Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
PARA-İslam'da denge/Altın ve Gümüş

1008 Okunma
ASPxHyperLink

33-DEPO EDİLEMEZ MALLAR
Süleyman Karagülle

   30   DEPO EDİLEMEZ MALLAR

 

 

 

             Fiat dengesinin sağlanabilmesi için malların depo edilebilir olması şarttır. Mevcut malların miktarı onu satın alacak para ile ölçülüyor ve fiat takarrür ediyor. Su seviyesi ile suyun üretilmesi ve tüketilmesi ayarlanabilir. Çünkü su depo edilebilmektedir. Halbuki elektrik depo edilemiyor. Dolayisiyle elektriğin üretilmesi ve tüketilmesi gerilim ile ayarlanamıyor. Sabit bir gerilimle alıp satma durumu ortaya çıkıyor.

İşte elektrik gibi depo edilmesi mümkün olmayan malların serbest piyasa fiatını temin etmesi mümkün değildir. Yani kendi kendine bu dengesini kuramaz. Yalnız elektrik için değil, depo edilmesi mümkün olmayan emek için de aynı durum sözkonusudur.

Emek depo edilemediği gibi, esasen emek mal da değildir. Zira mal insanlara yarıyan şeydir. Harcandığı zaman insanın gücü artar. Halbuki emek tersine, harcandığı zaman fayda artar ve güç azalır; yani mal ihtiyacı giderir, emek ise ihtiyacı çoğaltır.

          Ücret dengesini kurmak, fiat dengesi kadar basit değildir. Depo edilemiyor, mal değildir. Bir bakıma para, ücrettir. Kişi çalışır ve malı götürüp tüccara verir, karşılığında gümüş alır; bu onun ücretidir. Çalıştığının karşılığı elinde taşıdığı senettir. Amma bunu mal olarak verdiği için ölçülmesi kolaydır.

Ancak emek mal olarak değil de doğrudan doğruya verilirse, karşılığında gümüş alamaz. Çünkü ortada mal yoktur. Sonra almağa kalkışsa ne alacaktır? Yani bedeli nasıl tesbit edilecektir?

İşte hem elektrikte hem de emekte görülen bu aksaklık, ilk devirlerde yoktu. Çünkü emek malların yanında cüz'î miktardaydı. Elektrik enerjisi de yoktu. Bu nevi hizmetler esasen vakıflarla görülüyordu. Fakat Avrupa'da sanayi inkılâbı olunca iş değişti. Önce pek çok depo edilemeyen mallar ortaya çıktı. Sonra emek adeta en büyük mal oldu. Çünkü işçi devri başlamıştı. Ücretler de fiat kadar müessir olmağa başladı.

Bu şartlar altında gümüş ve altın para yetersiz olmağa başladı ve yeni yeni çareler aranmağa başlandı. Bugünkü Merkez Bankası doğdu. Yeni fiat ve ücret teorileri gelişti. Grev-lokavt, sosyalizm, komünizm, kapitalizm gibi doktrinler cirit atmağa başladı. Bir yandan faiz kutsileştirilirken, diğer yandan ticaret hırsızlık sayıldı.

İşte bu çalkantı içinde müslümanların kendi kitaplarına sarılıp; «acaba Kur'ân bize ne yol gösteriyor?» diyecekleri yerde, bunlar da mağlubiyeti kabul ederek Avrupa bataklığına saplandılar. Debelendikçe batağa daha fazla battılar ve hala da batıyorlar.

İslâmiyet, bu depo edilemez mallar ile esasen mal olmayan emeğin karşılığı olan ücrete vakıflar yoluyla çare getirmiştir. Vakıf demek, tarifeli tasarruf demektir. Bu kitabımızın mevzuu bu değildir. Dolayisiyle bunların teferruatına girilmiyecektir.Sadece esaslarını söylemek faydalı olur.

Depo edilemez malların alım - satımı tekele verilecek ve bu bir vakıf olacak. Bu malları istediği fiatla alacak amma istediği fiatla satamıyacak; alış fiatına belli bir fark koyarak satacaktır. Ayrıca fiatı öyle tutacak ki, üreten tüketenden çok olacaktır. Ancak bütün arz ve talebi karşılayacak, bütün arzı alabilmek için fazla gelen enerjiyi imha edecek. Bu imha ettiği miktar için de kendisine bir fark tanınacak, amma bunu başka yerde kullanmayacak ve belli seviyenin altına ve üstüne çıkaramıyacak.

