Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Büyük şehirlerde kaybedenler sebeplerini a
24.5.2019
285 Okunma, 0 Yorum

 

Büyük şehirlerde kaybedenler sebeplerini araştırıyor mu?

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini niçin kaybettiğini anlamaya çalışıyor mu Ak Parti camiası? Yenilenecek seçimde bu gayretin izlerini görebilecek miyiz acaba?

Soru size garip gelebilir. Hepimiz farklı çevrelerde gezip tozuyoruz. Ben yukardaki birinci soruyu eksik buluyorum. Bakmayın soruyu öyle sorduğuma. Cevabı aranması gereken soru Ak Parti, İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin gibi büyük şehirleri niçin kazanamadı şeklinde olmalı değil mi? Bunların çoğunu uzun süredir yönetiyordu Ak Parti. İstanbul’un kaybını ‘çaldılar’ gibi ucuz bir bahaneye sığınarak izah etmeye kalkmak yenilenecek seçimi daha şimdiden kaybetmek demektir. Olaya böyle bakan çok sayıda Ak Partili olduğunu biliyorum. Neyse ki Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ın çaldılar söylemi yanında başka sebeplere de eğildiğini duyuyoruz. Ayrıca halisane niyetlerle Ak Partinin buralarda niçin başarılı olamadığını tahlil kaygısı güden çok sayıda başkaları da var. YSK’nın seçimin yenilenmesi yolunda aldığı karara bakıp ‘Ak Parti İstanbul’u kaybetmedi’ diyeceklere söyleyecek sözüm yok benim…

Buralardaki kaybı, sadece maddi unsurlarla izah etmeye kalkanların tavrı beni hayrete düşürüyor. ‘Bunca hizmetin karşılığı bu mu olmalıydı’ diyerek Avrasya Tünelini, köprüleri, yolları, havaalanlarını sayıyorlar. Bu hizmetler elbette kıymetli ama insanın gönlüne ve kalbine ferahlık verecek yerde yük bindiren hususları ne yapacağız? Acaba MHP ile işbirliğinin getirdiği o negatif algı, korku yayan konuşmalar, büyükşehirlerde kimselerin umursamadığı beka söylemi, Kürtleri rencide eden söylemler ne olacak? Asıl problem on yedi yıldır yönettiği bir şehirde insanların niçin gönlünün vaktiyle kazanılamadığıdır. Gönül belediyeciliği yeni mi akıllara düştü?

Neresinden bakılırsa bakılsın insanlar bir şeyin tadını aldı mı artık ondan kolay kolay vazgeçmiyorlar. Ak Parti’nin ilk döneminde, bizim insanımız da demokrasinin, özgürlüklerin, ekonomik canlılığın, güven duygusunun tadını almışlardı. Bütün bunlardan küçük inhiraflar bile, arkasında hangi bahane olursa olsun insanlara inandırıcı gelmiyor. Üstelik seçmen 24 Haziran’da son bir kredi daha açmıştı Al Parti’ye. Onun iyi kullanılabildiğini söyleyemeyiz. Sadece faiz, döviz ve enflasyonun 24 Hazirandan bu yana kat ettiği irtifaya bakmak bile durumu açıklamaya kâfi. Soğan patates fiyatlarına çeki düzen veremeyen bir yönetim algısı var… Ak Parti’ye yakışmıyor bu…

Ekonomik sıkıntı, 23 Haziran’da 31 Mart’a göre daha çok hissedilecek dersek abartmış olur muyuz? Sokak röportajlarına kulak verin internette. Burada bir çığlık var, eğer kulağımızı kapatırsak, gerçeklerle yüzleşmeye dair korkumuz yarın bir travmaya dönüşür. Katlanan fiyatlar ve rekora koşan işsizlik… Korkutuyor bunlar beni…

Büyük bir güven bunalımı kaplamış durumda her yeri. Bu güven meselesini ne yapıp edip halletmeliyiz. Ne dışardan sermaye, ne yatırımcı gelir bu güven meselesi hallolmadan. İş adamlarına istihdama katkı yap demek için önce onun yatırım yapılabilir bir iklime ihtiyacı olduğunu hatırlamalıyız.

Bu arada asıl soruyu gözden kaçırmamamız gerekiyor. Ak Parti ne oldu da uzun süredir yönettiği büyük şehirleri kaybetti? Bu bir. İkincisi İzmir gibi yerlerde niçin inandırıcı olamıyor?

Bu soruların cevabını düşünmek ve bulmak zorundayız. Acaba bizim bağlı olduğumuzu söylediğimiz ilkelerde mi bir eksiklik var da bu hale düşüyoruz, yoksa bağlı olduğumuzu söylediğimiz ilkeleri tatbikata geçirirken mi bir hata yapıyoruz… Bana ikincisi gibi geliyor…

 

İslam ülkeleri ne kadar İslami?

Acaba yukardaki paragrafta ortaya konulan soruyu cevaplamak için bugünlerde konuşulan İslami endeks yardımcı olabilir mi?

Ben bu İslami endeks meselesini bir yıl kadar önce burada iki yazı ile geniş bir şekilde ele almıştım. Bu yazılardan birincisi Oruç aynın sunduğu fırsat, ikincisi Bayram sorumluluğu adını taşıyordu.

İslami endeksin neşet ettiği çalışma “How Islamic are Islamic Countries?” adını taşıyor. “İslam ülkeleri ne kadar İslami?” diye çevrilebilir Türkçeye. Yukarıda sözünü ettiğim yazıların ilkinde 2010 yılındaki bu çalışmanın hangi maksatla yapıldığından ve o yıl için elde edilen iki endeksten bahsetmiştim.

