Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit g
455 Okunma, 0 Yorum
Yusuf Kaplan - Yeni Şafak
Ali Bülent Dilek

Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit geç olmadan...

09 Şub 2018, Cuma

YUSUF KAPLAN

Fırat Kalkanı Harekâtı, Türkiye’nin önünü açtı; mevzi kazanmasına, belirleyici bir stratejik güce ulaşmasına imkân tanıdı.

Benzer bir kazanımın Afrin Harekâtı’nda da olması ve zamanla stratejik dengeleri belirleyebilecek bir konuma sahip olmamızı sağlayabilmesi için, Türkiye’nin Suriye’yle ve Mısır’la ilişkilerini gözden geçirmesi şart. Daha fazla geç kalmadan hem de.

SURİYE İLE İLİŞKİ KURARSAK, OYUN-BOZUCU BİR HAMLE YAPMIŞ OLURUZ...

Başından bu yana Türkiye’nin Suriye’yle ilişkileri koparmasının yanlış olduğunu söylüyorum; gerek bu sütunda gerekse televizyon programlarında.

Türkiye’nin Suriye’yle ilişki kurması, Esed rejiminin kendi halkına karşı işlediği cinayetleri onaylaması anlamına gelmez. 

Aksine; eğer Türkiye, başından itibaren Suriye yönetimiyle -hiç olmazsa belli ölçüde- ilişki hâlinde olsaydı, Esed rejiminin bu kadar cinayet işlemesi o kadar kolay olmayabilirdi.

Oysa Türkiye’nin Suriye’yle ilişki kurması, ülkemizin güvenliği ve bölgenin geleceği açısından stratejik önemi büyük, oyun-bozucu bir hamle olacaktır.

Çünkü eğer Türkiye, başından itibaren Suriye ile belli bir ilişki içinde olmuş olsaydı, Rusya da, İran da Suriye’ye bu kadar müdahil olamayacaktı. Türkiye-Suriye ilişkileri bozulunca, bir vakum / boşluk oluştu ve bu vakum, derhal Rusya ve İran tarafından fenâ hâlde dolduruldu.

Rusya ve İran’ın ötesinde, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi aktörlerin de, ve tabiî İsrail’in de Suriye üzerinden bölgeyi sil baştan dizayn etmeleri ancak bundan sonra mümkün oldu.

TUZAĞI GÖRELİM LÜTFEN...

..........................................

GÜÇLENEN BİR TÜRKİYE’NİN, KOMŞULARIYLA İLİŞKİLERİNİ KOPARMA LÜKSÜ OLAMAZ!

Burada Mısır’la ilişkileri de gözden geçirmemiz gerektiğini hatırlatma ihtiyacı hissediyorum.

Öncelikle Türkiye’nin elini güçlendirecek, önünü açacak, bölgede daha etkin bir konuma ulaşmasını sağlayacak hayatî bir stratejik ilke öneriyorum: Türkiye, komşularıyla ilişkilerini koparma lüksüne sahip değildir. Hele de Türkiye’nin her bakımdan güçlendiği bir zaman diliminde böyle bir lükse hiç sahip değildir.

Değildir; çünkü Türkiye, şu iki katmanlı temel gerçeği göz önünde bulundurarak hareket etmeliydi: Türkiye güçlendikçe, Türkiye’nin etkisi ve nüfûz alanı bütün bir medeniyet coğrafyasına yayıldıkça ve medeniyet coğrafyasında da yankısını buldukça, Türkiye hem içerden hem de dışardan kuşatılacak, karıştırılmaya, dahası parçalanmaya ve hatta işgal edilmeye çalışılacaktı/r!

Batılılar, Türkiye’nin güçlenmesinden, medeniyet coğrafyasını, mazlum dünyayı heyecanlandıracak, Türkiye’ye umut bağlayacak şekilde etki ve nüfûz alanını genişletmesinden elbette ki rahatsız olacaklar ve Türkiye’yi rahat bırakmayacaklardı. Bunu görüp, buna göre komşularımızla ilişkilerimizi aslâ bozmaya kalkışmamamız çok önem arz ediyordu.

Mısır’la ilişkilerimiz bir şekilde sürdürülebilseydi, Suriye’ye Rusya, İran ve diğer güçler bu kadar rahat giremeyebilir, Suriye’nin bölünmesine giden bir süreç yaşanmayabilir, dolayısıyla Türkiye, daha rahat hareket edebilirdi.

Unutmayalım: Daha yarım asır önce Mısır ile Suriye -kısa süreli de olsa- tek devletti. O yüzden Suriye’nin parçalanmasına Mısır da seyirci kalamazdı.

Eğer Mısır, Suriye’ye bu şekilde müdahil olsaydı, Suriye üzerinden kurulacak dengeler kesinlikle farklı olurdu.

