Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Nihal Bengisu Karaca - HaberTürk Hakan Kandal
Erkek cenneti
929 Okunma, 0 Yorum

10.08.2009

NE zamandır pazar günlerini film eleştirisi yazmaya ayırmak istiyorum; lakin Habertürk TV izlemekten ve her biri bir film tadında olan karakterlerin eleştirisinden başımı alamıyorum, desem yeridir.
Sözgelimi Teke Tek'in Cübbeli Ahmet'inin karşısına "Sansürsüz-Özel"in Adnan Oktar'ının dikilmesi. Daha Cübbeli'nin üzerine romanlar yazılabilecek tuhaflıkları bitmemiş iken... Reva mıdır?
İki resim arasındaki 7 benzerliği bulun hadi... Farklı yanları çok, ama benzerliklerde gani. Bir kere ikisi de pek şenlikli, sempatik. Cübbeli'nin mizah duygusu daha gelişmiş ama Adnan Oktar da stilden kurtarıyor; delilik ithamını bile iftihar kabul ettiğini söylemesi etkileyici.
İkisi de fantastik. İkisi de yaşayan İslam ile "Yüzüklerin Efendisi" arasında ilginç bir mood'da dolaşmaktalar. Neden televizyon dediğimiz süreç, sözgelimi bir İhsan Eliaçık'a, asla bu kadar eli açık olamayacaktır, diye düşünüyor insan. Çünkü İhsan Eliaçık misali kişilik tipi çok mantıklı, tutarlı, entelektüel. Reyting almaz ki!
Cübbeli Ahmet de, Adnan Oktar da, popülist. Çoğunluğu erkek olan bir kalabalığa seslendiklerinin farkındalar. Ki konumuz budur.
Cübbeli Ahmet'in cennet tasviri mesela, beni epey güldürdü. Muhafazakârlık adını verdiğimiz "dünyevi" ideolojinin bütün açmazlarını ikiyle çarpıp ahirete taşıdı muhterem. Hesapta "Herkes cennette her istediğini elde edecek". Fakat o da ne? Birden anlaşılıyor ki, "herkes"ten kasıt, erkekler... Erkeğe verilecek hurileri müjdeledikten sonra kadına da dünyada evli olduğu adamla evli olma "hakkını" lütfediyor Cübbeli'm.
Bu tasvir, ortalama modern eğitim almış ve kendisine biraz saygısı olan her kadını irrite eder. Kocasını çok sevse, hatta "Sonsuza kadar mutlu yaşadılar" hikâyesine inansa bile. Dinin kendi içinde tutarlı olan mantığına da ters. Madem dindar kadınlar, kamu düzeni ve kamu ahlakı adına dünyada iken birtakım sorumluluklar yükleniyor ve madem cennette bu sorumluluklar için bir sebep kalmıyor, neden cennette bile evli olunuyor? Orada da mı çocuk doğuracağız? Nesil-nesep meselesi cennette de devam mı ediyor? Bu nasıl bir saçmalık?

AHİRETTE BİLE CİNSİYET AYRIMCILIĞI

Bakıyorum da, ne zaman cennet lafı geçse ve konu hurilere gelse, dindar-laik demeden tüm erkekler aynı cıvıklık tonunda yayılıp gidiyorlar. O vakit benim de tüm kadınlar adına şu zihin jimnastiğini yapma hakkım var. Madem cennettir, nezaketen sorulması gerekir kanaatindeyim: Jack mi, Sawyer mi, Said mi? Yoksa eskilerden bir şey mi olsun?
Hadi biz ağırbaşlılığımızdan taviz vermeyelim, "Filhakika çok yerinde bir soru Allah'ım, fakat bana seni gerek seni' diyelim. Ama bu ihtimalin varlığının böylesine reddedilmesi son derece ilginç, hatta züğürt tesellisi gibi. Ki daha ağır fantezilere de olanak tanınması gerektiği kanaatindeyim. Benim cennet fantezim mesela, dünyada almadığım beher intikam adına, cehennemde yanmalarını zevkle izleyebileceğim her insanoğlu-insankızı için, "zoom-in" mekanizmalı özel bir loca. Statlardaki gibi.
Kinim dinimdir tarikatı üyesi olarak, bu şekilde zor görünüyor olsa da ola ki yırtarsam, hakkımı asla helal etmeyeceğim kişileri izlerken serin, yiyecek içecek servis edilen ve klasik müzik çalan bir locam olsun isterim. Çok mu süfli geldi? Belki. Ama sizin süfliliğiniz daha bir koyu. Öyle ki, cennet olması gereken yerde, dünyadaki düzenin devam etmeyeceğini, bu düzenin dünyada işler biraz daha yolunda gitsin ve kadınlar şerrinizden biraz daha korunabilsinlerdiye böyle kurulduğunu anlamak bile işinize gelmiyor.

