Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Teşhis var ‘tedavi’ yok! ‘Unutulan Beka Sorunu’
23.5.2019
442 Okunma, 4 Yorum

 

Teşhis var ‘tedavi’ yok! ‘Unutulan Beka Sorunu’

‘Unutulan Beka Sorunu’ merkezli önceki dört yazımızın ardından, bu beşincisi!

‘İBB Seçimi Vesilesiyle’ unutulduğu ya da unutturulduğu vurgusunu da yaptık…

‘Bizim usul ya da metodumuzu’ bu vesileyle bir kere daha hatırlatmama gerekiyor:

Bizim gördüklerimizi ‘gören/kavrayan’ belki vardır ama ‘yazan/yazabilen’ yok denecek kadar az; yazmadıkları ve/ya yazamadıkları için de kim olduklarını bilemiyoruz!

Evet, tek tük yazanlar var ama onlar da sadece ‘tenkit/teşhis’ yazıyor, bizim gibi tedavİ/çözüm’ yazan maalesef yok, hele hele ‘tedavi/çözüm’ merhalesinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan gibi detaylandırarak ‘Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen’ diyen hiç yok!

Ne demek istiyoruz?

Örneklerle devam edelim. Mesela, Yeniçağ’dan Ahmet Takan’ın, bugünkü (22 Mayıs) “Müteahhite kötü haber!” başlıklı yazısının bir bölümünde dediklerine bakalım:

“Sizler de, "Hele bir 23 Haziran geçsin. Ondan sonrasına bakarız" modundaysanız, durum gerçekten çok vahim!.. En azından, şu ABD-İran gerginliği ile ilgili çok fazlaca kafa yormanızı isterim. Vatanın, milletin, devletin, çocuklarımızın geleceği için!.. İçinde bulunduğumuz coğrafyanın en hassas ve en korunması gereken dengesinden bahsediyorum. İran ve Türkiye bölgenin en büyük 2 devletidir. İran varsa ve yaşarsa Türkiye yaşar. Türkiye varsa ve yaşarsa İran var olur!.” Teşhis tamam da, yazıda ‘tedavİ’ yok!

Yazar ‘genel teşhis’ sadedinde şunları da hatırlatmış:

Ekonomik kriz bu kadar can yakarken, işsizler ordusu devasa boyutlara gelirken, Suriye alev alev yanarken, Körfez’de hararet had safhaya yükselirken…” Bu hatırlatmalara da teşhis olarak tamam diyelim; ‘tedavİ reçetesİ’ yine yok!

İkinci örneğimiz Star’dan Yalçın Akdoğan. (Siyaset Bilimci, Yazar. Devlet Bakanı Basın Müşavirliği, AK Parti Genel Başkan Danışmanlığı ve Başbakan Başmüşavirliği görevlerinde bulundu. 12 kitabı var. 24, 25 ve 26. Dönemde Ankara Milletvekili seçildi. 62, 63 ve 64. Hükûmetlerde Başbakan Yardımcılığı yaptı.) Bugünkü (22 Mayıs) “‘Yüzyılın anlaşması’ barış değil savaş mı getirecek?” başlıklı yazısında dediklerine bakalım.

Yazı şöyle başlıyor: “Ortadoğu’da tırmanan krizin birçok sebebi var. İşin bir yanı petrol kavgası, diğer yanı nükleer enerji tartışmaları... / Krizin görünen tarafında ABD ve İran var, görünmeyen tarafında Rusya’dan Çin’e kadar küresel güçler.”

Yazının ortasından iki paragrafla devam edelim:

1. TEŞHİS: “‘Yüzyılın Anlaşması’ diye nitelendirilen plan bölgeye barış getirmeyi bırakın savaş tamtamlarını ve çok boyutlu savaş ittifaklarını piyasaya sürmüş durumda. / Körfez ülkeleri İran fobisiyle ABD’nin kurmaya çalıştığı yeni ittifakta saf tutuyorlar ama aslında tuttukları saf, İran’ı geriletmekten öte İsrail’in önünü açmayı, ABD’nin planına zemin hazırlamayı amaçlıyor.

2. TEŞHİS: “İslam dünyasının kutsal bildiği her şeyi ayaklar altına alan ve mazlum Müslüman halkların çıkarlarını berhava eden böyle bin plana verilecek tepkilerin önünü kesmek için gözler İsrail’den İran’a çevriliyor ve İran’a karşı diye kurulan Arap ittifakı İsrail için seferber ediliyor.

