Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mete Firidin
O İğnenin Deliği ve O Deve
7.6.2019
433 Okunma, 0 Yorum

O İğnenin Deliği ve O Deve

 

 

Araf Suresi 41(40). Ayet:

إِنَّ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَابُ السَّمَاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى يَلِجَ الْجَمَلُ فِي سَمِّ الْخِيَاطِ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِمِينَ

Kesinlikle onlar ki bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara karşı büyüklenmek isteyenlere o göğün kapıları açılmaz ve o deve o iğnenin deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremezler. Ve o suçluları işte onun gibi cezalandırırız.

İslami kaynaklarda bu konu ile ilgili yeterli bir açıklama yoktur. Örneğin Elmalılı tefsirinde şöyle bir açıklama vardır:

Şu muhakkak ki, âyetlerimizi yalanlayanlar, hayır ve şerri, hak ve bâtılı, geçmişin sonuçlarını, şimdiki zamanın ve geleceğin gereksinimlerini açıktan açığa gösteren delillerimizi ve işaretlerimizi yalan çıkarmaya çalışanlar, ve onlara karşı kibirlenenler, kendilerini daha yüksek sayıp, bunları nazar-ı itibara almaya tenezzül etmek istemeyenler yok mu, bunlara göğün kapıları açılmaz, ruhları yükselemez, biraz fırlasalar bile yükseklere nüfuz edemezler, meleklerin sırlarına eremezler, düşerler, dua ve niyazları reddolunur. Üzerlerine feyz ve bereket inmez, ve cennete giremezler, tâ deve iğnenin deliğine girinceye kadar. Diğer bir mânâ ile: "Halat, iğnenin deliğine girinceye kadar". Çünkü (el-Cemel) kelimesi bilindiği üzere "deve" mânâsına geldiği gibi, urgan ve halat mânâsına da gelir ki (cümmel), (cümel), (cüml) ve (cümûl) de denilir. Bazı tefsirciler halatın ipliğe bir çeşit benzeyişine ve bundan dolayı iğneye deveden çok bir ilgisine göre ikinci mânâyı tercih etmişlerse de tefsircilerin çoğu birinci mânâyı tercih ederler. Zira her iki mânânın ikisine göre de bu bir darb-ı meseldir ki, bizim "balık kavağa çıkıncaya kadar" deyişimiz gibi bir şeyin mümkün olmayana bağlanmasını ifade eder. Bu bakış açısından ise birinci mânâ daha belağatlıdır. Çünkü örf bakımından "iğne deliği" küçüklükte, "deve" büyüklükte meseldir. Bir şeyin ufaklığında, inceliğinde mübalağa edileceği zaman, "iğne deliği gibi" denilir. İrilikte mübalağa için de "deve gibi" denir. Özellikle Arap dilinde bu çok bilinir. "Halat" da misal olabilirse de, deve kadar mesel değildir. Bu yönden olmayacak bir şeyi anlatmak için, irilikte mesel olan devenin, incelikte mesel olan iğne deliğine girmesiyle darb-ı mesel şüphesiz ki daha belağatlıdır. Bir de deve, girebileceği yere kendi girer. Halat ise sokmaya dayanmaktadır. Şimdi devenin iriliğinden başka bizzat hareketli bir hayat sahibi olması, sonra boynu, hörgücü, ayaklarıyla , özel şekliyle de bütün eğri büğrülüğü ve acaibliğiyle göz önüne getirildiği zaman iğne deliğine girmesinde uzaklık fikri ve mümkün olmayanı hayal etme öyle bir kuvvetle ortaya çıkar ki, bu kuvvet halatta yoktur. Hasılı her iki takdirde mânâ, o kâfirlerin cennete girememelerini bir müddet gayesi ile sınırlamak değil, onun mümkün olmadığını açık bir temsil ile anlatmaktadır. Şu hâlde devenin iğne deliğinden geçmesi, aslında mümkün müdür değil midir, diye bazı inkârcıların yaptığı gibi boş yere tartışmalara dalmaya lüzum yoktur.

