b) Kişi işini kendisi seçmelidir. Biz ona iş vermemeliyiz. Biz onun yapmak istediği iş için imkân hazırlamalıyız. Ne iş isterse onu yapmalı, yapıp yapmamakta da serbest olmalıdır. c) Herkesin çalışması değerlendirilmelidir. İş yaptığının farkında olmalıdır. Ücret çalışanın emeğinin karşılığı değildir, ücret çalışanın başarı notudur. Kazandıkça başardığını anlamalıdır. Bu sebepledir ki sermayeye dayanan para meşru değildir, emeğe dayanan para meşrudur. Paranın birimi saattir. d) Nihayet kişinin prim ödemeden bir sosyal güvenliği olmalıdır. Yaşamak için çalışmak zorunda olmamalıdır. Çalışmasa veya çalışamasa da yaşama garantisini ona vermeliyiz. O daha çok kazansın ve onunla yatırım yapsın da çocuklarına daha fazla imkân hazırlasın diye çalışmalıdır. Kişinin günlük geçinme derdi olmamalıdır. Ekonomide denenmiştir ki %100’e yakın enflasyonda bile ekonomi devam eder. O halde biz herkese asgari maaş bağlarız. Dolayısıyla geçinme derdinden kurtarırız. Çalışmaları için de çalışanlara emeklerinin karşılığını öderiz. Sağladığınız doğa imkânlarının karşılığında üretim yapmış olurlar. Üreticiler mallarını yarı fiyatla satmış olurlar. Böylece doğanın payı ile insanlar çalışmadan yaşarlar.” (KUR’AN, 1017. Hafta Seminerinden)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

14 Haziran 2019


YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Nusret Karaca
İSLAM’IN ADALET ANLAYIŞI NASILDIR?
18.11.2019 32 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-7
18.11.2019 40 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:02
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-6
18.11.2019 39 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:03
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-5
16.11.2019 48 Okunma
2 Yorum 16.11.2019 19:39
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-4
15.11.2019 58 Okunma
2 Yorum 15.11.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-3
14.11.2019 69 Okunma
2 Yorum 14.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-2
13.11.2019 82 Okunma
2 Yorum 13.11.2019 08:10
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var...
12.11.2019 80 Okunma
2 Yorum 12.11.2019 07:55
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.yal Tufan’ var; ‘sosyal devlet’ var mı?!.
11.11.2019 89 Okunma
3 Yorum 11.11.2019 08:39
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.-yal Tufan’ var; siyanürle intiharlar vs…
10.11.2019 110 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:28
Reşat Nuri Erol
S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı
9.11.2019 114 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:29
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-4
7.11.2019 111 Okunma
2 Yorum 08.11.2019 09:58
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-3
6.11.2019 136 Okunma
2 Yorum 06.11.2019 09:34
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-2
5.11.2019 134 Okunma
2 Yorum 05.11.2019 10:26
Süleyman Karagülle
KİŞİ YÖNETİMİ
4.11.2019 213 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-1
4.11.2019 134 Okunma
3 Yorum 04.11.2019 08:55
Süleyman Karagülle
Suriye ve Sermaye
3.11.2019 146 Okunma
Süleyman Karagülle
GAYE
3.11.2019 145 Okunma
Süleyman Karagülle
Ekonominin Yapısı
3.11.2019 187 Okunma
Süleyman Karagülle
Kapitalizm, Sosyalizm ve Ortaklık Ekonomisi: Fizibilite
3.11.2019 160 Okunma
Reşat Nuri Erol
İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ
3.11.2019 139 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:45
Reşat Nuri Erol
KAPİTALİST BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
2.11.2019 128 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:46
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019 113 Okunma
Süleyman Karagülle
Yaşamak
1.11.2019 158 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’
1.11.2019 131 Okunma
2 Yorum 01.11.2019 04:23
Reşat Nuri Erol
On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’
31.10.2019 137 Okunma
3 Yorum 31.10.2019 20:36
Süleyman Karagülle
Yine Müslümanlar
31.10.2019 163 Okunma
Süleyman Karagülle
Gereksiz
31.10.2019 137 Okunma
Süleyman Karagülle
Demokratik değil adil
30.10.2019 151 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlarca yıl sonra aynı sorun: TERÖR nasıl biter?
30.10.2019 146 Okunma
4 Yorum 30.10.2019 10:01
Süleyman Karagülle
Çözülecek
28.10.2019 174 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gemide iki ‘delik’ var: TERÖR VE İŞSİZLİK
28.10.2019 177 Okunma
4 Yorum 28.10.2019 13:18
Süleyman Karagülle
Ortaklık Sistemi Uygulamaları
27.10.2019 276 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 13:18
Süleyman Karagülle
İşçilik Sisteminden Ortaklık Sistemine
27.10.2019 202 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 13:18
Reşat Nuri Erol
Yine “On yıl önce-on yıl sonra…” hatırlatması!
27.10.2019 162 Okunma
3 Yorum 27.10.2019 22:25
Süleyman Karagülle
Niçin hapishanede?
26.10.2019 174 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-4
26.10.2019 163 Okunma
4 Yorum 27.10.2019 22:26
Süleyman Karagülle
İyi Haber
25.10.2019 186 Okunma
Reşat Nuri Erol
"Ve mekerû ve mekerallah.."a inanıyorum...
25.10.2019 168 Okunma
1 Yorum 25.10.2019 09:33
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-3
25.10.2019 183 Okunma
4 Yorum 27.10.2019 22:26
Süleyman Karagülle
Savaşımız
24.10.2019 187 Okunma
Süleyman Karagülle
Siyasetin zaferi
23.10.2019 167 Okunma
Reşat Nuri Erol
Türkiye’de Müslüman olmak ve Müslüman kalabilmek...
23.10.2019 207 Okunma
3 Yorum 24.10.2019 11:14
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-2
23.10.2019 211 Okunma
5 Yorum 24.10.2019 11:15
Süleyman Karagülle
Ne Oluyor?
22.10.2019 213 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-1
22.10.2019 296 Okunma
5 Yorum 24.10.2019 11:15
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-8: Sonuç olarak genel değerlendirme
21.10.2019 233 Okunma
2 Yorum 21.10.2019 08:14
Hüseyin Kayahan
ISTILAHİ DİLLER, MECAZ ve HAKİKİ MANALAR
20.10.2019 280 Okunma
3 Yorum 29.10.2019 11:19
Hüseyin Kayahan
MUHKEM ve MÜTEŞABİH
20.10.2019 310 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 14:39
Hikmet Güveloğlu
Türkiye'yi Bilmem Lakin ABD Kesin Kazandı.
20.10.2019 3304 Okunma
2 Yorum 20.10.2019 22:01