Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Yılmaz Özdil - Hürriyet Leyla Okta
Jetskici ulema...
1390 Okunma, 28 Yorum

08.07. 2009


Eskiden tarikatçıydı bunlar.

Parayı buldular.

"Tahrik"atçı oldular.

*

Devamlı tahrik oluyorlar.

*

Bakın, jetskici olanı demiş ki:

"Öyle bebekler yapıyorlar ki...

Uzun bacaklı falan.

Saçları taranıyor.

Üstelik çıplak.

Tahrik edecek gibi."

*

Şeytan diyor, koy Barbie fotoğrafını manşete, gözüne de bant at...

Bak bi daha yapıyor mu şıllık!

*

(Şimdi anlıyor musunuz, o garibim kadınlar niye çarşafa giriyor? Normalde, işi sağlama almak için brandaya girmeleri lazım... Hatta bırak kadınları, ben kendi payıma, bunların önünde secdeye bile varmam, ki, n'olur n'olmaz...

Veya, alüminyum don.)

*

Şaka bir yana...

Aklını yitirdi Türkiye.

*

Çağdaş, aydınlık, Atatürkçü bilim insanlarını hoyratça içeri tıkarsan, cüppeli müppeli hocalara "sivil toplum örgütü" diyen "züppeli hoca"ları demokrat profesör zannedersen, dindarım ayaklarına yatan dolandırıcıları baş tacı edersen, iktidar nimetlerinden yolunu bulmak için gelene ağam gidene paşam dersen... Varacağın adres bellidir.

*

Bindik bir jetskiye...

Gidiyoruz kıyamete.

*

Dolayısıyla...

Yerim sizin demokrasinizi!

Hani jetskilere plajlara yaklaşma yasağı filan konuyor ya... Bunlara da insanlara yaklaşma yasağı konsun kardeşim.

 

 

 

 

Yorum :

Ben öncelikle böyle adamlar yüzünden tüm dindar kesimin aynı kefeye konulmasından, müslümanların ve islamiyetin bu şekilde karartılmasından büyük üzüntü duyduğumu söylemek istiyorum. Yani Cübbeli Ahmet Hoca böyle söylüyor diye islamiyet karartılmamalı.

Bu şahıs büyük cemaati olan bir tarikatın şeyhidir. Tarikat; Allah’a en yakın olmayı, islam terbiyesini, nefisle ve şeytanla başa çıkmayı yani nefsi terbiye etmenin yolunu gösterir. Ahmet Hoca ise (onca insana nefsi terbiye etmeyi öğreten hoca) kendi nefsini terbiye edememiş mi ki oyuncak bebekten tahrik olunabileceği aklına gelebiliyor. Bir şeyh nasıl olurda böyle şeylerle uğraşır.

İslam dinini öyle tanıtılıyorlar ki sadece erkeklerin menfatine. Biraz paran varsa istediğin kadar, istediğin kadını alır nikahlarsın. Kadınların fikri, menfati önemli değil zaten. Erkekler barbie bebekten bile tahrik olabilir. (Allah muhafaza ama neden olmasın insanlık) o yüzden çok sakıncalı üretilmemeli. Bu bebekler cansız, masum, ruhsuz, çocuklar oyun oynasın diye üretiliyor önemli değil. Erkek tahrik olup günaha girmesin yeterki. (yani hep erkek üstün, kadın ikinci sınıf vatandaş, bir mal ,eşyaymış gibi.. Oyuncakta olsa) Asılında, insanların islamiyeti kendi çıkarları ve nefisleri doğrultusunda yorumlaması büyük günahtır. Gerçek müslümanlık insanın harama karşı kendi nefsine hakim olmasıdır. Nefsine hakim olmak zor gelince kendi çıkarları doğrultusunda vaaz vermek değil.

Bu tür şeyler insanları islamiyetten uzaklaştırıyor, soğutuyor. İslam dini bu değil. Dinimizin verdiği her emir insanın fıtratına ve ruhuna uygun, insanların huzuruna vesiledir. Ahlak ve nefsi terbiye ön plandadır.