Benim ise saptadığım başka bilgiler mevcuttur. Buna benzer bir anlatım Yahudi tefsir kitabı Talmud’ta yedi kez geçmektedir (eye of a needle).

Ayrıca kanonik İnciller’den Matta 19, Markos 10 ve Luka 18. da bahsedilmektedir.

Bu kitaplarda bu örneği veren ise İsa peygamberdir: Matta 19-23,26: Adamın biri İsa’ya gelip, “Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?” diye sordu. İsa, “Bana neden iyilik hakkında soru soruyorsun?” dedi. “İyi olan yalnız biri var. Yaşama kavuşmak istiyorsan, O’nun buyruklarını yerine getir.”
“Hangi buyrukları?” diye sordu adam. İsa şu karşılığı verdi: “Adam öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin, annene babana saygı göstereceksin’ ve ‘Komşunu kendin gibi seveceksin.”

Genç adam, “Bunların hepsini yerine getirdim” dedi, “Daha ne eksiğim var?”
İsa ona, “Eğer eksiksiz olmak istiyorsan, git, varını yoğunu sat, parasını yoksullara ver; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle” dedi.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.

İsa öğrencilerine, “Size doğrusunu söyleyeyim” dedi, “Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek. Yine şunu söyleyeyim ki, devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.”
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, “Öyleyse kim kurtulabilir?” diye sordular.
İsa onlara bakarak, “İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür” dedi.

 

Hıristiyan dünyasından bu deveyi temsil eden bir heykel ve resim.

Gördüğünüz gibi bu örnekleme önceki iki kutsal kitapta da bulunmaktadır. Fakat belli ki orijinal anlatımından kısmen uzaklaşmıştır. Kuran musaddıktır. Yani eski metinlerdeki olanın doğrusunu açıklar.

Yahudi ve Hıristiyanlar bu ifadenin bir benzetme olduğunu düşünmektelerdir. Oysa Kuran’da “o göğün kapıları açılmaz ve o deve o iğnenin deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremezlerdenmektedir. O gök ise gerçeği yani gerçek göğü ifade etmektedir. O iğne deyimi bilinen bir özel iğneyi ve o deve tanımı ise özel bir deveyi ifade etmektedir.

Benim düşünceme göre o deve ise daha önce yazdığım bir makaledeki devedir: http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/1137/SonEk/10153/Mete-Firidin/Uc-Kollu-Golge

Bu konu ile ilgili yukarıda link verilen makalemi okuyabilirsiniz.

Peki o deve buysa o iğne nedir. O iğnenin galaksimiz merkezindeki kara delik ve onun iğnemsi ışın demeti olduğunu düşünmekteyim. İlgilenenler bu makaleyi okuyabilir:

https://scitechdaily.com/the-major-collision-that-changed-the-milky-way-galaxy/

Doğrusunu Allah bilir.


 

 

 




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kamu Fıkhı ve Suriye Anayasası
22.9.2019 17 Okunma
Süleyman Karagülle
Durum ve Yapılması Gereken
22.9.2019 20 Okunma
Süleyman Karagülle
Aydınlanacak
22.9.2019 40 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
22.9.2019 33 Okunma
4 Yorum 22.09.2019 10:33
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin çökmesi
21.9.2019 55 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
21.9.2019 45 Okunma
2 Yorum 21.09.2019 07:50
Süleyman Karagülle
KOMŞULAR
20.9.2019 66 Okunma
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İlkeler mi, kişiler mi?
20.9.2019 37 Okunma
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 65 Okunma
3 Yorum 20.09.2019 09:16
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 60 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 75 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 79 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 116 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 75 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 69 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 81 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 86 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 91 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 94 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 83 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 94 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 95 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 122 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 112 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 101 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 91 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 106 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 88 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 141 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 85 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 115 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 102 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 152 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 180 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 103 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 117 Okunma