Reşat Nuri Erol
‘Kad efleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’
12.06.2019
4368 Okunma, 1 Yorum

 

‘Kad efleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’

Önceki yazımdan: KUR’AN VE İLİM günlük ve haftalık çalışmalarımıza dayanarak elde ettiğimiz Kur’anî ve ilmî verileri, bu açıdan da sizlere sunmaya devam edeceğim, inşallah… / 18 haftadan beri Hac Suresi üzerinde çalıştık ve Müminun Suresi’ne geçtik.”

Müminun Suresi’nin ilk ayeti: “Müminler iflah olmuştur / kad efleha’l-mu’miune.”

İkinci ayet şöyle: “Salatlarında haşi’ olanlar / ellezîne hum fî salâtihim hâşiûne.”

“İnsanın belli bilgiler aldıktan sonra o bilgilerin etkisi altında Rabbine dönmesi için içinde oluşan duyguya ‘huşu’ denir. Kur’an’da namaz içinde kunut ve huşu farz kılınmıştır. Kunut, okunanları dinlemek, yani Allahın emirlerini telakki etmek, huşu ise ondan sonra sükûnet hali alarak kendi içini dinleyerek rabıta kurmaktır. Müminlerin bir vasfı da huşudur. Hacdaki ayette rükû, secde, ibadet, hayır ve fiil zikredilir. Toplantılarında huşu içindedirler.

Karar almak için toplanılır. Orada ne karar çıkarsa onu Allah’ın emri olarak kabul edeceksiniz. İstişare Cebrail’in vahyi gibidir. Huşu içinde diğerlerinin görüşünü dinliyorsun. Ne dediklerine bakıyorsun. Onlar da huşu içinde size görüşlerini aktarıyorlar. Onlar da peşin fikirli değildirler. Hakkı arıyorlar. Doğru ne ise onu yapıyorlar.

Huşu ile bir şey yapıldı mı işte onu yapanlar iflah olurlar.

Ben İstanbul Belediyesi'ne sıralama usulü ile tek aday çıkaralım diyorum. Kimler sıralayacak? İstanbul’da seçilen yeni belediye başkanları sıralarlar. Kim seçilirse o aday olur. Partiler aday göstermezler, İstanbul’a huzur gelir, Türkiye’ye huzur gelir, insanlığa huzur gelir.

Huzurlu olmak mı istiyorsunuz? Kur’an üzerinde toplantı yapanların görüşlerine saygılı olunuz. Ne olursa anlatın ama kendi isteklerinizi ve görüşlerinizi hak kabul etmeyin. Benim peşin fikrim yoktur, görüşlerim vardır. Görüşlerimin oluşması için Allah’a teslim olmuş bulunuyorum. a) Birinci kuralım her söze kulak vermektir. Herkesin görüşünü dinlerim ve bana en doğru geleni kabul ederim. b) Geçmişte cereyan eden bütün olayları hayra yorarım, şer gibi görünenler için de hayırdır derim. Örnek olarak YSK İstanbul Belediye Başkanı Seçimi kararını hayra yordum. Şaibeli beş senelik İstanbul başkanı yerine, sağlam oturan bir başkanın olmasını Allah istiyor da onun için hâkimler bu kararı aldılar diyorum. Türkiye’de baskı olsa da hâkimlerin direndiklerinin delili olmuştur. YSK Başkanı bile muhalefet oyu kullanmış ama karara uymuştur. İşte huşu budur. c) Başarısızlığı dışarıda aramam, kendi eksiğimdir derim ve başarıya ulaşmak için gerekli tedbiri alırım. Kimseyi suçlamam, darılmam da. Allah böyle istemiş diye sabrederim. d) Olmuyor diye kararlarımdan dönmem. Sonuna kadar başladığım işte ısrarlı olurum. Doğru gördüğüm işi ertelerim ama vazgeçmem.

Herkes aslında aklınca böyle yapar. Ne var ki istemek başka yapmak başkadır. Farkında olarak veya olmadan bu yollarda sapmalar olur. Herkeste olur. Sapma dereceleri farklıdır. Allah’ın mağfiretine ve merhametine sığınmanın ötesinde bir gücümüz yoktur.

