Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Nihal Bengisu Karaca - HaberTürk Hakan Kandal
Hangi yöne dönse açılıma tosluyor
750 Okunma, 0 Yorum

21.10.2009 17:21:04

DENİZ Baykal'ın işi zor. Açılım silsilesinin hangi maddesine itiraz edeceğini şaşırdı, başı dönüyor. Kenara bakıyor Kürt açılımı, yukarı bakıyor Ermenistan; aşağı bakıyor Suriye.
Bilhassa demokratik açılımın Kürt ayağında olabilecek ne kadar aksilik varsa gelip kendisini buluyor; hem de bu işler konusunda, teorik olarak, güvende sayılabileceği bir yerde, Antalya'da. Kaderin cilvesine bakın ki, pratik öyle değil.
Sel felaketi nedeniyle Kumluca'da bulunduğu esnada "dağdan iniş" başlıyor, Baykal'a görüşünü soruyorlar; bin dereden su getiriyor, "Bizden taviz beklemesinler" diyor, bir yandan memnuniyetini belirtiyor, diğer yandan "Bazı insanlar dağdan indikleri için Türkiye, toplumumuzu ayrıştıracak, etnik temelde toplumumuzu bölecek, yanlış uygulamaların içine sürüklenmemelidir" diyor.
"Gönül rahatlığı" içinde katıldığı Antalya Altın Portakal Film Festivali ödül töreninde Baykalizm açısından "şaka gibi" bir sonuç tezahür ediyor üstelik. En iyi ilk film ödülü, "anadilde eğitim hakkı"nı savunan "İki Dil Bir Bavul"a gidiyor ve Baykal bu filmin yönetmeni daha sahnede iken mikrofonu alıp sinemamızın yeni bir döneme girdiğinden ve bunun ne kadar hayırlı olduğundan bahseden, festivali ve kamuoyuna ulaşmasını sağladığı değerli eserleri öven bir konuşma yapmak "durumunda kalıyor".
Kürt çocuklarının anadilde eğitim alabilmesini savunmak, hükümet tarafından yürütülen demokratik açılım hamlesi için bile çıtayı zorlayacak bir madde iken, bu hakkı savunan bir film gelip Deniz Baykal'ın huzurlarında taltif alıyor, iyi mi? Mecburen, şartlar öyle geliştiği için, konjonktür gereği, yoksa "zamanın ruhu" mu demeliyiz?
Öyle bir ruh ki, İki Dil Bir Bavul, gösterildiği seansta Antalyalılardan hemen hiç itirazsız alkış aldı. Dahası o gece bazı ödüller, ağaçların arasında karnından vurularak hayatını kaybeden rahmetli Ceylan'a adandı; Ceylan'a adanan her ödül daha bir alkış aldı. Yer yer huzursuz edici olan diğer bir "Kürt meselesi filmi" "Mın Dıt-Ben Gördüm" bile, ilgi ve iltifattan yeteri derecede nasiplenerek ayrıldı festivalden.
Bütün bunlar önemli; çünkü CHP demokratik açılıma karşı çıkarken aslında Batı bölgelerindeki ama bilhassa kıyı şeritlerinde oy oranını artırmayı düşündüğü için böyle davranıyor. Çünkü son yıllarda boşaltılan ve zorunlu göçe maruz bırakılan 4-5 bin Güneydoğu köyünün ahalisi İstanbul'a, Marmara'daki sanayi bölgelerine ve ağırlık olarak da Antalya-Mersin gibi bazı kıyı kentlerine göç etti.
Buradaki Türklerin teorik olarak kendileriyle rekabet halinde olan Güneydoğulu vatandaşları istemediği ve milliyetçi/ulusalcı söylemin de bu hoşnutsuzluk üzerinde yükseleceği, işte CHP'nin de bu hoşnutsuzluktan oy devşireceği saptaması yapılıyor gece gündüz. Ha, Mersin'i bilmiyoruz ama Antalya'da işte, Baykal'ın memleketinde, şehrin kimliğini önemli ölçüde belirleyen festival üzerinden bu tezin de "çökebilir" olduğunu gördük. Açılımın kaçınılamazlığını Mın Dıt, yani en azından "Ben Gördüm".

