Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Nihal Bengisu Karaca - HaberTürk Hakan Kandal
Anketten 'Allah baba' çıktı
718 Okunma, 2 Yorum

 

20.11.2009 14:22:53

DİNDARLIK ölçülebilir bir şey midir? Hiç sanmam. Misal, adam çok dindar biri gibi yaşamaktadır, sahiden çok inançlıdır ama düşüncelerinin, inandığını söylediği din ile hiçbir ilişkisi yoktur. Böyle durumlarda o kişiye dindar mı deriz, mistik mi, yoksa sadece inançlı mı?

Lakin Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi bu zor işe soyunmuş, ‘’Türkiye’de Dindarlık’ araştırması yapmış ve elde ettiği verileri ISSP’nin 1998’de aynı konuda yaptığı araştırmanın sonuçlarıyla kıyaslamış. Dolayısıyla Prof. Dr. Ali Çarkoğlu ve Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu sorulara hangi oranlarda, hangi yanıtların verildiğini ortaya çıkarmanın dışında, 1998’e oranla nerede olduğumuza dair bir tablo sunmuşlar.

Yazının tamamını okumak için… http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=5883

Yorum:

            İslamiyet dini bir din oluşundan daha çok düzen dinidir. Yani öbür dünyadan daha çok bu dünyadan bahseder. Çünkü insanların öbür dünyayı hak etmeleri için bu dünyanın o dünyaya göre hazırlanması, düzenlenmesi gerekir. İslamiyet beşeri hayatı tüm yönleriyle kompakt bir düzen algısı içinde düzenler. Bu düzenin temeli laiklik ve demokrasidir. Demokrasi yani her insanın kendi krallığını ilan ettiği özel hukuk sistemi.  Laiklik yani din, siyaset, ekonomi ve bilim kurumlarının birbirlerine tahakküm etmek yerine birbirlerine özerk alanlar tanımları ve eşgüdüm içinde bir bütünü oluşturmaları. İslamiyet’in demokrasi ve laiklik temelli düzeninin gerçekleşmesi için iki tür insan tipine ihtiyaç vardır. Müminler (düzenin kurucuları ve koruyucuları) Müslimler( düzenin barışçı üyeleri.)

            Günümüzde İslamiyet’in düzen yönü unutulmuş ve görmezlikten gelinmiş, dini yönü ise ön plana çıkartılarak rasyonel ve dünya dini olan İslamiyet mistik bir din haline dönüştürülmeye çalışılmaktadır.  Böylece, dünyanın hâlihazırdaki hâkim düzeni olan kapitalizm en büyük rakibini yani İslam dinini Protestanlaştırmaya çalışarak dünyaya hakim olmaya devam etmeye çalışmaktadır. Günümüzde Türkiye ve dünyada hemen hemen tüm dini cemaat-tarikat oluşumları kapitalizm ile hiç de dini olmayan ticari ilişkiler içinde maddi varlıklarını artırmakta ve palazlanmaktayken elbette dindarlık tartışmaları da sadece sirk cambazlığı haline dönüşmektedir.

            Türk halkı şeklen dindar ama özde dinden uzaklaşmıştır. Şeklen dindardır çünkü var olan konjonktür bunu gerektirmektedir. Bugün faklı ticari-siyasi pozisyonlarda olan 5 vakit namaz kılan çoğu kişi şartlar tersini gerektirirse 5 vakit namazı da hemen bırakırlar. Türk halkının dindarlığı şu anda sadece Allah’a şeklen inanmak ve dini ritüellerin şeklen yerine getirmesidir. Bugün herkesin Allah’a şeklen inanması sadece şeklen inananların iktidarlarını güçlendirir.

            İslam düzeni açısından dindar anlamı ve fonksiyonu olmayan bir kavramdır. Sadece ahiretlerini dünya için satmış olan kitlelerin kendilerini rahatlatmak için uydurdukları bir ortak yanılsamadır. İslamiyet’te ya müminsin ya da müslim. Seçimini yap ya mümin ya Müslim ya da deistsin( Allah’ın varlığına inanan ama Allah’ın dünyaya, insanlığa müdahale etmediğine inanan düşünce. Dinleri ve peygamberleri de reddeder. Biz burada ilk anlamını temel aldık. İkinci anlamını da yok saymadık.)

          Türkiye’deki dindarlık deistlikten başka bir şey değildir. Allah’a inanan ama dünyanın yönetimini şeytana bırakan dindarlık deistliktir.  

 

 

Hakan Kandal

Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
22.11.2009
19:22

İslâmiyet’teki "DİN" ve "DÜZEN" aırımı çok önemli. Bırakınız insanlık, İslâm âlemi ve müslümanlar bile henüz buna anlamış, kavramış veidrak etmiş değiller.