1920’lerde Türkiye Devleti kuruldu. Türkiye’deki tüm elektrik ve su tesisleri yabancılara aitti. Ayrıca Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çok ağır yük bırakmıştı. Türkiye Cumhuriyeti, savaş şartları içinde, elektrik ve su işletmelerini devletleştirdi, dış borçları ödedi. Bu durum onu bu hale düşürenler nezdinde rahatsızlık yaptı. Türkiye fakr-u zaruret içinde harap ve bitap olmuşken, Türkiye’yi devralmak isteyenler 1950’de Demokrat Parti’yi iktidar ettiler. Ona dinsiz kalması şartı ile krediler açtılar. Yollar yapacak, altyapı yapacak, elektrik yapacak ama fabrika kurmayacaktı. Sonra buraya gelip kolayca yerleşeceklerdi. Bir de baktılar ki Türkiye kalkınıyor! 1954 yılında krediyi kestiler. Maliye Bakanı Hasan Polatkan CHP döneminde biriken altınları Dolar’a çevirdi ve yatırımlara devam etti. 1957’de altınlar bitti ama artık Dolar’a da ihtiyaç yoktu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan karşılıksız para çıkardı ve kalkınmayı devam ettirdi. Bu arada dinsiz politika sürüyordu. Bunun üzerine 1960 müdahalesini yaptılar. Türkiye’nin gelişmesini durduracaklardı. Askerler geldiler, demokrasiye geçtiler. Türk halkı yeniden iman yolunu tuttu. Şimdi de Kur’an düzenine uyanlar iflah olacaklar refaha kavuşacaklardır. Nasıl? Semt Kooperatifleri ile. Bugünün müminleri “ortaklık sistemi”ne inananlardır.” (KUR’AN VE İLİM 1017. Seminerinden)

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
12.06.2019
08:15

MİLLÎ GAZETE

‘Kadefleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’

Önceki yazımdan: “KUR’AN VE İLİM günlük ve haftalık çalışmalarımıza dayanarak elde ettiğimiz Kur’anî ve ilmî verileri, bu açıdan da sizlere sunmaya devam edeceğim, inşallah… / 18 haftadan beri Hac Suresi üzerinde çalıştık ve Müminun Suresi’ne geçtik.”

Müminun Suresi’nin ilk ayeti: “Müminler iflah olmuştur / kadefleha’l-mu’miune.”

İkinci ayet şöyle: “Salâtlarında haşi’ olanlar / ellezîne hum fî salâtihimhâşiûne.”

“İnsanın belli bilgiler aldıktan sonra o bilgilerin etkisi altında Rabbine dönmesi için içinde oluşan duyguya ‘huşu’ denir. Kur’an’da namaz içinde kunut ve huşu farz kılınmıştır. Kunut, okunanları dinlemek, yani Allah’ın emirlerini telakki etmek, huşu ise ondan sonra sükûnet hali alarak kendi içini dinleyerek rabıta kurmaktır. Müminlerin bir vasfı da huşudur. Hacdaki ayette rükû, secde, ibadet, hayır ve fiil zikredilir. Toplantılarında huşu içindedirler.

Karar almak için toplanılır. Orada ne karar çıkarsa onu Allah’ın emri olarak kabul edeceksiniz. İstişare Cebrail’in vahyi gibidir. Huşu içinde diğerlerinin görüşünü dinliyorsun. Ne dediklerine bakıyorsun. Onlar da huşu içinde size görüşlerini aktarıyorlar. Onlar da peşin fikirli değildirler. Hakkı arıyorlar. Doğru ne ise onu yapıyorlar.

Huşu ile bir şey yapıldı mı işte onu yapanlar iflah olurlar.

Ben İstanbul belediyesine sıralama usulü ile tek aday çıkaralım diyorum. Kimler sıralayacak? İstanbul’da seçilen yeni belediye başkanları sıralarlar. Kim seçilirse o aday olur. Partiler aday göstermezler, İstanbul’a huzur gelir, Türkiye’ye huzur gelir, insanlığa huzur gelir.

