Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mehmet Barlas - Sabah Tayibet Erzen
Bakalım Trump mı basını, yoksa basın mı Trump’ı yiyecek
417 Okunma, 0 Yorum

26.02.2017

Basın gerçekten "4'üncü Kuvvet" mi, yoksa bir kısım basın kendini "1'inci Kuvvet" olarak mı görüyor?
Bu şu anda Türkiye'deki basın-siyaset ilişkilerine ilişkin bir soru değil...
Söz konusu olan Amerikan basını ve Amerikan siyasetidir.
Yeni Başkan Trump'ın bir kısım basını "Amerikan halkının düşmanı" olarak ilan etmesinin arkasından Trump'ın sözcüsü Sean Spicer'ın basın toplantısına CNN, BBC, New York Times, Politico, Los Angeles Times, The Times, The Hill, Buzzfeed, Daily Mail ve başka bazı yayın kuruluşlarının alınmaması, basın-siyaset ilişkilerini gündemin zirvesine taşıdı.

Watergate skandalı 
Geçmişte Washington Post'un Watergate Skandalı'nı açığa çıkartarak Başkan Nixon'ı istifaya zorladığı hatırlanırsa, basının bazen "1'inci Kuvvet" olabildiği görülür.
Tarihe "Sarı basın" olarak geçen uygulamanın mimarı olan Randlph Hearst ise, uydurma haberlerle İspanya- Amerika savaşını körüklemiş ve Küba'nın işgaline dayanan gelişmeleri başlatmıştı.
Ama şimdi durum farklı. Çünkü Başkan Trump'ın bir skandala konu olabilecek kadar iktidarda geçen uzun bir geçmişi yok... Burada sorun bütün merkez medyanın ve Amerikan derin devletinin Hillary Clinton'ı desteklemesine rağmen, seçmenin Trump'ı başkan yapmasında kilitleniyor.

Tamamı için http://www.sabah.com.tr/yazarlar/barlas/2017/02/26/bakalim-trump-mi-basini-yoksa-basin-mi-trumpi-yiyecek

Yorum:

Savaş Trump ile basın değil, Trump ile Sermaye arasındadır

Evet, böyle kritik bir dönemde sorulabilecek en önemli(!) soru da buydu zaten. Söz konusu taraf AK Parti veya Erdoğan olduğu zaman yandaş medyanın, taraflı basının ilkesiz haber yapmasından, provokasyonlardan yakınan yazarımız, sahneye Trump çıktığı zaman Sermaye onu şimdilik kötü gösterdiği için hemen basının yanında yer alır oldu. Bu tutumu ile bile bize bugün basının poker yüzünü göstermiş oluyor aslında.

İyi veya kötü olmak artık o kadar da ölçülebilir değil, resmen göreceli bir durum. Sağlam P.R yapılıyorsa en kötü iyi, en iyi kötü olabiliyor. Bütün dünya da buna o kadar ikna ediliyor ki artık eleştirmek bile kimsenin aklına gelmiyor.

Gezi olaylarında Türkiye’nin dünyaya nasıl tanıtıldığını hatırlayın,  bu bile yeter.

O yüzden Trump Sermaye’yi dinler, onun emrine girerse basın Trump’a saldırmaktan vazgeçer. Ancak Trump Sermaye’nin dünyaya hakim olma hırsını ırgalamaz ve sadece ABD’nin başkanı olup onu kalkındırmak derdinde olursa artık Trump’ın basındna başka derdi yok demektir.

 

 

Tayibet Erzen



YorumYap

Sayı: 402 | Tarih: 26.2.2017
Emre Kongar
Adaletin namusunu kurtaran hukukçular ve yargıçlar
Hissiyat - Tahayyül
587 Okunma
Vahap Alma
Ergün Diler
Ya FETO Ya PYD
Akevler ne yapmalıdır?
516 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Ahmet Hakan
Hayırcılar terörist olmaktan nasıl kurtuldu?
Cumhurbaşkanı oyuna geliyor
475 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Mehmet Barlas
Bakalım Trump mı basını, yoksa basın mı Trump’ı yiyecek
Savaş Trump ile basın değil, Trump ile Sermaye arasında
417 Okunma
Tayibet Erzen
Yusuf Kaplan
Batı’da, “Yahudileri imha planı”, Müslümanlara da uygul
İSLAMI KORKUNÇ GÖSTERMEK!
363 Okunma
Ali Bülent Dilek