Bu endekslerin birisi ‘İslam ülkeleri ne kadar İslami?’ sorusuna cevap arıyordu.  208 ülkenin İslami prensiplere ne derece sadık olduğu ekonomi, hukuk, yönetim, insan hakları ve siyasi haklar ile uluslararası ilişkiler bazında değerlendirilmişti. Kur’an ve hadis, araştırmacıların öncelikli kılavuzları olmuştu, yani uyguladıkları kriterler Kur’an ve hadislerden elde edilmişti. Türkiye bu endekste 103’üncü sırayı alabilmişti.

İkinci endeks ise “An Economic Islamicity Index (EI)” adını taşıyordu. Bunu da “Ekonomik İslami Endeks” diye çevirmiştik. Bu ikinci çalışmada yazarlar 113 ölçülebilir ekonomik İslami prensip etrafında yine yalnız İslam ülkelerini değil bütün ülkeleri teraziye çıkarmışlardı. İslam ülkeleri açısından burada da durum iç açıcı değildi. İlk üç sırada İrlanda, Danimarka ve Lüksemburg vardı. Sıralamada İslam ülkeleri arasında en yüksek mertebeyi 33’üncü sıradaki Malezya almıştı. Kazakistan 54, Çin 62, Tunus 72, Suudi Arabistan 91, Pakistan 145’inci sıradaydılar. Türkiye 71’inci olmuştu bu endekste.

İkinci yazımda bu çalışmanın  2015, 2016 ve 2017 yıllarında yenilenen halinden bahsetmiştim. Şimdi 2018 yılı için verilen sıralamalar konuşuluyor. Uzatmadan söyleyelim, bu sıralamada, 2017’de 81’inci sıradaki Türkiye, 2018’de 95’inci sıraya gerilemiş.

Aşağıdaki tablo Türkiye için bir özet veriyor. Yıllar itibariyle ekonomi, hukuk ve yönetim, insan hakları ve siyasi haklar gibi alanlarda Türkiye’nin nasıl bir seyir izlediğini görüyoruz. Tablodaki Puan sütunları ülkelerin 10 tam puan üzerinden aldıkları notu gösteriyor.

Hemen hemen her alanda gerileme var maalesef. Bu tabloyu değiştirmek mümkün. Biraz daha fazla demokrasi, hukuk, özgürlük, ortak akıl, denge ve denetim mekanizmaları… Hepsi bu kadar…

Bu tür değerlendirmelere gözlerini ve kulaklarını kapatanlar olduğunu biliyorum. Yine de şu notu düşmek gerekiyor: Ülkeler, Kur’an ve hadis kaynaklı kriterlere vurulduğu zaman durum nedir sorusunun cevabı olarak ortaya çıkmıştır bu endeksler. Buradan elde edilecek basit sonuçlardan biri şudur: Bir ülke demokrasiye ve hukuka verdiği kıymet ölçüsünde İslami kriterlere yaklaşmaktadır.

 

Türkiye

Toplam endeks

Ekonomi

Hukuk ve yönetim

İnsan hakları ve siyasi haklar

Uluslararası ilişkiler

 

Sıra

Puan

Sıra

Puan

Sıra

Puan

Sıra

Puan

Sıra

Puan

2015

65

5.14

58

5.38

55

5.69

84

4.69

102

4.31

2016

73

4.82

71

4.85

67

5.21

80

4.56

102

4.30

2017

81

4.48

82

4.57

81

4.42

79

4.53

96

4.31

2018

95

4.06

70

5.07

85

4.31

100

3.82

148

1.01

2018

(islam ülk ort)

118.5

3.28

113

3.45

115.5

2.84

112

3.47

119

3.37

 

Buradan İslam ülkelerinin çıkartacağı hiçbir sonuç yok mu Allah aşkına... Ben sadece birini yazdım üstelik... Bir küçük nokta daha, bu çalışmalar, Bernard Lewis gibi bazı yazarların İslam’ın serbest piyasa ekonomisini teşvik edici değil ondan caydırıcı rolü olduğunu öne süren iddialarına cevap teşkil edecek bir makaleye hazırlık babında yapılmıştır.

Şimdi size bir soru: YSK’nın gerekçeli kararı Türkiye’nin bu tabloda verilen hukuk notunu nasıl etkiler? 

“Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım” diye haykıran Üstad Necip Fazıl’a vefat yıldönümünde rahmet niyaz ediyorum.




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kamu Fıkhı ve Suriye Anayasası
22.9.2019 17 Okunma
Süleyman Karagülle
Durum ve Yapılması Gereken
22.9.2019 20 Okunma
Süleyman Karagülle
Aydınlanacak
22.9.2019 40 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
22.9.2019 33 Okunma
4 Yorum 22.09.2019 10:33
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin çökmesi
21.9.2019 55 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
21.9.2019 45 Okunma
2 Yorum 21.09.2019 07:50
Süleyman Karagülle
KOMŞULAR
20.9.2019 66 Okunma
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İlkeler mi, kişiler mi?
20.9.2019 37 Okunma
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 65 Okunma
3 Yorum 20.09.2019 09:16
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 60 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 75 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 79 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 116 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 75 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 69 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 81 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 86 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 91 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 94 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 83 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 94 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 95 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 122 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 112 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 101 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 91 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 106 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 88 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 141 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 85 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 115 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 103 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 152 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 180 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 103 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 117 Okunma