Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ahmet Taşgetiren - Bugün Zübeyir Erol
Çok ırklı tek millet
1087 Okunma, 11 Yorum

Bazen, aynı ırktan olup, tek millet olunamayabilir. Alın Boşnak ve Sırplar'ı... Slav ırkındandırlar ama aynı millet değildirler. Bu da en açık biçimde, son Bosna faciasında görülmüştür.

 

Bazen, aynı ırktan olup, tek millet olunamayabilir. Alın Boşnak ve Sırplar'ı... Slav ırkındandırlar ama aynı millet değildirler. Bu da en açık biçimde, son Bosna faciasında görülmüştür.

Bazen de, aynı ırktan olmayıp, tek millet olabilmek mümkündür. O da, Türk-Kürt örneğinde görülmüştür.
Bu yargıya "Acaba böyle midir? Yoksa bu bir hüsnükuruntu mudur" sorusu sorulabilir.

İtirazların tamamının farkındayım. Hatta ben dahi, "Tek"li tanımlamalarla başlayan nutuklarda "Tek millet" söylemine takılanlardanım.

Çünkü bu, soyut biçimde söylendiğinde etnik anlamda "Tek millet" algısına yol açıyor ve bir etnisite adına diğer etnisitelere ikinci sınıf muamelesini akla getiriyor.

Ne yazık ki Türkiye örneğinde, uzun süre devlet politikası böyle oluşmuştur.

Her ne kadar "Türklük" bir etnik tanımlama değil, kuşatıcı bir tanımlama" dense de...

Neyi amaçlamışız?

Diyelim, Kürtler'i Türkleştirmeyi..

Yani asimilasyonu. Bunu derin devlet bilinci haline getirmişiz.

Kürtler'in ya Türklüğü kabul etmesini ya da Türk iradesine boyun eğmesini.

Hele bunu yaparken bir de Türk'ü Kürt'ü "Tek millet" yapan ortak paydayı aşındırma gibi bir politika uygulamışsanız, kendi elinizle "Tek millet"in kuyusunu kazmışsınız.

Gelinen noktada, geniş Kürt toplumunda bir mağduriyet hissi, bir kesiminde ise öfke, isyan duyguları oluşmuşsa, bu tamamen "asimilasyonist" devlet politikalarının ürünüdür. Tam bir "Kendim ettim kendim buldum" olayıdır.
Peki Tayyip Erdoğan'ın, bir yandan "Biz asimilasyonist, inkarcı, retçi politikaları ortadan kaldırdık" derken bir yandan da "Tek millet" söylemine sahip çıkması neyin nesi oluyor?

Bence farkı anlatamıyor.

Ne yazık ki bu iş böyle.

Bence, "Tek millet" olmaya inanıyor Tayyip Erdoğan. Türkler'le Kürtler'in ve bu topraklarda yaşayan başka etnisitelerin "Tek millet ruhu"nda buluşmalarının doğru ve mümkün olduğuna inanıyor. Ama bunu, bir tek etnisite altında düşünmüyor.

Kırıkkale'de konuşurken, ilginç bir kurgu yaptı mesela. Dedi ki: "Evet tek milletiz biz. Türk'ü; Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Boşnak'ı, Arnavut'u olarak tek millet" diye devam etti.

Bu söylemdeki incelik ne?

Türk'ün de diğer etnisitelerle eşit paydada dile getirilmesi...

Demek istiyor ki Başbakan:

"Biz, bu topraklarda farklı etnisitelere ait olabiliriz ama bizi tek millet haline getiren bir ruh var!"

Evet, ruh var.

Devlet ideolojisi bu "Ruh"u devreden çıkararak, tek bir etnisiteye hakimiyet verip, diğerlerini de, bu renge boyamayı tercih etmiş...

Başbakan, bu devlet yaklaşımına cepheden karşı çıkamıyor, bir.

Bu topraklardaki farklı kavimleri birleştiren "Ruh"un adını koyamıyor, iki.

O "Ruh"un adını biliyor ama koyamıyor.

Anadolu'da Türk-Kürt birlikteliği, gerçekten çok özgün bir nitelik kazanmış.

O yüzden "Tek millet" nitelemesi çok yanlış gözükmüyor.

Meydanlarda "Kürtçü" nutuklar atan bir adayın eşi Karadenizli ise yarın çocuğu siyaset kürsüsüne çıktığında "Ben ki, Kürt baba, Türk anadan doğan bir kişi olarak melezliğin şanını savunmak istiyorum" gibi bir nutuk mu atacak? Türkiye'de böyle 10 milyon insan var. Çocukları Türk mü, Kürt mü, Arap mı, Çerkez mi, Laz mı, Gürcü mü tanımlayamayacağınız milyonlarca insan...

Belli zamana kadar, gayrimüslim unsurlar bile, en azından "kültür" planında "Tek millet" çerçevesine giriyor olmuşlar.

Şunu derim: Tırnak sökmek bir işkencedir. Çünkü etle tırnak, birbirinden kopmayacak şekilde bütünleşmiştir. Türkiye'de, kavimler üzerinden bir ayrıştırma, her kavim için etle tırnağın ayrışması gibi çok büyük acılar getirecektir. O adeta bir "Ruh" kaybıdır.