YA KISKANÇLIK YOK, YA CİNSELLİK

Keyfinizi kaçırmak istemem. Ama iddia edilen odur ki, cennette iki şeyden biri olmayacaktır. Ya kıskançlık, ya da cinsellik. Lakin popülist olunca her şeyi vasat erkek aklına göre yontup öyle sunmak lazım tabii! Kıskançlık olmayacak deseler, erkek kısmı "Ne yani cennette hepimiz boynuz mu takacağız?" diyecek. Cinsellik olmayacak deseler anında "dindentirstim.com", "neredeateistolabilirim.com" şeklinde binlerce internet sitesi açılacak, en mülayimi bile "Nasıl yani yaaa, anneciiiieem" olacak.
Onlar öyle. Yiğit Bulut'un sorduğu sorular karşısında, Yiğit Bulut'un daha önce yazdığı evrim konulu yazıları okusalarmış dertlerini daha iyi anlatabilirlermiş izlenimi uyandıran Oktar cemaati üyeleri midir peki, Cübbeli cemaatinin alternatifi? Maalesef hayır. Cübbeli Ahmet, kadın konusundaki tutumlarını "söylemsel" düzeyde yeterince açık ederken, Oktar cemaatinin "pratiği" etrafında şayia dolaşmakta.
Evrim teorisinin din haline getirilmesine karşı verdikleri haklı mücadele takdire şayan olabilir. Fakat birbirini ısrarla tekrarlayan "ağlayan kadınlar senfonisi"
sayesinde, birçok kişinin zihninde beliren tablo kadınlara gayet kötü davranılan bir "erkek cennetini" şimdiden, "zaten" kurmuş oldukları yönünde.
Cemaat, mücadelelerine inanılmasını güçleştiren bu iddiaları ciddiye alsa ve enerjisinin bir kısmını da bu söylentilerden aklanmaya verebilse keşke. Ama neden gerek duysunlar ki? Nasılsa karşıtları, yani Darwinist-laik kesimin erkekleri de kadını iyi et-kötü et mülahazaları düzeyinde algılamakta ve kurdukları tezgâhta, seküler cennetlerinin tadını çıkarmakta.
Fakat gözden kaçırılmaması gereken bir şey var. Laik-modern-Batılı çizgi, kadın konusunda en azından bir "teorik tutarlılık" ortaya koyuyor. Dahası dünyevi ideolojiler tecrübeyle değillenebilir, yalanlanabilir olduklarından insanlığı ontolojik açıdan incitebilme, varoluşsal bir travmaya neden olma potansiyeline sahip değiller. Fakat dini yorumlayan bilirkişilerin kadın ile ilgili teori ve pratikleri, tamiri mümkün olmayan varoluşsal yaralanmalara ya da korkulara neden oluyor.
Cumhuriyet mitinglerinde neden daha fazla kadın var sorusunun cevabı da, erkek cemaate namaz kıldıran Amerikalı Emine Vedud gibi kişilerin işlerine neden o kadar coşkulu bir ilgi gösterildiği de en temelde bu konuyla ilgili.

Yorum:

Bir toplum  geniş kesimlerince kabul ettiği bir dinin özünden uzaklaştıkça şekil ön plana çıkar. Mesela İslamiyet,  günümüz Türkiyesinde artık bir şekil dini olmuştur. Namaz, oruç, Hac asli fonksiyonlarından uzaklaşmış, bütünün ritüel bir parçası olmaktan ziyade özün yerini almış fonksiyonelliğini kaybetmiş teatral ritüellere dönüşmüştür.Artık bu ritüeller mütedeyyinlerin kendi vicdanlarını rahatlatma ve kendisi gibi ritüel manyağı olmayan kişilere bir baskı unsuru oluşturma aracı olmuştur. Özden uzaklaşmış ama ritüel alışkanlığından vazgeçmemiş mütedeyyinler Allahı kandırma yolunda trajikomik performanslar sergilerken, yeryüzüne hakim olan kapitalist zihniyet keh keh gülmekte , bizim verdiğimiz izinlerle namazlarını kılmakta olduklarının onlar da farkında demekten de kendilerini alamamaktadır.