"İSLÂM DÜZENİ" yani "ADİL DÜZEN" gerektiği gibi anlaşılıcaya ve ona olan ihtiyac oluşuncaya kadar bekleyeceğiz...

Aynı şekilde "MÜSLİM" ve "MÜ’MİN" ayırımı ve bu iki kavram arasındaki fark da önemli.

Bizim ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI olarak elimizden geldiğince bunu tebliğ etmeli ve anlatmaya çalışmalıyız...

Lütfi Hocaoğlu
24.11.2009
15:05

Türkiye’de dindarlık bu düzenin ekmeğini yiyip sadece ritüel yönü olan ibadetleri aslına uygun olmayan abartmalarla gerçekleştirme üzerine kuruludur.

Herkes Allah’a inandığını ve iyi mümin olduğunu söyler.

Ama bakarsınız, müminim der, Hz. Muhammed’in faize karşı aldığı tepki onun için önemsizdir. Hz. Muhammed’in düzenin Allah’ın istediği gibi olması için yaptığı çabalamalar ona örnek teşkil etmez, çünkü faizli düzen içinde rahattır. Namaz, oruç, hac dışında başka bir şey yapmaya da ihtiyacı yoktur. Yani Hz. Muhammed onun için bir örnek teşkil etmez, Kuran’daki hükümler de onu ilgilendirmez.

Erkekler genelde böyle davranırken kadınlar da mümin olduklarını söylerler, ama Hz. Muhammed’in aile yaşamı bu mümin olduğunu söyleyen kadınlar için o kadar rahatsız edicidir ki kelimelerle anlatılmaz. Neredeyse ağızlarından köpükler saçılacak şekilde Hz. Muhammed’in aile yaşamını savunanlara saldıranları vardır. İçlerinde gizli bir şekilde Hz. Muhammed’e olan kötü hisleri açıkça dışa vuramadıkları için ya onu örnek olmaktan çıkarırlar ya da örnek olarak İslamiyet öncesi aile yaşamını model olarak göstermeye başlarlar. O nedenle bugün entel başörtülü hanımlar arasında Hz. Hatice modası baş göstermiştir. Çünkü tek eşli olduğu tek hanımıdır. Ama yanıldıkları şudur ki, Hz. Muhammed’in asıl örnek olan yaşamı Mekke değil Medine dönemidir. Çünkü dinin yani düzenin kurulduğu yer Medine’dir.

Kimse kusura bakmasın, Hakan’ın da ifade ettiği gibi Türkiye müminlikten hatta müslimlikten bile çok uzak yaşıyor. Herkes kafasında hoşuna gittiği bir din ve Hz. Muhammed uydurmuş, onlara inanmamış, onları inancına uydurmuş.

Yani herkesin İslam olmayan dini kendine.



YorumYap

Sayı: 24 | Tarih: 22.11.2009
Fikret Bila
Halil İnalcık'ın uyarısı
2258 Okunma
3 Yorum
Harun Özdemir
Toktamış Ateş
Çığırından çıkanlar
862 Okunma
Osman Eskicioğlu
Mahir Kaynak
Dış güçler
820 Okunma
3 Yorum
Süleyman Karagülle
Mehmet Niyazi
Ey adalet!..
777 Okunma
2 Yorum
Abdurrahman Erol
Ruşen Çakır
Sol bir an önce aslına dönmek zorunda
757 Okunma
Tayibet Erzen
Hayrettin Karaman
Paket tartışması, demokratikleşme paketi
725 Okunma
Hilmi Altın
Nihal Bengisu Karaca
Anketten 'Allah baba' çıktı
718 Okunma
2 Yorum
Hakan Kandal
Mehmet Altan
Avukatlar ne zaman yürür?
715 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Mehmet Şevket Eygi
Kurban Parasıyla Hayır Yapılmaz Sadece Kurban Kesi
709 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu
Bekir Berat Özipek
Sabetaycı olsam ne, olmasam ne?
698 Okunma
1 Yorum
Bünyamin Demir
Zülfü Livaneli
‘Atatürk Seyit Rıza’yı affedecek’ korkusu
692 Okunma
2 Yorum
Ali Bülent Dilek
Ahmet Hakan
Hadi daha açık konuşalım
689 Okunma
4 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Fehmi Koru
'Yan hasar'
666 Okunma
Ahmet Kirtekin
Yılmaz Özdil
Uzanın şöyle iyi edecekler
657 Okunma
Leyla Okta
Reşat Nuri Erol
Ekmek partisi 2
640 Okunma
2 Yorum
Ilker Ardic
Oktay Ekşi
Havanda su dövdük
636 Okunma
Vahap Alma