Huzurlu olmak mı istiyorsunuz? Kur’an üzerinde toplantı yapanların görüşlerine saygılı olunuz. Ne olursa anlatın ama kendi isteklerinizi ve görüşlerinizi hak kabul etmeyin. Benim peşin fikrim yoktur, görüşlerim vardır. Görüşlerimin oluşması için Allah’a teslim olmuş bulunuyorum. a) Birinci kuralım her söze kulak vermektir. Herkesin görüşünü dinlerim ve bana en doğru geleni kabul ederim. b) Geçmişte cereyan eden bütün olayları hayra yorarım, şer gibi görünenler için de hayırdır derim. Örnek olarak YSK İstanbul belediye başkanı seçimi kararını hayra yordum. Şaibeli beş senelik İstanbul başkanı yerine, sağlam oturan bir başkanın olmasını Allah istiyor da onun için hâkimler bu kararı aldılar diyorum. Türkiye’de baskı olsa da hâkimlerin direndiklerinin delili olmuştur. YSK Başkanı bile muhalefet oyu kullanmış ama karara uymuştur. İşte huşu budur. c) Başarısızlığı dışarıda aramam, kendi eksiğimdir derim ve başarıya ulaşmak için gerekli tedbiri alırım. Kimseyi suçlamam, darılmam da. Allah böyle istemiş diye sabrederim. d) Olmuyor diye kararlarımdan dönmem. Sonuna kadar başladığım işte ısrarlı olurum. Doğru gördüğüm işi ertelerim ama vazgeçmem.

Herkes aslında aklınca böyle yapar. Ne var ki istemek başka yapmak başkadır. Farkında olarak veya olmadan bu yollarda sapmalar olur. Herkeste olur. Sapma dereceleri farklıdır. Allah’ın mağfiretine ve merhametine sığınmanın ötesinde bir gücümüz yoktur.

1920’lerde Türkiye Devleti kuruldu. Türkiye’deki tüm elektrik ve su tesisleri yabancılara aitti. Ayrıca Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çok ağır yük bırakmıştı. Türkiye Cumhuriyeti, savaş şartları içinde, elektrik ve su işletmelerini devletleştirdi, dış borçları ödedi. Bu durum onu bu hale düşürenler nezdinde rahatsızlık yaptı. Türkiye fakr-u zaruret içinde harap ve bitap olmuşken, Türkiye’yi devralmak isteyenler 1950’de Demokrat Parti’yi iktidar ettiler. Ona dinsiz kalması şartı ile krediler açtılar. Yollar yapacak, altyapı yapacak, elektrik yapacak ama fabrika kurmayacaktı. Sonra buraya gelip kolayca yerleşeceklerdi. Bir de baktılar ki Türkiye kalkınıyor! 1954 yılında krediyi kestiler. Maliye Bakanı Hasan Polatkan CHP döneminde biriken altınları Dolar’a çevirdi ve yatırımlara devam etti. 1957’de altınlar bitti ama artık Dolar’a da ihtiyaç yoktu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan karşılıksız para çıkardı ve kalkınmayı devam ettirdi. Bu arada dinsiz politika sürüyordu. Bunun üzerine 1960 müdahalesini yaptılar. Türkiye’nin gelişmesini durduracaklardı. Askerler geldiler, demokrasiye geçtiler. Türk halkı yeniden iman yolunu tuttu. Şimdi de Kur’an düzenine uyanlar iflah olacaklar refaha kavuşacaklardır. Nasıl? Semt Kooperatifleri ile. Bugünün müminleri ‘ortaklık sistemi’ne inananlardır.” (KUR’AN VE İLİM 1017. Seminerinden).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