Yazı şöyle sona eriyor: “ABD’nin İsrail-Filistin meselesine kalıcı barış için öne sürdüğü ‘yüzyılın anlaşması’ şimdiden bölgeyi ateş çemberiyle kuşatmış durumda.

İkinci yazarımızın ‘hükümet’ kademesindeki görevlerini yukarıda özet olarak verdim; maalesef bu yazarımızın yazısında da tedavİ/çözüm’ yani tedavİ reçetesi’ yok! Olsaydı, o görevlerde bulunduğu dönemlerde devreye sokar, ülkemiz de bu durumda olmazdı.

Atalarımız ne demiş: “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur!

Bu deyimin açıklaması şöyle: Hep aynı şeyleri (TEŞHİSLERİ) tekrarlamak, güya çok çalışmak ama bir türlü ilerleyememek (TEDAVİ ÜRETEMEMEK); yerinde saymak.

TAVSİYE: İlgililere, yetkililere ve hîn-i hâcette herkese tavsiye ediyoruz; bu beş yazımız ve bütün yazdıklarımız, özellikle ‘TEDAVİ/ÇÖZÜM’ açısından değerlendirilmeli…

 


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
23.05.2019
04:03

MİLLÎ GAZETE

Teşhis var ‘tedavi’ yok! ‘Unutulan Beka Sorunu’

'Unutulan Beka Sorunu’ merkezli önceki dört yazımızın ardından, bu beşincisi!

‘İBB Seçimi Vesilesiyle’ unutulduğu ya da unutturulduğu vurgusunu da yaptık…

‘Bizim usul ya da metodumuzu’ bu vesileyle bir kere daha hatırlatmam gerekiyor:

Bizim gördüklerimizi ‘gören/kavrayan’ belki vardır ama ‘yazan/yazabilen’ yok denecek kadar az; yazmadıkları ve/ya yazamadıkları için de kim olduklarını bilemiyoruz!

Evet, tek tük yazanlar var ama onlar da sadece ‘tenkit/teşhis’ yazıyor, bizim gibi ‘TEDAVİ/ÇÖZÜM’ yazan maalesef yok, hele hele ‘tedavi/çözüm’ merhalesinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan gibi detaylandırarak ‘Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen’ diyen hiç yok!

Ne demek istiyoruz?

Örneklerle devam edelim. Mesela, Yeniçağ’dan Ahmet Takan’ın, bugünkü (22 Mayıs) “Müteahhide kötü haber!” başlıklı yazısının bir bölümünde dediklerine bakalım:

“Sizler de, ‘Hele bir 23 Haziran geçsin. Ondan sonrasına bakarız’ modundaysanız, durum gerçekten çok vahim!.. En azından, şu ABD-İran gerginliği ile ilgili çok fazlaca kafa yormanızı isterim. Vatanın, milletin, devletin, çocuklarımızın geleceği için!.. İçinde bulunduğumuz coğrafyanın en hassas ve en korunması gereken dengesinden bahsediyorum. İran ve Türkiye bölgenin en büyük 2 devletidir. İran varsa ve yaşarsa Türkiye yaşar. Türkiye varsa ve yaşarsa İran var olur!..” Teşhis tamam da, yazıda ‘TEDAVİ’ yok!

Yazar ‘genel teşhis’ sadedinde şunları da hatırlatmış:

“Ekonomik kriz bu kadar can yakarken, işsizler ordusu devasa boyutlara gelirken, Suriye alev alev yanarken, Körfez’de hararet had safhaya yükselirken…” Bu hatırlatmalara da teşhis olarak tamam diyelim; ‘TEDAVİ REÇETESİ’ yine yok!

İkinci örneğimiz Star’dan Yalçın Akdoğan. (Siyaset bilimci, yazar. Devlet Bakanı Basın Müşavirliği, AK Parti Genel Başkan Danışmanlığı ve Başbakan Başmüşavirliği görevlerinde bulundu. 12 kitabı var. 24, 25 ve 26. Dönemde Ankara Milletvekili seçildi. 62, 63 ve 64. Hükümetlerde Başbakan Yardımcılığı yaptı.) Bugünkü (22 Mayıs) “Yüzyılın Anlaşması barış değil savaş mı getirecek?” başlıklı yazısında dediklerine bakalım.