Dahası Türkiye, bir Osmanlı çocuğu olarak Mısır’daki bütün aktörlerle ilişki kuran bir strateji geliştirmiş olsaydı, İngilizler Suudları ve Selefîleri kullanarak Mısır’da darbe yapamazlar, Mısır’ın elini kolunu bağlayamazlar, böylelikle Mısır, Suriye’ye kayıtsız kalamaz, Türkiye kolayca köşeye sıkıştırılamazdı.

Sözün özü: Ne yapıp edip, daha fazla geç olmadan hem Suriye’yle hem de Mısır’la ilişki kurmamız, başta Rusya ve İran olmak üzere, ABD, Fransa, İngiltere ve İsrail’in Suriye üzerinden Türkiye’yi kuşatma girişimlerini püskürtmemizi kolaylaştıracaktır. 

İşte o zaman Afrin Harekâtı, Türkiye’nin stratejik gücünü artıracak bir ivme kazanacaktır.

Son olarak, hükümet, ne yapıp edip CHP’yi de yanına alma stratejisi geliştirmeli behemehâl!

MHP’yi nasıl yanına almayı başardıysa, CHP’yi de yanına almaya çalışmalı. 

Zor gibi gelebilir bu; ama süreçle ilgili fikir alış-verişi devreye girdirilirse, buzlar eriyebilir, CHP böyle bir zeytin dalına kayıtsız kalamaz.

Vesselâm.

https://www.yenisafak.com/yazarlar/yusufkaplan/suriye-ve-misirla-iliskiler-gozden-gecirilmeli-vakit-gec-olmadan-2044336

YORUM;

CHP 'YEDE ZEYTİN DALI UZATILIR MI?

Yazarımız  Afrin Zeytin Dalı Harekatının mütemmimi olarak dışarıda

Suriye ve Mısır'la ilişki kurmanın şart olduğunu içeride ise CHP' yede

zeytin dalı uzatılarak Ak Parti Mhp ittifakına alınabileceğini yazmış.

Güzel temenniler ama bu gün itibarıyla gerçekleşme ihtimali sıfır.

Çünkü bunların gerçekleşmesi için bir mekanizmaya ihtiyaç var.

Bu mekanizma ise sadece Akevlerin savunduğu hakemlik usulüyle mümkün.

Daha da önemlisi dal sahibi bunun  gereğine de inanmıyor.

Halifelik tartışmaları yapılırken ehli hal vel akd diye bir heyet gündeme

gelirdi sürekli olarak, türkçesi halifeyi getiren ve götüren heyet.

Bu bütün demokratik sistemlerde de olan bir mekanizma aslında  yani meclis.

Fakat bizim meclisin teşekkülü demokratik olmadığı, halkın değil de

parti liderlerinin seçtiği meclis üyesi olduğu için fonksiyon yetersizliği

var  başka bir çok konularda da olduğu gibi.

Acaba bir referandum yapılsa ve Suriye ile ilişkileri yeniden başlatalım mı

diye halk neder?

Bu  halkoylaması da başka bir getirme ve götürme mekanizması olamaz mı?

İşte Akevler kurucusu muhterem zatlar1967 yılından bugünleri görüp çalışmaya

başlamışlar ve ortaya merhum Erbakan hocamızında katkılarıyla Adil Düzen

denilen; orjinal islami,insani ve barışçı bir sistem çıkarmışlar.

Bu günkü büyük tıkanmalarda bu yeni sistemin doğum sancılarıdır bence.

Coğrafyamız merkezli olarak dünya insanlığı bu yeni 3. binyıl hakkı üstün

tutacak medeniyetin doğumunu  bekliyor.

Çünkü o zamanki zalim düzenler insanların sadece bu dünyada canlarını

alıyorlardı, bugünkü zalim düzen ise insanların hem bu dünyalarını hem de

 öbür dünyalarını helak ediyorlar  vesselam...

 

 

Ali Bülent Dilek






Sayı: 452 | Tarih: 11.2.2018
Ergün Diler
Kayıp 879 Tır
Dünyaya Adil Düzen Türkiye ile gelecek
546 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Yusuf Kaplan
Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit g
CHP 'YE DE ZEYTİN DALI UZATILIR MI?
455 Okunma
Ali Bülent Dilek
Uğur Dündar
TUZ KOKTU
CHP NİN TUZUDUR,TRT DE KOKAN
444 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Ahmet Hakan
Tabipleri anladım da Barolar nereden çıktı
Odalar-Mesleki Dayanışma Ortaklıkları
402 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Mehmet Barlas
‘Endişeli Vatandaşlar’ da ülkemizin kıymetini bilmelidi
Cennet vatanımız ‘Türkiye’
400 Okunma
Tayibet Erzen