12 Haziran 2019




Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 144
27.02.2026 632 Okunma
1 Yorum 27.02.2026 07:39
ZEKİ ALTUBOĞA
YEK SEET KÂR Û XEBAT JI KEDA MEJÎ BER BI ŞOBAKTIYÊ
26.02.2026 50 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 143
26.02.2026 695 Okunma
1 Yorum 26.02.2026 06:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 142
25.02.2026 734 Okunma
1 Yorum 25.02.2026 07:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 141
24.02.2026 901 Okunma
1 Yorum 24.02.2026 07:25
Mete Firidin
Arzı Mevud
22.02.2026 176 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 140
22.02.2026 1056 Okunma
1 Yorum 22.02.2026 07:50
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎ YA CIVAKÊ -VIII- Yasa û Qanûnên
21.02.2026 109 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -VII-Zagonên Bilindbûn û Hilweşîna
21.02.2026 141 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ BEŞA VI: ŞÛRA, TEŞVÎK Û AVAKIRINA REWAYE
21.02.2026 124 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -V-Zagonên Bilindbûn
21.02.2026 133 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -IV- Zagônên Bilindbûn îna
21.02.2026 116 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ-III- Zagônên Bilindbûn
21.02.2026 73 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -II-Zagonên Hilhatin
21.02.2026 77 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -I-Li Ser Yasayên
21.02.2026 74 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 139
21.02.2026 1097 Okunma
1 Yorum 21.02.2026 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎN YA CIVAKÊ Li Ser Qanûnên Bilindbûn
20.02.2026 236 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KESAYETIYA BAWERMENDÊN RASTÎN Bawermendên rastîn,
20.02.2026 215 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Analîza Sosyolojîk a Sûreya Fîl Pêşgotin: Dîrok wekî
20.02.2026 280 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Sûreya Kafirûn: Manifestoya Azadiya Pergalî û Rûmeta Ke
20.02.2026 323 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 138
20.02.2026 1036 Okunma
1 Yorum 20.02.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 137
19.02.2026 967 Okunma
1 Yorum 19.02.2026 11:11
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 136
18.02.2026 952 Okunma
1 Yorum 18.02.2026 11:51
ZEKİ ALTUBOĞA
PEYMANA LIHEVHATINÊ Şerên siyasî, aborî, olî û zanistî
17.02.2026 268 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Mirov Dewletê Ava Dike: Ji Malbatê Heta Dewletê Dewlet
17.02.2026 191 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ALİYÊ CIVAKÎ YÊ MIROV Û DEWLET Wekî ku em nêzî biyolojî
17.02.2026 180 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DEWLET, ARTÊŞ Û ABORÎ Di Çarçoveya Sîstemeke Netewî ya
17.02.2026 134 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
RÊVEBERÎYA SERFIRAZAN Rêveberiya Cihî û Saziya Civakî
17.02.2026 133 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ARTÊŞA NETEWÎ Nobetgirtin (Zêrevanî) di Malbatan
17.02.2026 108 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ DI PERGALA AŞÎTIYÊ DE XIZMETÊN GIŞTÎ HEVKA
17.02.2026 104 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ PERWERDEHÎ Di Pergala Aşitiyê
17.02.2026 95 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
SÎSTEMA AŞTIYÊ: MODELA AVAYIYA SIYASÎ Û CIVAKÎ
17.02.2026 132 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
S E R O K HILBIJARTINA SEROKAN
17.02.2026 104 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Nîzama Aşitiyê Di Nîzama Aşitiyê
17.02.2026 108 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberiya Herêman NAVÇE Peyvên Sereke:
17.02.2026 108 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NÊRÎNEKE SOSYOLOJÎK LI SER SÛREYA ESRÊ
17.02.2026 126 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
APARTMANÊN SED-MALÎ: GUNDÊ NÛ
17.02.2026 135 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERGALA AŞÎTÎYÊ
17.02.2026 166 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 135
17.02.2026 973 Okunma
1 Yorum 17.02.2026 10:39
ZEKİ ALTUBOĞA
Qisseya Yûsuf: Ji Koletiyê Ber bi Dewletê,
16.02.2026 157 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 134
15.02.2026 1005 Okunma
1 Yorum 15.02.2026 11:48
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 1142 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İÇİŞLERİ VE ADALET BAKANI ATAMASI
14.02.2026 277 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 133
13.02.2026 995 Okunma
1 Yorum 13.02.2026 13:18
Mete Firidin
Şehit ve Şahit
12.02.2026 605 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 132
12.02.2026 1066 Okunma
1 Yorum 12.02.2026 08:20
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 131
11.02.2026 963 Okunma
1 Yorum 11.02.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 130
10.02.2026 1047 Okunma
1 Yorum 10.02.2026 07:52
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 129
9.02.2026 1213 Okunma
1 Yorum 09.02.2026 11:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 128
8.02.2026 1247 Okunma
1 Yorum 08.02.2026 08:25


© 2026 - Akevler