 

Leyla Okta

Yorumcu 
Yorum 
Lütfi Hocaoğlu
16.07.2009
07:26

Dikkat edin, benin söylediklerim şu:

1. Hz. Muhammed’in ve sahabenin aile yaşamı ve şekli en iyisidir ve gayet iyi uygulanır.

2. Allah’ın istediği aile yaşam biçiminin uygulamasını Hz. Muhammed gayet iyi yapmıştır.

3. Kölelik de Allah’ın istediği bir sistemdir ve uygulanması gerekir.

4. Sizin aklınıza batı mantığı köleliği yanlış bir işmiş gibi gösterir ve sizde size lanse edilen fikri aynen alır ve bu moda fikri kabullenirsiniz.

5. Köle ve cariyeler savaş esiridir ve asimile edilirler ve asimile olduktan sonra hür olabilirler. Kölenin sahibi yediğinden yedirir, aynı sofrada oturur, ona bakar, yani efendisi ile aynı şartlarda yaşar. Bugün ise paralı ve istekli köleler vardır. Karın tokluğunu bile sağlamayacak ücretlerle çalışmak için yarış eden gönüllü milyonlarca köleler.

6. Allah’tan iyi kimse bilemez. Size ters gelse de Allah’ın gösterdiği örnek olan Hz. Muhammed’in yaşamındaki çok eşlilik ve kölelik, cariyelik olması gereken en iyi sistemlerdir.

7. Mümin olan kimse Hz. Muhammed’in örnekliğinin en iyi örnek olduğunu kabul eden ve bunun uygulanması için çalışan kimsedir.

8. Kölelik yanlıştır dediğiniz anda mümin olamazsınız.

9. O zaman dersiniz ki ben müslümanım, Kuran’da ve Hz. Muhammed’in hayatındaki uygulamalar hoşuma gitmiyor. Beni ilgilendirmiyor. Yine cennete girersiniz, sorun yok.

10. Eğer ki müminim diyorsanız, gayba inanırsınız. Bilirsiniz ki: Hz. Muhammed’in uyguladığı çok eşlilik ve kölelik sistemi iyidir, insanlar için en faydalısı budur. Bu müesseselerin kurulması için gayret etmeli ve çalışmalıyım dersiniz.

11. Peygamberimizin hayatı bugünkü şartlarla uygulanır. Özellikle aile hayatı ve kölelik sistemi bire bir uygulanır.

12. İşte bu müminin cihatıdır.

13. Yahudi Tevrata göre yaşar.

14. Hıristiyan İncile göre yaşar.

15. Budist budizme göre yaşar.

16. Müslüman barış düzeni içinde yaşayandır.

17. Mümin: Allah’ın kitabı olan Kuran’ı Hz. Muhammedin sünnetini örnek alarak uygulayan, bunun en iyisi olduğunu savunan, hislerinin değil, Allah’ın söylediklerinin doğru olduğunu bilendir. Aksi halde mümin değilsiniz demektir. Müslümanım dersiniz, cennete girersiniz.

Tayibet Erzen
16.07.2009
08:24

Şu an bir bayan için en zor olan konulardan biri belki de en zoru çok eşlilik müessesesidir. Zordur çünkü kadın kıskanç yaratılmıştır, zordur çünkü sevdiğini paylaşmak acıdır, zordur çünkü tek olmak özeldr, zordur çünkü toplum vardır, zordur çünkü başkaları tek eşliyken senin ne eksiğin vardır.Zordur çünkü...Bu çünkülerin sonu yoktur. Ancak hatasız ve EVRENSEL olan en büyük mucize olan Ku’ran vardır ve müminim diyen için referans O’dur. Allah emir ve nehiyleri insanların memnuniyet ve kolaylığı hizmetine sunmamıştır, öyle olsa adı imtihan olmazdı, zor olmazdı, mükafatı büyük olmazdı. Allah oruç tutmayı da emrediyor, ama diyebilirsiniz ki benim nefsime zor geliyor ben tutamam. Bunu demekle oruç emri yoktur veya Hz.Muhammed döneminde gelmiştir ama şimdi geçerli değildir, demek bir değildir. İlki itaatsizlikse veya başka birşeyse, ikincisi ise açık bir küfürdür. Hiçkimse Allah’tan daha merhametli veya adaletli değildir, olmaya da çalışmasın zaten. O kuluna zulmetmez, o yüzden kölelik de, cariyelik de, esirlik de, çok eşlilik de müesseseleri olan kavramlardır(yani bir düzen içinde sistemleştirilmeleri gerekir), müminlere düşen ise bu sistemleri oluşturup insanlığın hizmetine sunmaktır. Tartışılacak konu ise "Yapalım mı?" değil, "Nasıl yapalım?" olmalıdır.

