Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol - Milli Gazete Ilker Ardic
Ekmek partisi 2
640 Okunma, 2 Yorum

Biz kırk senedir "Millî Görüş" dedik, "Adil Düzen" dedik, "Adil Ekonomik Düzen" dedik ve çözümleri anlattık... "Bizi bu hâle getiren faizdir" dedik... "Faizden kurtulmamız gerekir" dedik... "Dış borçlar mutlaka ödenmelidir" dedik...

Bu sorunların çözümlerini ve çıkış yollarını gösterdik...

Ne oldu? Tüm partiler birleşti ve bize saldırdı! Bizzat bazı sözde veya gömlek çıkaran Millî Görüşçüler bile bize karşı cephe aldılar ve bu gerçekleri söyletmediler! Televizyonlar ve gazeteler başta olmak üzere her türlü medya bize kapatıldı! Halkımız da maalesef bizi susturan o partilere oy vermektedir!

Şimdi de bazı seçmenler utanıp sıkılmadan 'Biz ekmek partisindeniz' diyorlar!

Şaşkınlar...

Ekmeğinizi, işinizi ve aşınızı sizi sömürenlerin talimatı ile hareket eden partiler değil, "Adil Ekonomik Düzen"i uygulayanlar temin edecektir.

Faizi meşru gören ve uygulayan partilerin peşinden gitmeyeceksiniz; "Adil Düzen"i, "Adil Ekonomik Düzen"i kabul eden partinin peşinden gideceksiniz.

***

"Adil Düzen" halkımıza ekmeği nasıl verecek? Yarım sayfalık yazıda ekmeğin yani aş ve işin nasıl elde edileceğini anlatacağım. Biri çıksın da desin ki; sizin söylediğiniz hayal. Buyursun desin ve cevabını alsın. Ama diyemez, çünkü ağzı ve dili tutulur.

Türkiye'nin birinci sorunu işsizliktir dedik. Önce işsizliği nasıl çözeceğimizi anlatalım.

Merkez Bankası'na emir vereceğiz; parayı bas ve bankalara 'faizsiz kredi' olarak ver. Bankalara da; işletmelerle anlaş, cirodan masraflarını al, krediyi faizsiz olarak ver diyeceğiz. Şöyle ki; işletmede çalışan işçinin resmi ücretini banka ödüyor. Aldığı ham maddenin bedelini de resmi fiyattan banka ödüyor. Mamul ambara konuyor.

Ambarın iki kilidi ve iki anahtarı var; biri işletmede, biri de bankada duruyor. İşletme ürettiği mamulü istediği fiyatla satıyor.

Banka verdiği krediyi tahsil ediyor ve kalan işletmeye kâr kalıyor. Kredinin günü doldu, ödeyemedi. İcra gelsin, haciz gelsin diye bir şey yok. İşletme üretilen malı ne zaman satarsa banka alacağını o zaman tahsil ediyor. Banka faiz almıyor, satılan mamulden bir defaya mahsus olmak üzere hizmet payını alıyor.

Ambarda duran mal faiz sebebiyle pahalanmıyor. Dolayısıyla her zaman satılma şansı vardır. İşçi bulamayan işletme ham madde kredisini de alamıyor. İşletme ise sermayem yok, pazarım yok diye işletmesini durdurmuyor.

Sermaye faizsiz olarak istediğin kadar var. Pazarın yoksa ücret ve stok yap. Nasılsa faiz ödemiyorsun. Enflasyon da olmuyor. Çünkü piyasada ne kadar para çoğalmışsa ambarlarda da o kadar satılık mal çoğalmıştır.

İkinci temel sorun dış borçlardır. Dış borçları kapatıp faizsiz hâle getirmek için dış borç iç borca çevrilecek, para borcu mal borcuna çevrilecek, borç iştirake çevrilecek ve faizli borç kredileşme borcuna çevrilecek...

***

Bunların hepsini daha önce çok kere açıkladık. Böylece ülkemiz ve halkımız faizden kurtulacak, çalışanın geliri üç misli artacak, dedik.

Ayrıca mallara faiz yükü yüklenmeyeceği için üretilen mallar yarı yarıya ucuzlayacaktır, dedik.

Yani; sevgili vatandaşım, işte o zaman altı misli daha zengin olacaksın...

Bunun gerçekleşmesi için bu modeli, bu sistemi kabul eden partiye gideceksin.

İşte o zaman; al sana ekmek partisi!

AKP, CHP, MHP, DTP veya diğerlerine oy verirken, onlar 'ekmek partisi' olmadığı halde oy veriyorsun! Oysa aradığın 'ekmek partisi' belli ama sen görmüyorsun. Artık gözlerini aç, aklını kullan ve daha fazla gecikmeden Saadet'e yönel...