İşte dinin yükselen değer olduğu bu dönemde sağcısı da solcusu da dine sarılmış durumdadır. Çünkü rant artık ateizmde değil teizmdedir. 20 yıl önce oruç tutanlar bu ülkede tukaka iken şimdi tutmayanlar aşağılanmaktadır. İşin ilginç tarafı hemen herkes de oruç tutmaktadır ve her yıl oruç tuttan sayısı hızla artmaktadır. NE DİNDAR ÜLKE AMA! İslamiyetin protestanlaştırılması sürecinde artık tüm elevizyon kanallarında ramazan ayında inanılmaz bir rating savaşı kıran kırana geçmektedir.  Öyle ki zavallı laikçilerin bile  profan edebiyattan vazgeçip yakında cübbe sakal televizyonlarda arz-ı endam etmeleri yakındır. İslam kelimesini duyduğunda bulduğu yerde boğacak televizyoncu  tipler şimdi cübbe sakal figuranların önünde sempatik sempatik kişneme terapilerine katılmaktadırlar. Nerden nereye!  Sadece bu televizyon kanallarını izleyerek Türkiye ve İslamiyet konulu bir doktora tezini yapacak kişi herhalde Türkiye dinine ne kadar da bağlıymış sonucuna ulaşacaktı.Ama dediğim gibi sosyal kanunlar fizik kanunları gibidir. Özden uzaklaşanlar şekile taparlar... ve o şekil rant için gerekli ise o şekil dinini her ortamda pazarlarlar...

Herşey ortada iken yazarımızın sadece bayanımsı içgüdülerle cübbe sakal komedyen adayına sitem ettiği televizyon programından bahsetmesi ne de eğlenceli. İslamiyet şekil dinine indirgenmiş, protestanlaştırılmış, dünya sermayesi tarafından manipüle edilmiş sen bunlardan bahsetme, sermaye tarafından palazlanmış bir cübbe sakal figüranın televizyondaki çağdışı hezeyanlarının seni bir kadın olarak nasıl irrite ettiğini belirt. Önce büyük resmi okuyucularına göster ondan sonra o büyük resim içinde anlat ne anlatacaksan...Ama derdinin bu olmadığı da ortada.

Göreceksiniz Türk halkı şekil olarak İslamiyete görünürde daha da  yaklaşacak ama özden de o kadar uzaklaşacak. İnanılmaz bir samiyetsizliğe ve riyakarlığa kendinizi hazırlayın...

 

Hakan Kandal



YorumYap

Sayı: 10 | Tarih: 16.8.2009
Can Ataklı
Amerika'da zenci partisi neden yok?
1517 Okunma
Mesut Karaaytu
Ahmet Altan
ORDU AÇILIMI
991 Okunma
Özer Ataç
Nihal Bengisu Karaca
Erkek cenneti
929 Okunma
Hakan Kandal
Abdullah Büyük
Doğu açılımı
901 Okunma
Sedat Aksakal
Ahmet Hakan
Aykırı mezundan imam hatip ağıdı
819 Okunma
2 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Nazlı Ilıcak
Sevmeye vakit yok
793 Okunma
1 Yorum
Fatma Karuç
Oktay Ekşi
İsim fetişizmi
792 Okunma
5 Yorum
Vahap Alma
Ruşen Çakır
Kürt sorununu kardeşlikten şaşmadan tartışabilmek
772 Okunma
1 Yorum
Tayibet Erzen
Yılmaz Özdil
Sülün Osman turizmi
770 Okunma
1 Yorum
Leyla Okta
Hayrettin Karaman
İslam ve Zenginlik, Yardım Kuruluşları ve Ramazan
768 Okunma
1 Yorum
Hilmi Altın
Ahmet Taşgetiren
Ümmet bilinci, evet...
747 Okunma
Zübeyir Erol
Reşat Nuri Erol
Kredi kartı batakları artarken...
716 Okunma
Ilker Ardic
Zülfü Livaneli
Fikir mi önemli,kimin söylediği mi?
704 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Cengiz Çandar
Abdullah Öcalan’dan “karışık sinyaller”…
700 Okunma
Ekrem Fildişi
Toktamış Ateş
Kürt Açılımı (1)
699 Okunma
Osman Eskicioğlu
Fikret Bila
Kamuflaj Çabalar
694 Okunma
2 Yorum
Harun Özdemir
Fehmi Koru
Bir sorunu çözerken...
694 Okunma
1 Yorum
Ahmet Kirtekin
Mehmet Altan
En alttakiler - Alttakiler - Üstekiler...
680 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Bekir Berat Özipek
‘Dış Mihraklar’a karşı yüksek yargıyı koruyalım!
671 Okunma
Bünyamin Demir
Mahir Kaynak
Enerjide bağımlılık
630 Okunma
Süleyman Karagülle
Murat Bardakçı
Peygamber'in hırkası değil, sanki Ayşe Teyze'nin e
629 Okunma
Recep Yıldırım
Mehmet Şevket Eygi
Aldanmayınız
613 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu