Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; AP seçimleri ve İlerleme Raporu
31.5.2019
572 Okunma, 0 Yorum

 

Avrupa Parlamentosu seçimleri ve İlerleme Raporu

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

İkinci dünya savaşı öncesi Avrupa’yı kasıp kavuran ırkçılık, sonunda büyük insan kayıplarına yol açan savaşın patlak vermesine yol açmıştı. Bundan ders alan Avrupa, barış içinde yaşama mecburiyetini hissetmiş ve böylece Avrupa Birliğinin temelleri atılmıştı. Felaketlerden dersler çıkarılmış ve insanlığın birikimi harmanlanarak, uzun bir süreci içerse de, kısaca demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve hukukun üstünlüğü diyebileceğimiz umdeler etrafında Avrupa Birliği oluşmuştu. Birliğin ortaya koyduğu ilkelerin kâğıt üzerindeki haline bizim de büyük oranda katıldığımız genel kabul görmüş bir vakıa.

Avrupa Birliği, ya da daha doğru bir ifadeyle Birlik içindeki bazı ülkeler zaman zaman uygulamalarında bu ilkelere sadık kalmadılar, bunu biliyoruz. En iyi örnekler olarak Bosna’nın uğradığı kitlesel kıyımı, İslam karşıtlığını ve göçmen politikalarındaki ikircikli tutumu sayabiliriz.

Hafta başında sonuçlanan Avrupa Birliğinin Parlamento seçimlerinde ırkçı partilerin kısmi de olsa bir yükselişinden bahsediliyor. Peki, nereye gidiyor Avrupa Birliği? Parlamento seçimlerine bakarak Birliğin ırkçı bir karaktere büründüğünü söyleyemeyiz. Avrupa’nın merkez sağında ve merkez solunda bulunan partilerin bundan sonra ortak karar almada zorlanmaları ve diğer partilerle işbirliğine mecbur kalmaları bir ihtimal ama Parlamentonun ırkçıların kontrolüne girdiği yok.

AB yanlısı partiler çoğunlukta, ancak AB’yi sarsabilecek oranda ırkçı partinin parlamentoya girdiği de bir gerçek. Yeşillerin elde ettiği başarıyı da not etmek lazım… Şimdi AB taraftarı merkez partilerle, yani Avrupa Halk Partisi (EPP) ile Sosyal Demokratların (S&D),  piyasa yanlısı liberal demokrat partiyle (ALDE) işbirliği kaçınılmaz diyenleri duyuyoruz.

AB karşıtlarının oy oranlarına ve kazandıkları milletvekili sayılarına bakalım… İtalya’da, aşırı sağ kanattan League Partisi %34 oy aldı. Brüksel’deki düzeni yıkmaktan bahseden bu parti İtalya’da iktidar ortağı. Liderleri Matteo Salvini. Britanya’da Brexit taraftarlarına öncülük eden ve Nigel Farage tarafından yeni kurulan Brexit Partisi ise %31’e kadar çıktı. Marine Le Pen’in ırkçı partisi de AB karşıtı partilerden.  %2 ile Fransa’da AB seçimlerinde en fazla oy onların oldu. 751 sandalyeli Parlamentodaki dağılımdan şunları da paylaşalım: EPP 177, S&D 149, ALDE 107, Yeşiller 69, EFDD (ırkçı) 54. Bu sayıları grafiksel tablodan da izleyebilirsiniz.

Acaba Avrupa Birliğinin gidişi nereye doğru? Birlik dağılır mı? Bu ihtimal en azından şu sıralar yok gibi. Avrupa Birliğinin aldığı yeni şeklin Türkiye açısından büyük sorun teşkil edeceğini düşünmek doğru değil. Her zaman hem Türkiye yanlıları, hem Türkiye karşıtları olmuştur Parlamentoda. Türkiye’nin Avrupa’daki geleceği, Avrupalıların değil Türkiye’nin elindedir. Onun da yolu demokrasi, hukukun üstünlüğü ve özgürlüklerden geçmektedir. Avrupa’dan gelecek engellemeler tali planda kalır.

Benim irdelemek istediğim bir husus daha var. Avrupa’da ırkçılık ve İslam karşıtlığı artıyor diyoruz. Peki neden? Acaba bu İslam karşıtlığının artmasında halkı Müslüman ülkelerin ve İslam dünyasında dini yorumlayış biçimlerinin bir katkısı var mı? İsterseniz şöyle söyleyelim: Acaba gözler önüne hep kötü örnekler mi sürülüyor da böyle bir karşıtlık hâsıl oluyor. “İşte…” diyebileceğimiz iyi örnekler çıkmıyor İslam dünyasından? Hukuk alanında, yönetimde, demokrasi uygulamalarında, insan hakları telakkilerinde, özgürlükler alanında ve buna benzer diğer sahalarda niye iyi örneklerimiz yok? Türkiye’nin göçmenler meselesinde ortaya koyduğu insancıl tavır yetmiyor demek ki Avrupalıları ikna etmek için. Başka alanlarda da ihtiyaç var iyi örneklere. Çoğu otoriter rejimlerce yönetilen Müslüman dünya kendi içinde bile bir normlar manzumesi geliştirme ihtiyacı içinde olduğunun farkında değil. Başta Orta Doğu her yer kan gölü. Bir Cemal Kaşıkçı cinayeti bile, Avrupa’da negatif algı oluşmasına kim bilir ne kadar katkı yaptı? 2002-2010 arasındaki Türkiye her alanda iyi örnek olma yolundaydı ve pozitif algının yükselmesinde çok büyük pay sahibiydi.

Avrupa Birliğinin Türkiye hakkındaki 2019 İlerleme Raporu çıktı birkaç gün önce. Hemen hemen her yıl yazıyorum bu ilerleme raporları hakkında. 2013, 2015 ve 2018’de yazmışım. Bu yıl çıkan rapor da önceki birkaç rapordan çok farklı değil. Üstelik bu yıl serbest piyasa kuralları ihlal edildiği için ekonominin de kötü gidişine dikkat çekilmiş. Yine hukukun üstünlüğü, temel haklar ve yargı gibi alanlardaki gerileme vurgulanmış. Üstüne de bir seçim güvenliği meselesi eklenmiş. Sebep İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri… Mustafa Karaalioğlu da galiba bütün bunlara bakarak 2019 Raporunu Gerileme Raporu diye nitelemiş.

Başka konular da var üzerinde durulan. Şunlar mesela: Türkiye’de kaldırılmış olmasına rağmen OHAL fiili olarak kısmen devam ediyor. İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararı ve Güney Doğu'da ikinci olan adaylara mazbata verilmesi, seçim süreçlerinin hukukiliği ve hakikiliği konusunda ciddi endişe uyandırıyor. OHAL Komisyonu’nun dosyaları ele alışı ve işleyişi, tarafsızlığı ve bağımsızlığı ciddi soru işaretleri oluşturuyor. OHAL Komisyonu’nun yeniden geçerli bir iç hukuki işleyiş haline getirilmesi gerekiyor. 160’dan fazla gazeteci hapiste, halen tutuklu bulunan gazeteci, yazar, insan hakları savunucusu, avukat ve akademisyenlerin varlığı endişe sebebi. 8.8 milyar Euro değerinde çok sayıda şirkete el konulmuş,  TMSF tarafından kayyum marifetiyle idare ediliyor. Birçok kurum, şirket ve şahısların mal varlığına OHAL öncesinde ve OHAL döneminde el konulması ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. El konulmalarla alakalı etkili bir itiraz mekanizması hala yok ve OHAL Komisyonu bu görevi yerine getirmekten çok uzak, zira çok yavaş karar veriyor ve şeffaf değil. Yolsuzluk çok yaygın bir biçimde devam ediyor.

Bunların çoğu epey zamandır dikkat çekilen hususlar. Önemli olan şu: Biz AB konusundaki irademizi devam ettiriyor muyuz, ettirmiyor muyuz? Eğer bu irade canlıysa, bu eleştirileri dikkate almak zorundayız.  Nitekim dün Yargı Reformu Strateji Belgesi açıklandı. Belgede 2023 yargı vizyonu, “güven veren ve erişilebilir adalet sistemi” olarak belirlendi. Buradan da anlaşılıyor ki AB iradesine sahip çıkılıyor.

Konuşabilen ve tartışabilen Türkiye’den ne kadar uzaktayız. İkili ve dar çerçeveli sohbetlerde konuşulanlar agoraya yansıyabilse ve geniş kesimlerin neler arzuladıkları görülse yanlış gidişe dur deme imkânı çıkar ortaya.