Statüko, "Türk etnisitesi" vurgusuyla Kürtler'e büyük acılar yaşatmıştır, şimdi terörle iç içe bir başka statüko yapılanması "Kürt etnisitesi" vurgusuyla, herkese büyük acılar yaşatma potansiyelini taşımaktadır. Bunu önlemek Türkiye'nin basiret sınavıdır.

 

Yorum: Kaş yapayım derken göz çıkarmak

 

Yazar konuya Boşnaklar ve Sırpların aynı ırktan farklı milletler olduğunu vurgulayarak girmiş. Evet, bu doğrudur. Sebebine gelince farklı dine mensup olmaları diyebiliriz. Sırplar Boşnakların Müslümanlığı kabul etmelerini bir türlü hazmedememiş ve yapmadıklarını bırakmamışlardır. Burada anlaşılır bir durum vardır.

 

Türkler ve Kürtlere gelecek olursak Başbakanın bahsettiği ruh Müslümanlıktır. Ve tabi Türk Kürt ayrışması dini bir etkiden uzaktır. Türkleri ve Kürtleri aynı millet yapan Müslümanlık olgusudur.

 

İnsanların mensup olduğu din, ırk ve mezhepler tarihte ayrışma maksatlı kullanılmıştır. Türkler ve Kürtler arasında ırksal bir ayrışma vardır diyemeyiz. Bunu anlamak için her iki taraf halklarının birbirleriyle kurdukları münasebetlere bakmamız yeterlidir. Bu bariz bir şekilde suni olarak oluşturulmuş bir sorundur.

 

Sanıyorum bir AB araştırma komisyonunun raporunun sonucu şu şekildeydi. Türkleri tanımlarken “Farklı ırklara mensup insanların ben Türküm diyerek huzur içinde yaşadığı bir ülke” gibi bir izah yapmışlardı. Türkler tarihin hiçbir döneminde ırksal ayrımcılık yapmamışlardır. Bu durum Kürtler için de geçerlidir. Var olduğu iddia edilen sorun daha ziyade İslami hassasiyeti nispeten az olan kesimler kullanılarak oluşturulmuş ve iki taraf halkı tarafından rağbet görmemiş durumdayken artık herkese yutturulmuş bir şekle dönüşmektedir. Burada her iki kesim halkının İslami hassasiyeti ve Müslümanlık kavramını sanki geri kalmışlık sebebiymiş gibi görmesinden ileri geliyor olabilir. Bu durumda Başbakan “Ruh” ifadesini kullanırken eksik ve hatalı bir kullanım yapmış oluyor.   

 

Türk kelimesi türeyen, çoğalan gibi manaları vardır. Başa dönecek olursak Balkanlarda Müslüman olan Hıristiyanlara Müslüman oldu değil Türk oldu ifadesi kullanılır. Buradan hareketle Türkleri ve Kürtleri aynı millet yapan ruh Müslüman olmalarıdır denilebilir. Bu nokta daha çok ön plana çıkarılmalıdır. Zira son zamanlarda yakın çevremizde İslami hassasiyeti olan Kürt kardeşlerimiz bile bu ayrışma oyununa alet olmaktadır. Çünkü ancak bu şekilde halk birbirine düşman edilir. Beni korkutan nokta sadece budur. Eğer bunu başarırlarsa iş tehlikeye girer. Bunu engellemek için Müslümanlık vurgusu hiç çekinmeden ve eğilip bükülmeden dile getirilmelidir kanaatindeyim.

 

Zübeyir Erol

Yorumcu
Yorum
Mete Firidin
02.06.2011
13:31

sn cengiz bey eleştimin tamamı size değildir.

Sayfa: 2 / 2 (11 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Sayı: 102 | Tarih: 29.5.2011
Ahmet Taşgetiren
Çok ırklı tek millet
Kaş yapayım derken göz çıkarmak
1087 Okunma
11 Yorum
Zübeyir Erol
Ahmet Hakan
The İmam
The namaz kıldırma memuru
777 Okunma
7 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Ebubekir Sifil
Seçim, Toplumsal Mutabakat ve Dinin Yaşanması
Dinle Alakası Olmayan Dindarlar
661 Okunma
2 Yorum
Zafer Kafkas
Zülfü Livaneli
siyasetçi kasetlerinden kime ne
laik değil layık imam
495 Okunma
Ali Bülent Dilek
Nihal Bengisu Karaca
Statüko bekçisi dindar kadınlar
Bir yazarın inanılmaz cehaleti
485 Okunma
1 Yorum
Hakan Kandal
Mehmet Şevket Eygi
Günahkar, Kusurlu, Hatalı Müslümanlar
Tekrar çok, çözüm yok!
481 Okunma
Emine Hocaoğlu
Ruhat Mengi
‘Kadın Bakanlığı’ da kaldırılıyor!
‘Kadın’daki çözümsüzlük
473 Okunma
Vahap Alma
Mahir Kaynak
Kim olacak?
Terörü Önlemek
446 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Ruşen Çakır
Kim yapmış olursa olsun sorumlu PKK’dır
Barışın adı 'Doğu'
425 Okunma
Tayibet Erzen