Yazı şöyle başlıyor: “Ortadoğu’da tırmanan krizin birçok sebebi var. İşin bir yanı petrol kavgası, diğer yanı nükleer enerji tartışmaları... / Krizin görünen tarafında ABD ve İran var, görünmeyen tarafında Rusya’dan Çin’e kadar küresel güçler.”

Yazının ortasından iki paragrafla devam edelim:

1. TEŞHİS: “Yüzyılın Anlaşması diye nitelendirilen plan bölgeye barış getirmeyi bırakın savaş tamtamlarını ve çok boyutlu savaş ittifaklarını piyasaya sürmüş durumda. / Körfez ülkeleri İran fobisiyle ABD’nin kurmaya çalıştığı yeni ittifakta saf tutuyorlar ama aslında tuttukları saf, İran’ı geriletmekten öte İsrail’in önünü açmayı, ABD’nin planına zemin hazırlamayı amaçlıyor.”

2. TEŞHİS: “İslam dünyasının kutsal bildiği her şeyi ayaklar altına alan ve mazlum Müslüman halkların çıkarlarını berhava eden böyle bin plana verilecek tepkilerin önünü kesmek için gözler İsrail’den İran’a çevriliyor ve İran’a karşı diye kurulan Arap ittifakı İsrail için seferber ediliyor.”

Yazı şöyle sona eriyor: “ABD’nin İsrail-Filistin meselesine kalıcı barış için öne sürdüğü ‘yüzyılın anlaşması’ şimdiden bölgeyi ateş çemberiyle kuşatmış durumda.”

İkinci yazarımızın ‘hükümet’ kademesindeki görevlerini yukarıda özet olarak verdim; maalesef bu yazarımızın yazısında da ‘TEDAVİ/çözüm’ yani ‘TEDAVİ reçetesi’ yok! Olsaydı, o görevlerde bulunduğu dönemlerde devreye sokar, ülkemiz de bu durumda olmazdı.

Atalarımız ne demiş: “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur!”

Bu deyimin açıklaması şöyle: Hep aynı şeyleri (TEŞHİSLERİ) tekrarlamak, güya çok çalışmak ama bir türlü ilerleyememek (TEDAVİ ÜRETEMEMEK); yerinde saymak.

TAVSİYE: İlgililere, yetkililere ve hîn-i hâcette herkese tavsiye ediyoruz; bu beş yazımız ve bütün yazdıklarımız, özellikle ‘TEDAVİ/ÇÖZÜM’ açısından değerlendirilmeli…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

23 Mayıs 2019
Reşat Nuri Erol
23.05.2019
04:05


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1014

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1014. Hafta - 18 MAYIS 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1014. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI,ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İlkel Türkiye’den Uygarlık Tesis Eden Türkiye’ye

***

Batı Neleri Yapamadı, Biz Neler Yapmalıyız?

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

İBB seçimi vesilesiyle; Başkanlara Açık Mektup

İBB seçimi vesilesiyle; Başkanlara Açık Mektup-2

İBB Seçimi Vesilesiyle; Unutulan Beka Sorunu!

İBB Seçimi Vesilesiyle; Unutulan Beka Sorunu-2

Unutulan Beka Sorunu; Bekanın Merkezi İstanbul

Reşat Nuri EROL

 

***

 