Mesela iş adamları ve örgütleri niçin kendi yararlarını gözetmek için olsun konuşmazlar? Diğer sivil toplum kuruluşları niçin görüşlerini açıklamaktan çekinirler?

Mesela Birlik Vakfı, kendi düşünce dünyasından bir isim olan ÖSYM Eski Başkanı Ali Demir’in ve pek çok eski mensubunun uğradığı hukuksuzluklara niye eğilmez? Hain darbenin asıl faillerini kaçırdıktan sonra olur olmaz kimseleri haksız ve hukuksuz biçimde FETÖ bahanesiyle zulme tabi tutmak olacak şey midir? KHK ile görevden uzaklaştırılan nice insan muhakeme sonunda beraat ettiği halde göreve başlatılmıyor. Niçin? Anlaşılır gibi değil.

Konuşamayan ve tartışamayan bir Türkiye ne yaparsa yapsın esenliğe çıkamaz. Neredesin ortak akıl?

Yargı konusunda öyle şeylere şahit olduk ki dünkü strateji belgesinde vurgulanan güven veren adalet kavramının yerle bir olduğunu düşünmek zorunda kaldık. Rahip Brunson, Deniz Yücel ve son olarak Serkan Gölge davaları… Bu isimlerin hangi gerekçelerle hapishaneden salıverildiğini hatırlayın. Arkasından da yargı bağımsızdır diyenlere inanın… Ya da İlerleme raporunda yargı bağımsızlığı zedeleniyor diyenlere kızın…

Liyakat ve ehliyet diyorduk. Bunu göz ardı edince ne yönetimde ne de başka bir alanda yol kat etmek mümkün… Ne kadar riayet ediyoruz bunlara?

Son dönemde bazı kamu bankalarının yönetim kurullarına atanan kişilere bakın. Her biri kıymetli bir siyasetçi olsalar da banka yönetmek diye bir işleri olmamış şimdiye kadar. Nerede ehliyet? Bu işin iki sıkıntılı yönü var. Birisi atayanların takdiri itibariyle, ikincisi de atananların işi kabul etmede göstermedikleri tereddüt itibariyle… Sonra gelsin kamu bankalarının görev zararı… Aslında bir üçüncüsü daha var. Bu atamaları alkışlayanların tutumu… Bir de ‘ona var, bana yok mu’ hezeyanı içinde olanlar… Neyse… Bütün bunların Türkiye hakkında rapor hazırlayanların dikkatinden kaçması mümkün mü?

Eğer sorunlarımızın farkındaysak ve bir sorunlar alanı bulunduğunu kabul ediyorsak o sorunların çözümü yolunda ümide kapılmaya hakkımız var demektir. Mesela yargı reformu strateji belgesi yargı alanındaki sorunları çözme niyeti olarak okunmayı hak ediyor. Peki, CB İletişim Başkanının şu sözlerini nereye koyalım: “Türkiye'de basın özgürlüğü konusunda herhangi bir sorun bulunmuyor.”

Biz yapacağımız bütün reformları halkımızı düşünerek hayata geçirmek zorundayız. Bu anlamda ilerleme raporlarını bir nevi danışman tavsiyesi olarak mütalaa edebiliriz. Türkiye’nin bu reformları yapma potansiyeli olduğundan hiç şüphemiz olmamalı. Potansiyelimizi harekete geçirecek iradeye selam olsun.

Kişisel olarak bayramı hak ettiğimize şüphe yok. Toplum olarak hak ettik mi, işte onu bilmiyorum. Bayramınız mübarek olsun…

 

 

 