Bünyamin Demir
16.07.2009
09:19

Konu çok eşlilik olunca tartışma uzadıkça uzuyor. Ben bir kaç veri paylaşmak istiyorum 2008 yılında tüik verilerine göre 20-30 yaş arası bekar erkek sayısı yaklaşık dört milyon iken aynı yaş grubundaki bekar bayan sayısı ikibuçuk milyon civarındadır bunlara boşanmış olanları eklediğinizde de oranlar değişmemektedir. Yani bahsedildiği gibi çok eşlilik için bir ihtiyaç yoktur. Tam aksine bayan sayısı yetersizdir. Sahabe dönemi kabile hayatının yaşandığı ve göçebe toplumun hakim olduğu dönemdir. Çölün ağır şarltarı hayatta kalmayı zorlaştırmıştır. Erkek nüfus bu zor şartlar yüzünden kadınlara oranla daha azdır. Çok eşliliğin ve kız çoçuklarının bebekken gömülmesinin temel nedeni budur. Bize tarih kitaplarında anlatıldığı gibi arapların sadisliğinden değildir. Kabile asabiyesi insanları hayatta kalmak için buna zorlamıştır. Allah ta sizin için en hayırlısı tek olandır, adaleti sağlamaktan korkarsanız gibi ifadelerle bize tek eşliliği öğütlemektedir. Günümüzde artık kabile hayatı yaşanmamaktadır ayrıca bayan sayısı erkeklerden hayli azken bu çok eşliliği konuşmak anlamsızdır. Çok eşlilik haramdır demiyorum ancak bu toplum bugün için bu uygulamayı uygun bulmamaktadır, ayrıca nufüs verilerine göre buna ihtiyaç ta yoktur. Tam tersine çok eşlilik serbest olduğunda evlenmek isteyen bekar erkekler evlenecek bekar bayan bulmakta zorlanacaklardır. Allah kuranda bir çok yerde dengeyi kurun demiştir. Bugün dengeyi kurmak tek eşlilikle olur.

Leyla Okta
16.07.2009
10:06

Bu dünya bir imtihan yeridir. Erkek içinde kadın içinde imtihan yeridir. Nereden çıkarıyorsunuz benim nefsime farz edilmiş şu emir zor geliyor yapamam sözlerini. Hangi yazıda nefse zor geldiği için olamaz yazısını gördünüz. Asıl diğer yazılarda sırf nefsi isteklerle çok evlilik yapmak cihattır ve mümin kadınlar bunun cihatını vermeli yazısı nefsidir. Allahın emretmediğini emretti diye göstermek büyük hatadır. Yada nereden çıkardınız kölelik, cariyelik, çok evlilik yoktur, haramdır gibi kavramları. Siz nasıl anlamak istiyorsanız öyle anlamaya çalışmışsınız. Tekrar edeyim kölelik yok değil, şu an ne savaş nede esir var. Peygamberimizin kölesi vardı diye kölemi edinelim dedim. Ama savaş durumunda tabiki kölelik vardır. Allah kullarına karşı çok merhametli ve adaletlidir. Cihat sadece kadınların değil mümin olan herkesin cihatıdır.

Tayibet Erzen
16.07.2009
10:34

O zaman şöyle diyeyim bu şartların olması için savaş veya buna benzer toplumsal felaketlere ihtihaç yoktur. Bugün , yarın, uzay çağında vs. bu durum herhangi bir şarta bağlı olmaksızın gelilşebilir. Bunun için kılıf uydurmaya, özel mazaretler üretmeye gerek yoktur.Bu normal bir durumdur. Bunu Ku’ran söylüyor. Bunu anlayamamak niye?

Köle deyince akla boynunda zincir, ayağında pranga olan insanlar gelmesin akla, emperyalist düzenin kölesi olmuş işçi sınıfı ve onu sömüren patronlar(sahipler) pek tabii kölelik düzenine örnektir.

Şimdi bırakalım da düzen böyle mi gitsin, yoksa işçiyi korumaya yönelik işletmeler kurup, onların haklarını koruyup, onları özgürleştirelim mi? Hiçbirşeyi istediğimiz gibi anlama ve anlatma özgürlüğümüz yok çünkü Ku’ran formal bir dil olan Arapça olarak indirildi.