HAC SÛRESİ - 16. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اأَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ (1) يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ (2)وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَرِيدٍ (3) كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْدِيهِ إِلَى عَذَابِ السَّعِيرِ (4) يَاأَيُّهَا النَّاسُ إِنْ كُنْتُمْ فِي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاءُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفَّى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ (5) ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّهُ يُحْيِي الْمَوْتَى وَأَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (6) وَأَنَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ لَا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ اللَّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ (7) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنِيرٍ (8)ثَانِيَ عِطْفِهِ لِيُضِلَّ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذِيقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابَ الْحَرِيقِ (9) ذَلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبِيدِ (10) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللَّهَ عَلَى حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُ خَيْرٌ اطْمَأَنَّ بِهِ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ انْقَلَبَ عَلَى وَجْهِهِ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةَ ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ (11) يَدْعُو مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُ ذَلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعِيدُ (12) يَدْعُو لَمَنْ ضَرُّهُ أَقْرَبُ مِنْ نَفْعِهِ لَبِئْسَ الْمَوْلَى وَلَبِئْسَ الْعَشِيرُ (13) إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ (14) مَنْ كَانَ يَظُنُّ أَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللَّهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى السَّمَاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغِيظُ(15) وَكَذَلِكَ أَنْزَلْنَاهُ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَأَنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَنْ يُرِيدُ (16) إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَادُوا وَالصَّابِئِينَ وَالنَّصَارَى وَالْمَجُوسَ وَالَّذِينَ أَشْرَكُوا إِنَّ اللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ (17) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَمَنْ فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُ وَمَنْ يُهِنِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ (18) هَذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُءُوسِهِمُ الْحَمِيمُ (19) يُصْهَرُ بِهِ مَا فِي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُ (20) وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَدِيدٍ(21) كُلَّمَا أَرَادُوا أَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا فِيهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ (22) إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ (23) وَهُدُوا إِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِ وَهُدُوا إِلَى صِرَاطِ الْحَمِيدِ (24) إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذِي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَاءً الْعَاكِفُ فِيهِ وَالْبَادِ وَمَنْ يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ (25) وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَاهِيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ أَنْ لَا تُشْرِكْ بِي شَيْئًا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ (26)وَأَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ (27) لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ (28) ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ (29) ذَلِكَ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ (30) حُنَفَاءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ أَوْ تَهْوِي بِهِ الرِّيحُ فِي مَكَانٍ سَحِيقٍ (31) ذَلِكَ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَائِرَ اللَّهِ فَإِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ (32) لَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَا إِلَى الْبَيْتِ الْعَتِييقِ (33) وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتتِينَ (34) الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِرِينَ عَلَى مَا أَصَابَهُمْ وَالْمُقِيمِي الصَّلَاةِ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ (35)وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ (36) لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنْكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ (37) إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ (38) أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَاتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا وَإِنَّ اللَّهَ عَلَى نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ (39) الَّذِينَ أُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّا أَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنْصُرَنَّ اللَّهُ مَنْ يَنْصُرُهُ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ (40) الَّذِينَ إِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْأَرْضِ أَقَامُوا الصَّلَاةَ وَآتَوُا الزَّكَاةَ وَأَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِ وَلِلَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِ (41) وَإِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ (42) وَقَوْمُ إِبْرَاهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ (43) وَأَصْحَابُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَى فَأَمْلَيْتُ لِلْكَافِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ (44) فَكَأَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَشِيدٍ (45) أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ (46) وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللَّهُ وَعْدَهُ وَإِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ (47) وَكَأَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَيَّ الْمَصِيرُ (48) قُلْ يَاأَيُّهَا النَّاسُ إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ نَذِيرٌ مُبِينٌ (49) فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (50) وَالَّذِينَ سَعَوْا فِي آيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ أُولَئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ (51) وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ إِلَّا إِذَا تَمَنَّى أَلْقَى الشَّيْطَانُ فِي أُمْنِيَّتِهِ فَيَنْسَخُ اللَّهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللَّهُ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (52)  لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَفِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ (53) وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِهِ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ اللَّهَ لَهَادِ الَّذِينَ آمَنُوا إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (54) وَلَا يَزَالُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ (55) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ (56) وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَأُولَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهِينٌ (57) وَالَّذِينَ هَاجَرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوا أَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللَّهُ رِزْقًا حَسَنًا وَإِنَّ اللَّهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ (58) لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلًا يَرْضَوْنَهُ وَإِنَّ اللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ (59) ذَلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ (60) ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَأَنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ (61) ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ هُوَ الْبَاطِلُ وَأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ (62) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ أَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَتُصْبِحُ الْأَرْضُ مُخْضَرَّةً إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ (63) لَهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَإِنَّ اللَّهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ (64) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْأَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْرِي فِي الْبَحْرِ بِأَمْرِهِ وَيُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ إِنَّ اللَّهَ بِالنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَحِيمٌ (65) وَهُوَ الَّذِي أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ إِنَّ الْإِنْسَانَ لَكَفُورٌ (66)

 

***

 

لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْأَمْرِ وَادْعُ إِلَى رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَى هُدًى مُسْتَقِيمٍ (67) وَإِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ (68) اللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِيمَا كُنْتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ (69) أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ إِنَّ ذَلِكَ فِي كِتَابٍ إِنَّ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ (70) وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِهِ عِلْمٌ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ نَصِيرٍ (71)

 

لِكُلِّ أُمَّةٍ

LiKülLi EumMaTin (LiKulLi FuGLaTin)

“Her ümmet için”

Biat ettikleri imamı olan topluluklara أُمَّة (ümmet) denmektedir. إِمَام (İmam) başkan demektir, önden giden demektir; o önden gider, onu izleyenler peşinden giderler.

