Reşat Nuri Erol
‘Kad efleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’
12.06.2019
5176 Okunma, 1 Yorum

 

‘Kad efleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’

Önceki yazımdan: KUR’AN VE İLİM günlük ve haftalık çalışmalarımıza dayanarak elde ettiğimiz Kur’anî ve ilmî verileri, bu açıdan da sizlere sunmaya devam edeceğim, inşallah… / 18 haftadan beri Hac Suresi üzerinde çalıştık ve Müminun Suresi’ne geçtik.”

Müminun Suresi’nin ilk ayeti: “Müminler iflah olmuştur / kad efleha’l-mu’miune.”

İkinci ayet şöyle: “Salatlarında haşi’ olanlar / ellezîne hum fî salâtihim hâşiûne.”

“İnsanın belli bilgiler aldıktan sonra o bilgilerin etkisi altında Rabbine dönmesi için içinde oluşan duyguya ‘huşu’ denir. Kur’an’da namaz içinde kunut ve huşu farz kılınmıştır. Kunut, okunanları dinlemek, yani Allahın emirlerini telakki etmek, huşu ise ondan sonra sükûnet hali alarak kendi içini dinleyerek rabıta kurmaktır. Müminlerin bir vasfı da huşudur. Hacdaki ayette rükû, secde, ibadet, hayır ve fiil zikredilir. Toplantılarında huşu içindedirler.

Karar almak için toplanılır. Orada ne karar çıkarsa onu Allah’ın emri olarak kabul edeceksiniz. İstişare Cebrail’in vahyi gibidir. Huşu içinde diğerlerinin görüşünü dinliyorsun. Ne dediklerine bakıyorsun. Onlar da huşu içinde size görüşlerini aktarıyorlar. Onlar da peşin fikirli değildirler. Hakkı arıyorlar. Doğru ne ise onu yapıyorlar.

Huşu ile bir şey yapıldı mı işte onu yapanlar iflah olurlar.

Ben İstanbul Belediyesi'ne sıralama usulü ile tek aday çıkaralım diyorum. Kimler sıralayacak? İstanbul’da seçilen yeni belediye başkanları sıralarlar. Kim seçilirse o aday olur. Partiler aday göstermezler, İstanbul’a huzur gelir, Türkiye’ye huzur gelir, insanlığa huzur gelir.

Huzurlu olmak mı istiyorsunuz? Kur’an üzerinde toplantı yapanların görüşlerine saygılı olunuz. Ne olursa anlatın ama kendi isteklerinizi ve görüşlerinizi hak kabul etmeyin. Benim peşin fikrim yoktur, görüşlerim vardır. Görüşlerimin oluşması için Allah’a teslim olmuş bulunuyorum. a) Birinci kuralım her söze kulak vermektir. Herkesin görüşünü dinlerim ve bana en doğru geleni kabul ederim. b) Geçmişte cereyan eden bütün olayları hayra yorarım, şer gibi görünenler için de hayırdır derim. Örnek olarak YSK İstanbul Belediye Başkanı Seçimi kararını hayra yordum. Şaibeli beş senelik İstanbul başkanı yerine, sağlam oturan bir başkanın olmasını Allah istiyor da onun için hâkimler bu kararı aldılar diyorum. Türkiye’de baskı olsa da hâkimlerin direndiklerinin delili olmuştur. YSK Başkanı bile muhalefet oyu kullanmış ama karara uymuştur. İşte huşu budur. c) Başarısızlığı dışarıda aramam, kendi eksiğimdir derim ve başarıya ulaşmak için gerekli tedbiri alırım. Kimseyi suçlamam, darılmam da. Allah böyle istemiş diye sabrederim. d) Olmuyor diye kararlarımdan dönmem. Sonuna kadar başladığım işte ısrarlı olurum. Doğru gördüğüm işi ertelerim ama vazgeçmem.

Herkes aslında aklınca böyle yapar. Ne var ki istemek başka yapmak başkadır. Farkında olarak veya olmadan bu yollarda sapmalar olur. Herkeste olur. Sapma dereceleri farklıdır. Allah’ın mağfiretine ve merhametine sığınmanın ötesinde bir gücümüz yoktur.