YORUM: Batılı Ekonomi çevreleri bize Gayri Safi Milli hasılamızın %10-15 arasında para basmamızı yoksa Hiper Enflasyon yaşayacağımızı söylüyor.Oysa yine aynı çevreler Gelişmiş Batı ülkelerinin %60-70 arasında para basmalarına hiç bir ses çıkarmıyor.Avrupa Para birliğine bağlı bir çok ülkenin bu sistemden çıkmak için can atmalarıda çok ilgi çekici bir olay.Şu an için Hiper Enflasyon yaşanmıyacağının bir diğer örneği ise yine kendi icatları olan Kredi kartı sistemi.650 TL maaş alan bir işçini cebinde 4-5 adat 2000-3000 TL limitli Kredi Kartının bulunması.Ve geçinemediğinden dolayı bu kartları sonuna kadar kullanıp  sonunda da  Faiz Batağına saplanmaları.İntihara ve cinnete sürüklenmeleri.Hiper Enflasyonun olma sebebi talep'in arz dan fazla olması oysa şu anda arz talebi çoktan geçmiş durumda.Tek Yolun ADİL EKONOMİK DÜZEN in olduğuna bende inanıyorum.

 

Ilker Ardic

Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
23.11.2009
12:48

Ekmek partisi! - 1

Reşat Nuri EROL

Zaman zaman sohbet, seminer ve konferans davetleri alıyorum… İşlerimin ve İstanbul’daki periyodik ilmî çalışmalarımın yoğunluğu sebebiyle çoğuna olumsuz cevap veriyor, sadece İstanbul ve yakınındaki bazı davetleri kısmen karşılayabiliyorum…

Geçenlerde yine böyle bir davet aldım: “Reşat bey, …. Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanlığı görevini ifa etmeye çalışmaktayım. Halkımızı partimize üye yapma çalışmalarımızda ortak bir cümle açığa çıkıyor; BİZ EKMEK PARTİSİNDENİZ… Bu noktadan hareketle Millî Görüş’ün ekmeğe dair politikalarını EKONOMİK KRİZE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ adı altında bir konferansla açıklamak istiyoruz. Zatı alinizin uzmanlık alanı olan bu konuda konuşma yapmak için davet etsek…”

Davet kısaca böyle ve bir şey çok dikkat çekici: Ekmek! Ekmek partisi! Halkımızın derdi ne? Ekmek! Halkımız ne diyor? ‘Biz ekmek partisindeniz!’ Çağımızın, insanlığın ve halkımızın en önemli sorunu ‘ekmek/aş ve iş sorunu’dur.

***

Türkiye dünyanın en verimli topraklarına sahiptir. Dünyanın en güzel coğrafyası, yeter derecede yağışı ve yeraltı suları olan bir ülkedir. Orta kuşaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrilidir. Dağları, ovaları, ormanları, madenleri ile dünyanın en zengin ülkelerindendir.

Türkiye öyle bir ülkedir ki; petrolü azdır ama buna mukabil enerji üretilebilecek bol akarsuları, rüzgarı, güneşi, kömür yatakları ve daha başka kaynakları vardır.

Türkiye tarım bakımından Hollanda’dan çok daha verimli bir ülkedir. Hollanda’nın nüfus yoğunluğunda olsak 500 milyon nüfusa sahip oluruz. Yani Türkiye değil yetmiş milyonu, bunun yedi misli daha fazla nüfusu bile yaşatabilir.

Türk halkı kör müdür, sakat mıdır, aptal mıdır, cahil midir, hasta mıdır? Neden, ne diye ve nasıl; bu kadar bol imkanlara sahip olduğumuz halde “ekmek” yani “aş ve iş” derdine düşmüş bulunuyoruz?

Türk halkının beceriksiz olmadığı, gittiği dünya ülkelerindeki başarıları ile bellidir. Avrupa ekonomisi Türk işçisi ile ayaktadır. İşçiliğin ötesinde, bugünkü Avrupa ülkelerinde yüz binlere varan Türk firmaları yani Türk müteşebbisleri faaliyettedir…

***

Verimli coğrafyamız var, bereketli topraklarımız var... Bir taraftan yeteri kadar nüfusumuz, diğer taraftan becerikli yetişmiş halkımız var...

O halde halkımız ne diye hâlâ “ekmek partisi”nden olmak zorundadır?

Türk halkı bunu iyi öğrenmeli, bilmeli, kavramalı ve değerlendirmelidir.

Bunun iki sebebi vardır.

BİR: Türkiye’nin birinci sorunu “işsizlik sorunu”dur.

Türk halkının üçte ikisi işsizdir. Kadınlarımızın yarısı çalışmaz. Erkeklerimiz ortalama olarak 25 yaşına kadar okuma ve askerlik derdindedir, iş yapmaz. 50 yaşında emekli olur. Hâsılı, halkımızın yarısı iş aramayan işsizdir. İş arayan işsizlerle gizli işsizler de hesaba katılırsa, bu miktar üçte ikiye çıkar. Türkiye’de bir aile iş yapıyor, üç aile geçiniyor. O halde Türkiye’nin ekmek sorununu çözmek demek, işsizlik sorununu çözmek demektir.