          Emek için de benzer çözümler vardır. Bunlar da ilerideki kitapların mevzuu olacaktır. Demek ki, altın ve gümüş emeği ölçmeyecek, gayrimenkulleri ölçmeyecek, sadece menkul tüketilen malları ölçecek. Buna yeterli ve yarayışlıdır. Gayrimenkulleri ve emeği ölçen başka bir paraya ihtiyaç vardır ki, buna senet denmektedir ve bu 'karz-ı hasen senedi'dir. Inşaallah bunları da başka kitaplarda anlatma imkânını buluruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                   

 

 

 

 

 


PARA-İslam'da denge/Altın ve Gümüş
1-1-kapak içi
963 Okunma
2-2-takdim-REŞAT EROL
907 Okunma
2-2-takdim-reşat erol
727 Okunma
3-3-önsöz-süleyman karagülle
888 Okunma
4-4-YAŞAMA DÜZENİ
907 Okunma
5-5-HAYVANLARDA YAŞAMA DÜZENİ
834 Okunma
6-6-İNSANLARDA YAŞAMA DÜZENİ
935 Okunma
7-7-ÜRETTİĞİ KADAR TÜKETME ESASI
883 Okunma
8-8-ÜRÜNÜN TÜKENMEMESİ ESASI
845 Okunma
9-9-VERİP KARŞILIĞINI ALMA ESASI
924 Okunma
10-10-GÜMÜŞ SENET
896 Okunma
11-11-ALTIN SENET
1013 Okunma
12-12-HAZİNE ALTINI
964 Okunma
13-13-SERBEST FİAT
863 Okunma
14-14-ALTIN VE GÜMÜŞ DENGESİ
1080 Okunma
15-15-ALTIN VE MİLLÎ GELİR
909 Okunma
16-16-ALTIN VE ÜLKELER ARASI DENGE
1257 Okunma
17-17-GÜMÜŞ STOKU VE ÜLKELER ARASI DENGE
1633 Okunma
18-18-ALTIN FİATI
1047 Okunma
19-19-HAZİNEDE GÜMÜŞ STOKU
1097 Okunma
20-20-SERMAYE VERGİSİ İLE PARA DENGESİ
905 Okunma
21-21-DENK MALLAR
883 Okunma
22-22-KREDİ
836 Okunma
23-23-SENET PARA
1063 Okunma
24-24-FİATLARA MÜDAHELE
852 Okunma
25-25-NAKDÎ VE GELİR VERGİSİ
869 Okunma
26-26-PARA'NIN HAPSİ
906 Okunma
27-27-KARŞILIKSIZ PARA
725 Okunma
28-28-İŞLETME VE MUAMELE VERGİSİ
906 Okunma
29-29-HAZİNE'NİN FONKSİYONU
953 Okunma
30-30-VERESİYE VE FAİZ
1485 Okunma
31-31-ÜCRET
928 Okunma
32-32-TEKEL
855 Okunma
33-33-DEPO EDİLEMEZ MALLAR
1008 Okunma
34-34-İÇİNDEKİLER
811 Okunma
34-34-İÇİNDEKİLER
754 Okunma
35-35-PARA DENGESİNİN RİYAZİ TAHLİLLERİ
908 Okunma
36-36-YAŞAMADÜZENİ
781 Okunma
38-38-İNSANLARDA YAŞAMA DÜZENİ
767 Okunma
39-39-ÜRÜNÜN TÜKENMEMESİ ESASI
798 Okunma
40-40-GÜMÜŞ SENET
748 Okunma
41-41-HAZİNE ALTINI
801 Okunma
42-42-ALTIN VE GÜMÜŞ DENGESİ
774 Okunma
43-43-ALTIN VE ÜLKELER ARASI DENGE
711 Okunma
44-44-ALTIN FİATI
755 Okunma
45-45-SERMAYE VERGİSİ İLE PARA DENGESİ
841 Okunma
46-46-KREDİ
831 Okunma
47-47-FİATLARA MÜDAHELE
782 Okunma
48-48-PARANIN HAPSİ
754 Okunma
49-49-İŞLETME VE MUAMELE VERGİSİ
706 Okunma
50-50-VERESİYE VE FAİZ
814 Okunma
51-51-TEKEL
753 Okunma
52-52-ŞER'İ AYLARIN TAKVİMİ
858 Okunma
53-53-VEDA AYININ MANASI
976 Okunma
54-54-PARA KİTABININ ŞER'İ DELİLLERİ
872 Okunma
54-54-ŞER'İ DELİLLERİ
836 Okunma
55-55-PARA KİTABI ŞERİ DELİLLERİ
768 Okunma