Hotar'ın itirazı

9 Ekim tarihli "AK Parti'de Seçim Hazırlığı" başlıklı yazımda belirlenecek MYK üyelerinin kimler olabileceği, hangi birimlerde nasıl değişiklikler yapılacağı ve nedenlerine dair söylentileri derlemiştim. Birçok kaynaktan edindiğim ve ancak birbiriyle örtüşen kısımlarını yazıya aldığım tahmin ve kulislerde Nükhet Hotar'ın da adı geçiyordu.
Kaynaklarım ismi etrafında dolaşan akçeli şaibenin (şaibe; yani bir anlamıyla kesin olmayan tartışmalı olgular üzerinden oluşan olumsuz düşünce) Hotar'ı Sosyal İşler Başkanlığı'ndaki yerinden edeceğini öngörüyordu. Hotar'ın makamından bu ifadenin içeriğine itiraz eden bir metin geldi. Metinde, bugüne kadar Nükhet Hotar ile ilgili olarak söz konusu ifadeye mesnet teşkil edecek somut bir olay ve dava olmadığı belirtiliyor ve ifadeyi kullananların yalan ve iftira üzere hareket ettiği, kariyerinde profesör unvanına yükselmiş İzmir Milletvekili, Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı'nın tüm saldırılara rağmen milletine hizmet etmeye devam edeceği bildiriliyor.
Kimseyi özel olarak ve kasdi rencide etmek gibi bir niyetim olmadığından bu itiraza yer vermeyi uygun gördüm.

Yorum:

İnkılâp( devrim)  ile reform ( ıslahat) arasındaki en temel fark; devrimde toplumun ve devletin temel kurumlarının değişime uğramasıyken, ıslahatta var olan toplumsal düzenin belirli kurumlarında iyileştirmeler yapılmasıdır. Eğer cari düzenin içinde amaçlanan sonuçlara ulaşılamıyorsa yapılan reformların etkisiz eleman hatta yutan eleman olması seçenekleri işlerlik kazanır. Zira ne kadar kötü de olsa kör topal işleyen bir mekanizma kendi iç bünyesini bozabilecek bir müdahale ile karşılaşınca bozulabilir.

Bugün anadilde eğitim hakkı bir reform girişimidir. Cari toplumsal düzenin temel kurumlarıyla uyumlu olmadığı için de başarısızlığa mahkûm hatta zaten Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamakta son derece yetersiz kalan şimdiki sistem için de tehlikelidir.

Her şeyden önce anadilde eğitim bir insanlık hakkı ve sonra da vatandaşlık hakkıdır. Ama cari düzen bu temel hakkı sağlayacak alt yapıya sahip değilse bu temel hak sağlansa bile sadece bir zümreyi memnun edecek ve ülkenin içinde bulunduğu düzenin değişimine en küçük bir katkıda bulunmayacak bilakis var olan düzeni daha da bozacaktır. Toplumsal bütünlüğü ve birliği demokratik, laik ve ekonomik olarak kuramamış bir devlette herkesin ana dilinde eğitim hakkı federatif yapılanma yolunu açacaktır. Kürtler kendi ana dillerinde eğitime başladıklarında ülkenin resmi ve ortak dili olan Türkçeden ayrıştırılacaklar bu da siyasi ayrışma yolunu açacaktır. Bu durumdan da asıl Kürtlerin kendileri zararlı çıkacaktır. Normalde tek başına doğru ve temel bir hak olan ana dilde eğitim hakkı diğer toplumsal temel kurumlardan( adil ekonomik sistem, adil hukuk sistemi, adil siyasi sistem, adil eğitim sistemi) mahrum olursa hiçbir anlamı olmayan sadece tribünlere oynama gösterisine ve ileriyi görmeme basiretsizliğine-inadına dönüşür.