İKİ: Türkiye’nin ikinci sorunu “faiz sorunu”dur.

600 kuruşluk ekmeğin 200 kuruşu faiz, 200 kuruşu vergidir; yani üçte biri faiz, üçte biri de vergidir. Kâr ve işçilik dahil geri kalan 200 kuruştur. Başka bir şekilde ifade edersek; biz üç ekmek parası veriyor ama sadece bir ekmek alabiliyoruz. Devlete verilen 200 kuruşun yarısı da yine dışarıya faiz olarak gitmektedir. Yani biz ürettiğimizin yarısını tekel sömürü sermayesine faiz olarak ödüyoruz.

Sonuç olarak: Üçte bir çalışıyoruz, onun da yarısı faize gidiyor! Etti altıda bir. Onunla da -geçinebiliyorsak- geçiniyoruz! Borçlanarak yaşıyoruz! Her gün borcumuz artıyor da artıyor... Ülke ve devlet olarak adım adım ölüme doğru yol alıyoruz...

Reşat Nuri Erol
26.11.2009
12:10

KURBAN BAYRAMI

VE

CUMA BAYRAMI

Cuma dostlarım;

Yarın

KURBAN BAYRAMI

ve

52 bayramdan bir olan

CUMA BAYRAMI...

KURBAN BAYRAMINIZI VE

CUMA GÜNÜNÜZÜ TEBRİK EDİYORUM...

Kurban, yakınlaşmaktır. Yaratana yaklaşmaktır. O’na sığınmak ve O’nda huzura ermektir.

En değerliyi O’na hediye olarak sunmaktır. En değerliye, en değerli hediyeyi sunmaktır.

Bu bayram da en değerlinin en değerlilerini de unutmamalıdır.

Bilir misiniz ki;

Allah’ın masum, mazlum ve mahkûm kullarını yalnız bırakmamak gerektir.

Yoksul ve gönlü kırıkları unutmayalım.

Kurbanlarınızı üçe ayırınız.

Biri size, biri akraba ve komşularınıza ve biri de garip gurebaya olsun.

Eğer karnınız etle doyuyorsa, size olanı da verin gitsin.

Kime diye bilemezseniz, sorun be dostlar. Sorun size söyleyelim.

Kimsesiz ve fakirlerin kimsesi var. O yücedir. Ama sizleri de vesile kıldı.

Sizler de kimsesizlerin kimsesi olabilirsiniz.

Kurbanlarınız kabul,

Hacılıklarınız Haccı makbul,

Bayramınız huzurla dolu ve

Cumanız mübarek olsun;

Gönlünüz Hakka ve halka

Hizmet aşkıyla dolup taşsın.

Selam, sevgi ve dualarımla...

Cuma, İstanbul, 26.11.2009

Reşat Nuri EROL



YorumYap

Sayı: 24 | Tarih: 22.11.2009
Fikret Bila
Halil İnalcık'ın uyarısı
2258 Okunma
3 Yorum
Harun Özdemir
Toktamış Ateş
Çığırından çıkanlar
861 Okunma
Osman Eskicioğlu
Mahir Kaynak
Dış güçler
820 Okunma
3 Yorum
Süleyman Karagülle
Mehmet Niyazi
Ey adalet!..
777 Okunma
2 Yorum
Abdurrahman Erol
Ruşen Çakır
Sol bir an önce aslına dönmek zorunda
757 Okunma
Tayibet Erzen
Hayrettin Karaman
Paket tartışması, demokratikleşme paketi
725 Okunma
Hilmi Altın
Nihal Bengisu Karaca
Anketten 'Allah baba' çıktı
717 Okunma
2 Yorum
Hakan Kandal
Mehmet Altan
Avukatlar ne zaman yürür?
715 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Mehmet Şevket Eygi
Kurban Parasıyla Hayır Yapılmaz Sadece Kurban Kesi
709 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu
Bekir Berat Özipek
Sabetaycı olsam ne, olmasam ne?
698 Okunma
1 Yorum
Bünyamin Demir
Zülfü Livaneli
‘Atatürk Seyit Rıza’yı affedecek’ korkusu
691 Okunma
2 Yorum
Ali Bülent Dilek
Ahmet Hakan
Hadi daha açık konuşalım
689 Okunma
4 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Fehmi Koru
'Yan hasar'
666 Okunma
Ahmet Kirtekin
Yılmaz Özdil
Uzanın şöyle iyi edecekler
656 Okunma
Leyla Okta
Reşat Nuri Erol
Ekmek partisi 2
640 Okunma
2 Yorum
Ilker Ardic
Oktay Ekşi
Havanda su dövdük
636 Okunma
Vahap Alma