Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Emre Kongar - Cumhuriyet Süleyman Karagülle
Atatürk’ün Ölüm Yıldönümünde Erdoğan Köprüleri At
808 Okunma, 11 Yorum

 10/11/2012

Özet:

Erdoğan başkanlık sistemini değil diktatörlük sistemini öneriyor.

 

Tamamı için Not supported field expression!

 

Yorum:

Diktatörlük

Toplulukta sosyal gruplar oluşur. Her grup kendi mensuplarını korumaya başlar. Başarılı gruplar, diğer grupları eriterek kendileri büyürler. Bir gün gelir, bir grup diğer grupları hepten ortadan kaldırır. Bu iki yolla gerçekleşir. Mensuplarına çok iyi imkânlar sağladığı adil bir yönetime sahip olduğu için büyümektedir. Halk onlara iyililerinden katılmaktadır.  Bir de grup güçlü grup olur, kendi grubunu sıkı disipline alır. Karşı tarafı korkutarak onları eritir, yok eder.

Korkutarak, güç oluşturan ve böylece hâkimiyetini kuran kimse aslında çok azdır, buna diktatörden çok terör başı gözü ile bakılır.   Böyle diktatörler, genellikle dışarıdan beslenirler. Sovyetlerde Lenin ve Stalin böyle batı sermayesi ile sosyalizmi getirdiler. İnsanları zorla hâkimiyetleri altına aldılar ve devleti diktatörlükle büyüttüler. Stalin’in ordusu Rusya’nın ordusu idi.  

Asıl diktatörler, çok iyi bir başkan önderliği ile grubunu büyütür, diğer gruplar ona katılırlar. Çevresinde bir grup oluşur. Başkanı büyütürler onun adına yönetime başlarlar. İşte asıl diktatörlük bundan sonra başlar. Ad başkanın olur, ama hiçbir etkiye sahip değildir. Onu istismar edenler, yönetimi ellerine alırlar.

Halk kendisi çok iyi ama çevresi bozuk demeye başlar. Mustafa Kemal ve İnönü’nün diktatörlüğü böyledir. Bu diktatörlüğünü yıkarak demokrasiye geçirdi. Türkiye’de diktatörlük oluşmadı. Diktatörlüğü yasalar oluşturmaz. Mevcut yasadan yararlananlar çıkar şebekesi oluştururlar, diktatörlüğü oluştururlar.

Adil Düzen’de meclis seçilmiş âlimlerden oluşur. Meclisteki grupların başkanları ilmi şurayı oluşturur. Başkanı sıralama usulü ile grup başkanları seçerler. Başkanlığın tamamlanması için bölgelere ordu komutanlarını atarlar. O bölgeden olmayan halk o komutanlara biat ederler. Bütün halk biat edince başkanın başkanlığı tamamlanmış olur.

Devletin iki yapısı vardır. Sivil örgütlenme ve askeri örgütleme. Başbakan var, bir de genelkurmay başkanı vardır. Başbakanlık askere, asker de başbakanlığa karışmaz. İşte başkan, devleti askeri yönetimde başkanlık sistemine göre yönetir. Sivil yönetimde ise parlamenter sistemi ile yönetir. Yani başkan yönetimin yarısını başkanlık sistemine, yarısını da parlamenter sisteme göre yönetmiş olur.

Sayın Kongar, basit yazar gibi makale yazmaktadır. Yazılarında hiçbir ilmi derinlik bulunamıyor.

 

 

Süleyman Karagülle

Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
16.11.2012
10:19

"Başbakan Erdoğan’ın 2011 seçim başarısından ve özellikle de “referandum zaferi”nden sonra içine girdiği ruh hâline bakıp da, onun zehre dönüşmüş bir “ziyade özgüven” sorunundan mustarip olduğunu düşünmemek elde mi?"

DİYOR...

SORUYOR...

ALPER GÖRMÜŞ...

"Başbakan’ın ‘ziyade özgüven’ sorunu"

BAŞLIKLI YAZISINDA...

*

http://www.taraf.com.tr/alper-gormus/

Sayfa: 2 / 2 (11 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Sayı: 178 | Tarih: 11.11.2012
Emre Kongar
Atatürk’ün Ölüm Yıldönümünde Erdoğan Köprüleri At
Diktatörlük
808 Okunma
11 Yorum
Süleyman Karagülle
Ahmet Hakan
ABD’de de var diye idamı savunmak
İnsan hakları yalanı
624 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Yusuf Kaplan
Hakikat bayrağını dalgalandıracak bir Hilal yolcu
Tamam ama edebiyatla değil ilimle
529 Okunma
Ali Bülent Dilek
Mehmet Şevket Eygi
Bozuk İctihadlar Çarpık Fetvalar
Doğrusu Duyurulmalı
510 Okunma
Emine Hocaoğlu
Mehmet Barlas
Dün ve önceki gün varken bugüne ve yarına gelemiy
Dün
503 Okunma
Tayibet Erzen