Lütfi Hocaoğlu
17.07.2009
02:56

Bünyamin TÜİK verilerini incelediği zaman istatistiksel bir hata yapıyor. Tabi ki 20-30 yaş arasındaki bekar kadınların sayısı bekar erkeklerden az olacak. Bütüne bakması gerekir. Çünkü erkekler eşlerinden daha büyüktürler. Önemli olan evlenme durumunda olan kadınların yüzde kaçı bekardır.

Hz. Muhammed dönemi için o günkü şartlar vs. diyor. Yine bu bilgi tamamen yanlıştır. Mekke’den Medine’ye hicret ettikleri zaman muhacirlerden bekar erkekler var, ama Medine’de bekar kadın yok. Bu durumda Medine’de diyorlar ki: Birden fazla eşi olanlar fazla hanımlarını boşasın da bekar erkekler onlarla evlensin. Böylece onlara iyilik yapıyorlar. Bir de o dönemde kız çocukların gömülüp öldürülmesi hadisesini unutmayalım.

Hiç de öyle o günün şartı, bugünün şartı yoktur. Bunlar bugünün bozuk düzenini iyi göstermeye çalışan kimselerin sözleridir.

Bugün Türkiye’nin durumunun gelecekte ne olacağını görmek istiyorsanız söyleyeyim: Batının bozuk aile modeli ve topluluğun ölümü. Önünüzde örnek varken hala niye göremiyorsunuz şaşırıyorum.

Bir de çok eşlilik olursa erkekler evlenecek kız bulmakta zorlanacaktır diyor. Zaten amaç budur ki. Kadın değerli olur. Boşanırsa istediği zaman evlenir. Çalışmak zorunda kalmaz. Bugün erkeklerin evlenmesinde pek fazla zorluk yoktur ki. Bugün kızlar ev-le-ne-mi-yor. Niçin çevrenize bakmıyorsunuz, kör mü oldunuz?

Ama yine söylüyorum, ben bunu insanlar yapsın demiyorum. Çünkü insanların çoğu doğruyu göremez. Bunun iyi uygulamasını müminler yapmalıdır. Yoksa ben mümin değilim dersiniz, sizi hiç bir şey ilgilendirmez.

Süleyman Karagülle
17.07.2009
14:26

İslamiyet’te başörtüsünün manası vardır.

İki türlü nikah vardır. Biri İslam nikahıdır. Bu nikahta bir kadın bir erkeğe evlenme görüşmesi yaparken bir başka erkekle yapamaz. Evlendikten sonra onunla boşanmadan başka erkek arayamaz. Nikahta erkek kadına boşanma tazminatını verir veya taahhüt eder. Ölünce birbirine mirasçı olurlar. Kadın çocuk doğurur ve büyütür.Erkek nafaka temin eder ve savunur.

Erken neredeyse kadın ve çocuklar da oraya yerleşir. Kadın aldığı boşanma tazminatını(mihrini) iade ederek boşanabilir. Böyle nikahı bekleyen kızlar ve böyle nikahla nikahlanmış kadınlar başlarını örterek ben İslam nikahıyla nikahlıyım ve nikahlanmak istiyorum demektedir. En önemli husus bu suretle örtünmüş kadına söz atanlar suç işlemiştir ve hakaret cezası ile cezalandırılırlar.

Muta nikahı ile evlenenlerin en büyük özelliği nikah görüşmelerini bir çok erkekle birden yapabilirler. Sonra evlendikten sonra da başka erkeklerle görüşüp kocasından ayrılıp onunla evlenme pazarlığında bulunabilirler. Günah işlemiş olmazlar ve kocaları da neden başkaları ile pazarlık yapıyorsunuz diyemez. Bunlar mihr alamazlar. Birbirine varis olamazlar. Kadın sabit ücret alır. Kocası ile aynı şartlar içinde yaşması gerekmez. İşte böylece İslam nikahı ile değil de muta nikahı ile evlenen veya bu şekilde bir koca arayan kızlar başı açık olurlar. Bunlar baş açmakla günah işlemezler. Bunlara erkeklerin söz atması suç teşkil etmez, aksine iltifat olur. Boşa kocanı bana gel tekliflere muhatap olması doğaldır.

Bugün baş örtünsün manası nedir.