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Hüseyin Bağdatlı
HÜZÜNLÜ BAYRAM
26.5.2020 5 Okunma
Reşat Nuri Erol
ASIL SORUN NEDİR? ÇARE VE ÇÖZÜMÜ NEDİR?
26.5.2020 57 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERE
25.5.2020 16 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Avahî Bêpere Çawa Tên Çêkirin
25.5.2020 10 Okunma
Mete Firidin
Müslümanların Kıble Değiştirmeleri
24.5.2020 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-46
21.5.2020 160 Okunma
4 Yorum 21.05.2020 05:33
Ece Ferah
RAMAZAN AYININ SON GÜNLERİ
21.5.2020 66 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-45
20.5.2020 160 Okunma
4 Yorum 20.05.2020 06:11
Hüseyin Kayahan
ZÜNNÛN – bir muamma
19.5.2020 84 Okunma
1 Yorum 21.05.2020 18:19
ZEKİ ALTUBOĞA
CIVÎN
19.5.2020 47 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
EMLAK
19.5.2020 54 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
GEŞTIYAR
19.5.2020 46 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-44
18.5.2020 154 Okunma
4 Yorum 18.05.2020 05:09
Özer Ataç
Üretim ve Kıtlık
17.5.2020 398 Okunma
3 Yorum 20.05.2020 07:33
Süleyman Karagülle
Acilen Yapmanız Gerekenler
17.5.2020 128 Okunma
1 Yorum 25.05.2020 11:25
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-43
17.5.2020 139 Okunma
3 Yorum 17.05.2020 08:59
Özer Ataç
Baby Driver
16.5.2020 102 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-42
16.5.2020 164 Okunma
3 Yorum 16.05.2020 08:35
Turgay Çoruhlu
El Cahiz Evrim Araştırmaları Merkezi Caiz Mi?
14.5.2020 174 Okunma
6 Yorum 17.05.2020 01:15
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-41
14.5.2020 183 Okunma
4 Yorum 14.05.2020 09:47
Hüseyin Bağdatlı
ANNELER GÜNÜ
11.5.2020 139 Okunma
Süleyman Karagülle
Dolar, Altın Bono ve Krize Çözüm
11.5.2020 178 Okunma
1 Yorum 14.05.2020 00:57
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-40
10.5.2020 225 Okunma
4 Yorum 10.05.2020 08:15
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-39
9.5.2020 193 Okunma
4 Yorum 09.05.2020 05:04
ZEKİ ALTUBOĞA
Hûn hê karkerî diparêzin?
8.5.2020 131 Okunma
1 Yorum 09.05.2020 12:25
Hikmet Güveloğlu
Yarınlar Daha da Zor Olacak!
8.5.2020 1913 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.Eskicioğlu yazdı;Denizli Milli Görüş’ün temel taşıydı
8.5.2020 175 Okunma
3 Yorum 08.05.2020 09:01
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-38
8.5.2020 244 Okunma
9 Yorum 09.05.2020 04:44
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-37
7.5.2020 232 Okunma
5 Yorum 07.05.2020 04:58
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-36
6.5.2020 256 Okunma
5 Yorum 06.05.2020 05:16
Ece Ferah
Merkez Temsilciler, Semt Temsilciler
5.5.2020 131 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-35
4.5.2020 289 Okunma
8 Yorum 06.05.2020 05:16
Ece Ferah
BİREYİN DÜNYA HARİTASI
3.5.2020 157 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-34
3.5.2020 290 Okunma
6 Yorum 04.05.2020 09:17
Süleyman Karagülle
İki Farklı Yayın Organı
3.5.2020 227 Okunma
2 Yorum 06.05.2020 18:06
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-33
2.5.2020 287 Okunma
5 Yorum 02.05.2020 04:59
Hüseyin Kayahan
MUTAHHERÛN-“koş abla koş, bir metaforcu geldi!”
1.5.2020 140 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-32
1.5.2020 404 Okunma
5 Yorum 01.05.2020 09:03
Mete Firidin
Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!
30.4.2020 302 Okunma
2 Yorum 20.05.2020 01:11
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-31
30.4.2020 364 Okunma
5 Yorum 30.04.2020 09:17
Ece Ferah
GENEL HİZMET YAYIN MERKEZİ
28.4.2020 158 Okunma
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-30
28.4.2020 410 Okunma
6 Yorum 28.04.2020 19:06
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-29
27.4.2020 390 Okunma
5 Yorum 27.04.2020 11:13
Özer Ataç
Çaba_ la_ma !
26.4.2020 238 Okunma
2 Yorum 29.04.2020 02:31
Süleyman Karagülle
Kebirlik Yaşı ve ...
26.4.2020 291 Okunma
3 Yorum 27.04.2020 14:21
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-28
26.4.2020 413 Okunma
3 Yorum 26.04.2020 10:13
Ece Ferah
ADİL DÜZEN YAYIN MERKEZİNE TEMSİLCİ OLMAK
25.4.2020 228 Okunma
1 Yorum 26.04.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-27
25.4.2020 383 Okunma
3 Yorum 25.04.2020 05:33
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi-26
24.4.2020 368 Okunma
5 Yorum 24.04.2020 08:52
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-25
23.4.2020 384 Okunma
4 Yorum 25.04.2020 03:17