Bugün ülkenin eğitim sistemi 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat temelinde şekillenmiştir. (Cumhuriyetin kuruluş yıllarında gerekli olan merkezi eğitim şimdi ise ülkeye zarar vermektedir).Ülkede tek tip eğitim söz konusu iken ana dilde eğitim hakkı tartışmaları inanılmaz samimiyetsizliktedir. Bir yandan  yaşamın her alanında çok seçenekliliğin olduğu demokratik yapılanmaya sırt dönülecek bir yandan da ancak demokratik bir toplumda var olabilecek haklardan biri olan anadilde eğitim hakkı verilecek.!

Hayat bir bütündür. Bu ülkenin içi boş sahte reformlara değil gerçek inkılâplara ihtiyacı vardır. Mustafa Kemal yaptığı devrimlerle asıl yapılacak olan devrimlerin temelini atmıştır. Şimdi yapılması gereken 6 ilkenin içinin doldurulmasıdır. Ama bu sefer tavandan tabana değil, tabandan tavana doğru devrimler gerçekleşecektir.

 

Hakan Kandal



YorumYap

Sayı: 20 | Tarih: 25.10.2009
Hakan Albayrak
Başbuğ için istifanın tek alternatifi
1625 Okunma
Veysel İpekçi
Oktay Ekşi
PKK meşrulaştı
1031 Okunma
15 Yorum
Vahap Alma
Fatma K. Barbarosoğlu
Cumhuriyetin Dindar Kadınları veya
868 Okunma
Fatma Zafer
Mehmet Şevket Eygi
Çarpık ve Azgın Bir Toplum Ne Zaman Batar?
827 Okunma
Emine Hocaoğlu
Nihal Bengisu Karaca
Hangi yöne dönse açılıma tosluyor
750 Okunma
Hakan Kandal
Mahir Kaynak
Siyaset müzesi
744 Okunma
2 Yorum
Süleyman Karagülle
Hayrettin Karaman
İki Batı
737 Okunma
Hilmi Altın
Ahmet Hakan
Al sana İsrail karşıtı yazı
735 Okunma
2 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Cengiz Çandar
Çuvala sığmayan 'kâğıt parçası'
735 Okunma
Ekrem Fildişi
Yılmaz Özdil
Apo paşa
730 Okunma
1 Yorum
Leyla Okta
Ahmet Taşgetiren
Süreç öncesinde gerçekte ne oldu?
728 Okunma
Zübeyir Erol
Bekir Berat Özipek
Baran’ın eve dönüşü için yolu açık tutmalı
716 Okunma
2 Yorum
Bünyamin Demir
Ahmet Altan
Bu böyle kalmaz
701 Okunma
Özer Ataç
Can Ataklı
Sessizliğe inanıp her şey çok güzel sanmayın
676 Okunma
1 Yorum
Mesut Karaaytu
Rasim Ozan Kütahyalı
Hepimizin katili bu düzendir!!
672 Okunma
Recep Yıldırım
Nazlı Ilıcak
Bardağı yere bırakın bugün
667 Okunma
2 Yorum
Fatma Karuç
Ali Bulaç
Başbakan'a örtük mektup (1)
667 Okunma
1 Yorum
Ahmet Yasir Erol
Mehmet Altan
Son dakika...
648 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Zülfü Livaneli
Ezber bozma yazısı
647 Okunma
Ali Bülent Dilek
Mehmet Niyazi
Toplumsal sorumluluk
643 Okunma
Abdurrahman Erol
Ruşen Çakır
Sil baştan olur mu? Olursa ne olur?
627 Okunma
4 Yorum
Tayibet Erzen
Fikret Bila
Erdoğan'dan sitem
620 Okunma
2 Yorum
Harun Özdemir
Fehmi Koru
Renk cümbüşü ama tek sesli
603 Okunma
Ahmet Kirtekin
Reşat Nuri Erol
Bu gripte bir domuzluk var
588 Okunma
Ilker Ardic