İslamiyet’te baş örtüsünün bu manası bugün unutulmuş ve tamamen Sömürü sermayesi, Müslümanları yönetimden ve hayattan uzak tutmak için Müslümanlara hassas olan noktalarından saldırmaktadırlar. Baş örtüsü Türk ulusunun iffet anlayışıdır. Baş örtülerini sadece kötüler ve iffetsiz kadınlar açarlardı. Bu sebeple başını açma intihar etmek anlamına gelmekte idi. Benim ölen kız kardeşim vardı. Başı açıkken erkekler görmüşler. Hemen gitti saçlarını dipten kestirdi. Belki o saçlarla yaşamayı zül kabul ediyordu. İşte sömürü sermayesi Müslümanları kamu alanından ve hayattan uzaklaştırarak onlara saldırmışlardır.

Zamanla baş örtüsü bu manasını da kaybettiği için bugün baş örtme Anadolu kadının bu alerjisi kaybolmuş baş örtüsü hürriyet mücadelesi konusu olmuştur. Baş örtüsünü açtırmak isteyenlere karşı, sana ne ben başımı örtmek istiyorum diyorlar. Dindar değil muhafazakar halk kitleleri ile tekelci sermayenin ajanlığını yapan kendilerine laik sıfatını yakıştıran sahtekarlar arasında mücadeledir. Kim kazanacaktır?. Demokrasi kazanacaktır. Yani baş örtülüler iktidar olacaklardır. Ama başlarını açacaktır. Adil Düzen geldiğinde baş örtüsü evlilikteki statüsünün simgesi olacaktır.

ERKAN
18.07.2009
05:21

Sayın Hocan Nasılsınız, diyelim öncelikle bana göre Türkiye’de İki çeşit nikah var, birincisi dini nikah İkincisi Resmi Nikah Mut’a nikâhı ne bilmiyorum Sorularla İslamiyet sitesinden kopyaladım (ücret mukabilinde belli bir süre için kadınla evlenmektir. Câhiliyette mubah olduğu gibi İslâm’ın ilk günlerinde de mubahtı. Sonra nesh edilip yürürlükten kaldırıldı.

Tirmizî şöyle diyor: "Mut’a nikâhı İslâm’ın ilk günlerinde idi. Adam bir şehre gittiğinde kimse ile tanışmadığından orada kalacağı süre kadar bir kadınla evlenebilir. O da eşyasına bakar, muhafaza eder, işini düzene kordu.") diye yazmışlar.

Saygılarımla,

Erkan TULACI

Sayfa: 3 / 3 (28 Yorum)Prev12[3]Next


YorumYap

Sayı: 5 | Tarih: 12.7.2009
Yılmaz Özdil
Jetskici ulema...
1390 Okunma
28 Yorum
Leyla Okta
Nazlı Ilıcak
One minute Hu Jintao!
1357 Okunma
4 Yorum
Fatma Karuç
Hayrettin Karaman
Hz. Ali döneminde muhalefet
891 Okunma
Hilmi Altın
Ahmet Hakan
Eğer bir başı açığa gönül verse idim
731 Okunma
2 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Mehmet Altan
Irk ırkçısı, din ırkçısı, mezhep ırkçısı
713 Okunma
2 Yorum
Mehmet Hikmetumut
Ahmet Turan Alkan
Işıkçı!
683 Okunma
Emine Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Uzaktan Bakınca
664 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Bekir Berat Özipek
Urumçi’den Sofya’ya milliyetçilik böyledir
658 Okunma
2 Yorum
Bünyamin Demir
Cengiz Çandar
“Bilinmeyen İç Asya” - “Anlaşılmayan Küçük Asya”
636 Okunma
Ekrem Fildişi
Ruşen Çakır
TSK bu savaşı kazanamaz
608 Okunma
8 Yorum
Tayibet Erzen
Ertuğrul Özkök
Kavgayı bitirmek için plan
585 Okunma
1 Yorum
Süleyman Akdemir
Toktamış Ateş
Yargının 'cinsi'
583 Okunma
1 Yorum
Osman Eskicioğlu
Nihal Bengisu Karaca
Aşk ve Siyaset
578 Okunma
1 Yorum
Hakan Kandal
Reşat Nuri Erol
Sorunlar ve Çözümler
571 Okunma
1 Yorum
Zübeyir Erol
Bekir Coşkun
Külaha bir ilmik...
552 Okunma
3 Yorum
Ersoy Kılıç
Fehmi Koru
Halkı unutan "ördek"
537 Okunma
Ahmet Kirtekin
Hakan Albayrak
Iraklı Kürtlerle Birlik
493 Okunma
2 Yorum
Veysel İpekçi