1920’lerde Türkiye Devleti kuruldu. Türkiye’deki tüm elektrik ve su tesisleri yabancılara aitti. Ayrıca Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çok ağır yük bırakmıştı. Türkiye Cumhuriyeti, savaş şartları içinde, elektrik ve su işletmelerini devletleştirdi, dış borçları ödedi. Bu durum onu bu hale düşürenler nezdinde rahatsızlık yaptı. Türkiye fakr-u zaruret içinde harap ve bitap olmuşken, Türkiye’yi devralmak isteyenler 1950’de Demokrat Parti’yi iktidar ettiler. Ona dinsiz kalması şartı ile krediler açtılar. Yollar yapacak, altyapı yapacak, elektrik yapacak ama fabrika kurmayacaktı. Sonra buraya gelip kolayca yerleşeceklerdi. Bir de baktılar ki Türkiye kalkınıyor! 1954 yılında krediyi kestiler. Maliye Bakanı Hasan Polatkan CHP döneminde biriken altınları Dolar’a çevirdi ve yatırımlara devam etti. 1957’de altınlar bitti ama artık Dolar’a da ihtiyaç yoktu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan karşılıksız para çıkardı ve kalkınmayı devam ettirdi. Bu arada dinsiz politika sürüyordu. Bunun üzerine 1960 müdahalesini yaptılar. Türkiye’nin gelişmesini durduracaklardı. Askerler geldiler, demokrasiye geçtiler. Türk halkı yeniden iman yolunu tuttu. Şimdi de Kur’an düzenine uyanlar iflah olacaklar refaha kavuşacaklardır. Nasıl? Semt Kooperatifleri ile. Bugünün müminleri “ortaklık sistemi”ne inananlardır.” (KUR’AN VE İLİM 1017. Seminerinden)

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
12.06.2019
08:15

MİLLÎ GAZETE

‘Kadefleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’

Önceki yazımdan: “KUR’AN VE İLİM günlük ve haftalık çalışmalarımıza dayanarak elde ettiğimiz Kur’anî ve ilmî verileri, bu açıdan da sizlere sunmaya devam edeceğim, inşallah… / 18 haftadan beri Hac Suresi üzerinde çalıştık ve Müminun Suresi’ne geçtik.”

Müminun Suresi’nin ilk ayeti: “Müminler iflah olmuştur / kadefleha’l-mu’miune.”

İkinci ayet şöyle: “Salâtlarında haşi’ olanlar / ellezîne hum fî salâtihimhâşiûne.”

“İnsanın belli bilgiler aldıktan sonra o bilgilerin etkisi altında Rabbine dönmesi için içinde oluşan duyguya ‘huşu’ denir. Kur’an’da namaz içinde kunut ve huşu farz kılınmıştır. Kunut, okunanları dinlemek, yani Allah’ın emirlerini telakki etmek, huşu ise ondan sonra sükûnet hali alarak kendi içini dinleyerek rabıta kurmaktır. Müminlerin bir vasfı da huşudur. Hacdaki ayette rükû, secde, ibadet, hayır ve fiil zikredilir. Toplantılarında huşu içindedirler.

Karar almak için toplanılır. Orada ne karar çıkarsa onu Allah’ın emri olarak kabul edeceksiniz. İstişare Cebrail’in vahyi gibidir. Huşu içinde diğerlerinin görüşünü dinliyorsun. Ne dediklerine bakıyorsun. Onlar da huşu içinde size görüşlerini aktarıyorlar. Onlar da peşin fikirli değildirler. Hakkı arıyorlar. Doğru ne ise onu yapıyorlar.

Huşu ile bir şey yapıldı mı işte onu yapanlar iflah olurlar.

Ben İstanbul belediyesine sıralama usulü ile tek aday çıkaralım diyorum. Kimler sıralayacak? İstanbul’da seçilen yeni belediye başkanları sıralarlar. Kim seçilirse o aday olur. Partiler aday göstermezler, İstanbul’a huzur gelir, Türkiye’ye huzur gelir, insanlığa huzur gelir.