Kur’an bu toplulukları “KABİLE (bucak), ŞA’B (il/vilayet), KAV(İ)M (devlet) ve NÂS (insanlık) olarak isimlendirmektedir.

Bunların organize ettiği alt kuruluşlar vardır; bunların da Kur’an’daki adları “KARYE, BELDE, MEDİNE ve MISR” olup bunların imamları değil emirleri vardır. Emirleri imamlar yani başkanlar tayin eder ve halk o başkanlara onların aracılığı ile biat ederler.  

وَ harfi getirilmemiştir. Çünkü bundan önce geçmiş olan أُمَّةٍ ile bu أُمَّةٍ aynıdır. كُلِّ kelimesi ile istiğrak olduğu için farklı topluluk kastedilmiş olmaz. “Her ümmetin bir menseki vardır” demek olur.

İnsanda dört “meleke” vardır; FIKIR, HIS, IRADE VE ÜNSIYET (sosyal yönseme). Her meleke için bir “dayanışma ortaklığı” vardır. Bunlar; ittika, ittiba, ibtiga ve ihtidadır.

-İlimde içtihat yani ihtida vardır. (اِهْتِدَاء)

-Ahlakta ittika vardır. (اِتَّقَاء)

-Siyasette ittiba vardır. (اِتِّبَاع)

-Ekonomide (amelde) ibtiga vardır. (اِبْتِغَاء)

Tekabül eden topluluklar ilimde شِرْعَة, ahlâkta مِنْهَاج, meslekte مَنْسَك, yönetimde وِجْهَة   kelimeleri ile ifade edilmiştir.

 

DAYANIŞMA ORTAKLIKLARI

Dayanışma Adı

Sorumlu

Merkez

Tazmin Kapsamı

Ahlaki Dayanışma Ortaklığı

Minhac

(مِنْهَاج)

Ruhban

(رُهْبَان)

Salavat

(صَلَوَات)

 

İhmal

İlmi Dayanışma Ortaklığı

Şir’a

(شِرْعَة)

Ahbar

(أَحْبَار)

Sevami’

(صَوَامِع)

Bilgisizlik

Mesleki Dayanışma Ortaklığı

Mensek

(مَنْسَك)

Rabban

(رَبَّانِيُّونَ)

Biye’

(بِيَع)

Beceriksizlik

Askeri Dayanışma Ortaklığı

Viche

(وِجْهَة)

Gıssis

(قِسِّيسِينَ)

Mescit

(مَسْجِد)

Kasıt

 

Bu surede mesleki dayanışma anlatılmaktadır.

Hac zikredilirken geçmişti, burada onun açıklaması yapılmaktadır.

...

Reşat Nuri Erol
23.05.2019
05:38


https://tr.farsnews.com/world/news/13980301001266



Reşat Nuri Erol
24.05.2019
15:20


Yorumlar

(1)
01

Bilgi - Sevgili Reşat bey hani derler ya Onun hayatın yalan

Yanıtla.0Beğen23 Mayıs 17:24





YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kamu Fıkhı ve Suriye Anayasası
22.9.2019 21 Okunma
Süleyman Karagülle
Durum ve Yapılması Gereken
22.9.2019 22 Okunma
Süleyman Karagülle
Aydınlanacak
22.9.2019 41 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
22.9.2019 33 Okunma
4 Yorum 22.09.2019 10:33
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin çökmesi
21.9.2019 55 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
21.9.2019 45 Okunma
2 Yorum 21.09.2019 07:50
Süleyman Karagülle
KOMŞULAR
20.9.2019 66 Okunma
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İlkeler mi, kişiler mi?
20.9.2019 37 Okunma
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 65 Okunma
3 Yorum 20.09.2019 09:16
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 60 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 76 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 79 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 116 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 77 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 70 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 81 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 87 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 91 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 95 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 83 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 94 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 95 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 122 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 112 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 101 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 91 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 106 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 88 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 141 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 85 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 115 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 104 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 152 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 180 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 103 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 117 Okunma