Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Uğur Dündar - Sözcü Hüseyin Bağdatlı
Büyük tartışmayı izlerken nelere dikkat etmeli?..
141 Okunma, 0 Yorum

Uğur Dündar  16 Haziran 2019

İnsanın aklından geçenleri okuyacak bir cihaz geliştirilebilir mi? Belki çok ileri bir tarihte, belki de hiçbir zaman mümkün olmayacak.
Ama televizyon ekranı, buna en yakın buluş olma özelliğini hep koruyacak…

Bilimsel verilere dayanarak söylüyorum:
Televizyonda konuşan bir kişinin bakışları, mimikleri ve ses tonu birleşerek, biz profesyonellerin “Q” faktörü dediğimiz insani özelliği oluşturur.
“Q” faktörü somut bir şey değildir, hissedilir.
Yani seyirciler ekran aracılığıyla bulundukları ortama konuk olan kişilerin gözlerinin içine bakarak, ses tonuna ve konuşma biçimine dikkat kesilerek, onun hakkında kanaat notu verirler.
Bir süre izledikten sonra 
“Bu kişi dürüst, içten, yapmacıksız, mert, yiğit vs” derler, ya da tam tersi bir kanıya sahip olarak. “Çok yapmacık, hiç de samimi değil, beni kandırmaya çalışıyor,  içten pazarlıklı, mertlikten de uzak vs” gibi yakıştırmalarda bulunurlar.
İşte “Q” faktörü tam da budur!

YORUM

Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu nun Tv ye çıkarılmaları sıradan bir hesaplaşma,  tartışma neticesinede seyirci seçmenin gözünde galip gelerek seçimi kazanma düşünceleri ile organize edilmiş bir oturum değil bana göre.

Bu akşam 21 de yapılacak açık oturumun neticesinde, her iki adayın da milletin gözünde itibarı sıfırlanacak. Bir ihtimal daha var ki, o bende daha ağır basıyor. Tartışma sonunda, İmamoğlu madara olacak, Binali bey de, seçmenin gözünden epey ce düşecek, bunun neticesinde CHP seçimden çekilecek ve Saadet partisi adayı na destek vererek hem ak parti adayı nı hemde sermayeyi yenmiş olacaklar. Olması gereken de bu aslında.

 

“Q” faktörü zayıf olan bir kişi ağzıyla kuş tutsa seyirciden geçer not alamaz!..

Demek ki Q faktörü bende son derece aktif olma lı ki, Tv lerden izlenimlerimi seçim sonucu tahminlerime dönüştürdüğüm vakit, tam isabet tahmi yapabiliyorum. Önceki seçimlerin tamamını küsüratı ile tahmin etmiştim.

 

Televizyon ekranında danışıklı döğüşler de gizlenemez. Diyelim ki bir tartışma öncesi taraflara veya sadece birine sorular önceden verildi!
Ekran kısa sürede seyirciye yutturulmak istenilen bu mizanseni ifşa eder.
Çünkü önceden verilmiş sorunun cevabı seyircide müsamere seyrediyormuş gibi bir etki yaratır.
Bunu hissedince de hem torpil yapana, hem de kolayca cevaplayana “kırmızı kart” gösterir.
Enayi yerine koyulmayı asla affetmez!..
Kendisini avlamaya gideni o avlar!..

Tartışmalarda moderatör soru ve davranışlarıyla bir tarafa yüklendiğinde veya tartışmacılardan biri ötekine iftiraya varan ağır sözlerle saldırıp hakaretamiz üslup kullandığında, karşısındakini mağdur duruma düşürür.
Seyirci psikolojisi de mağduru korumaya ve desteklemeye yönelir.
İyi puanları mağdura verir.
Saldırganlar değil, bilgi ve belgeyi sinirlenmeden, basit cümlelerle ama zekice dile getirerek paylaşanlar kazanır. (Geçmişteki Kemal Kılıçdaroğlu-Melih Gökçek tartışmasında olduğu gibi)
Alaya dönüşmeyen, dozunda ve çarpıcı mizah örnekleri de hafızalara mıh gibi yerleşip kalır.
Aradan yıllar geçse bile “…Lafı gediğine nasıl koymuştu ama denilerek” hatırlanır.

Bu akşamki tartışmada zorlu bir görev üstlenen İsmail Küçükkaya kardeşimin bu uyarıları dikkate alıp, dürüst ve adil yönetim sergileyeceğine yürekten inanıyorum.
Büyük tartışmanın demokrasimize yararlar getirecek tarihi bir dönüm noktası olmasını diliyorum.

Seçmeni; İstanbul da başka aday yokmuşcasına, 2 ferasetsiz adaydan birini seçmeye mecbur etmeye çalışan sermaye; bu açık oturum neticesinde, neye uğradığını şaşıracak,şapa oturacak. Bu benim duam,temennim.

Saadet partisi adayını Hbertürk tv de izledim, kanaatim o ki, en samimi  dürüst ve en birikimli aday o,    vatan partisi adayı, samimiyet ve dürüstlük ve birikim sıralamasında 2. sırada.    İmamoğlu 3.    Binali bey son günlerde 4. sıralara düştü benim gönlümde.

Sonuç olarak; halkın içinden biri olarak ben ne hissediyorsam, ülkenin geneli de onu hissediyor. Türkiyede Q faktörü böyle işliyor.

Duam; Saadet partisi Adayı Necdet Gökçınar'a bu açık oturum neticesinde Rabbim İstanbul BYK ŞHR BB kapısını açar ve tüm şaibelerden ülkemiz kurtulmuş olur İNŞALLAH.

Belediyecilik te işin ehli Saadet partililer ve milli görüşçülerdir. Saadet partili olmayan bir vatandaş olarak samimi kanaatım budur.

Not; İtalik ifadeler,yorumlar; Hüseyin Bğdatlı ya aittir.

 

Hüseyin Bağdatlı



YorumYap

Sayı: 522 | Tarih: 16.6.2019
Ahmet Hakan
Binali Bey’e, Ekrem Bey’e ve İsmail’e son tüyolar
Bu heves niye?
202 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Ergün Diler
Mega cephe
Üçüncü Bin Yıl Uygarlığı
188 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Yusuf Kaplan
Eksen kayması değil kırılma noktası: S-400’ler ve yörün
KIBRIS-YUNANİSTAN, YURTTA SULH CİHANDA SULH.
175 Okunma
Ali Bülent Dilek
Mehmet Barlas
Bilinçli seçmen İmamoğlu’nu Kılıçdaroğlu’nun yanına gön
Sakin
159 Okunma
Tayibet Erzen
Uğur Dündar
Büyük tartışmayı izlerken nelere dikkat etmeli?..
SAADET KAZANACAK
141 Okunma
Hüseyin Bağdatlı