Huzurlu olmak mı istiyorsunuz? Kur’an üzerinde toplantı yapanların görüşlerine saygılı olunuz. Ne olursa anlatın ama kendi isteklerinizi ve görüşlerinizi hak kabul etmeyin. Benim peşin fikrim yoktur, görüşlerim vardır. Görüşlerimin oluşması için Allah’a teslim olmuş bulunuyorum. a) Birinci kuralım her söze kulak vermektir. Herkesin görüşünü dinlerim ve bana en doğru geleni kabul ederim. b) Geçmişte cereyan eden bütün olayları hayra yorarım, şer gibi görünenler için de hayırdır derim. Örnek olarak YSK İstanbul belediye başkanı seçimi kararını hayra yordum. Şaibeli beş senelik İstanbul başkanı yerine, sağlam oturan bir başkanın olmasını Allah istiyor da onun için hâkimler bu kararı aldılar diyorum. Türkiye’de baskı olsa da hâkimlerin direndiklerinin delili olmuştur. YSK Başkanı bile muhalefet oyu kullanmış ama karara uymuştur. İşte huşu budur. c) Başarısızlığı dışarıda aramam, kendi eksiğimdir derim ve başarıya ulaşmak için gerekli tedbiri alırım. Kimseyi suçlamam, darılmam da. Allah böyle istemiş diye sabrederim. d) Olmuyor diye kararlarımdan dönmem. Sonuna kadar başladığım işte ısrarlı olurum. Doğru gördüğüm işi ertelerim ama vazgeçmem.

Herkes aslında aklınca böyle yapar. Ne var ki istemek başka yapmak başkadır. Farkında olarak veya olmadan bu yollarda sapmalar olur. Herkeste olur. Sapma dereceleri farklıdır. Allah’ın mağfiretine ve merhametine sığınmanın ötesinde bir gücümüz yoktur.

1920’lerde Türkiye Devleti kuruldu. Türkiye’deki tüm elektrik ve su tesisleri yabancılara aitti. Ayrıca Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çok ağır yük bırakmıştı. Türkiye Cumhuriyeti, savaş şartları içinde, elektrik ve su işletmelerini devletleştirdi, dış borçları ödedi. Bu durum onu bu hale düşürenler nezdinde rahatsızlık yaptı. Türkiye fakr-u zaruret içinde harap ve bitap olmuşken, Türkiye’yi devralmak isteyenler 1950’de Demokrat Parti’yi iktidar ettiler. Ona dinsiz kalması şartı ile krediler açtılar. Yollar yapacak, altyapı yapacak, elektrik yapacak ama fabrika kurmayacaktı. Sonra buraya gelip kolayca yerleşeceklerdi. Bir de baktılar ki Türkiye kalkınıyor! 1954 yılında krediyi kestiler. Maliye Bakanı Hasan Polatkan CHP döneminde biriken altınları Dolar’a çevirdi ve yatırımlara devam etti. 1957’de altınlar bitti ama artık Dolar’a da ihtiyaç yoktu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan karşılıksız para çıkardı ve kalkınmayı devam ettirdi. Bu arada dinsiz politika sürüyordu. Bunun üzerine 1960 müdahalesini yaptılar. Türkiye’nin gelişmesini durduracaklardı. Askerler geldiler, demokrasiye geçtiler. Türk halkı yeniden iman yolunu tuttu. Şimdi de Kur’an düzenine uyanlar iflah olacaklar refaha kavuşacaklardır. Nasıl? Semt Kooperatifleri ile. Bugünün müminleri ‘ortaklık sistemi’ne inananlardır.” (KUR’AN VE İLİM 1017. Seminerinden).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

12 Haziran 2019




Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 347 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 657 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 704 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 214 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 880 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 153 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 872 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 155 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 855 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1066 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 908 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1011 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 958 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1067 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 238 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1068 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1132 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1117 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1203 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 234 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 279 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 277 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1437 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1496 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1227 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 209 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1217 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 404 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 260 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 291 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1233 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 389 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1201 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 210 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 186 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 177 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 179 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 203 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 208 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 184 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 198 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 191 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 177 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 218 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 184 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 203 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 219 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 196 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 241 Okunma


© 2026 - Akevler